14 Aralık 2020 Yay Burcunda Güneş Tutulması; Huma Kuşu Yükseklerden Seslenir
  


14 Aralık 2020 Yay Burcunda Güneş Tutulması; Huma Kuşu Yükseklerden Seslenir

 

"Ağlayın, su yükselsin!
Belki kurtulur gemi.

Anne, seccaden gelsin;
Bize dua et, e mi!...”

- N.F.K.

 

14 Aralık 2020 Tarihinde, TSİ. 19.13’de Yay Burcu 23°’de Ay’ın Dünya ile Güneş’in arasına girip, bir süre Güneş’i örtmesi ve Dünya’nın Güneş ışığından mahrum kalmasıyla Bir Güneş Tutulması deneyimleyeceğiz. Her Güneş Tutulması aynı zamanda Yeni Ay’dır. Tutulum Güney Amerika kıtasından başlayacak(Şili-Arjantin vs.) tam tutulum 2 dakika 10 saniye ile bu ülkelerde gözlemlenecek, bir yay şeklinde devam edip, Güney Afrika’nın uç kısmında 5 saat 20 dakikada gölgesi tamamlanacak. Bu serinin ilk etkisi 2,5 ay kadar haiz olduğu konularda işleri, emirleri, oluşları yeryüzünde tezahür ettirecek, tohumları bilinçlere ekilecek, bu tohumlardan artı-eksi hangi bilinçler aldı ise önümüzdeki 5,5 sene, yer yer dünya gündeminde ekilmiş tohumların sonuçları, ürünleri görünür hale gelecek.

 

Bu etkilere az sonra değineceğiz, ama önce dilerseniz bir durum değerlendirmesi yapalım.

 

2020 senesi göstere göstere geldi, sürpriz olmayacak kadar beklenen bir dönemin başlangıcıydı. Kaostan gelen düzen, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek deyimleri nasıl da tamamladı günümüzü. 2026 senesine kadar etkin olacak Boğa/Uranüs serüveninin astrolojik getirileri vücut buldu. Toplu toplu ölümler, doğaya karşı insanın aciz olması, doğal felaketler, yangınlar, seller, Alışkanlıkların değişmesi, hayatın konfor alanlarının sekteye uğraması, sabit, değişmez zannettiğimiz ne varsa bir bir elimizden gitmesi, değişmesi, yerini başka şeylere başka alışkanlıklara bırakması. Atalardan kalan toprakların değerlenmesi, kentlerden kaçışlar, boğaz, boyun, burun, nefes, bağışıklık sisteminin gündemde olması, Balık-Neptün serüveniyle virüsler, bulaşıcı hastalılar enfeksiyonlar, tanımlanamayan hastalıklar, sağlık alanında belirsizlikler, Jüpiter-Satürn Oğlak serüveni ve bir önceki ay düğümlerinin   Oğlak-Yengeç aksında gerçekleştirdiği tutulumlar, kısıtlanan eğlence hayatı, değişen çalışma sistemi, koşulları, korku-panik artımı, evlerin (yengeç) ofislere dönüşmesi (oğlak) devlet kanalı ile global bazda halkalara yapılacak yardım ve destekler, politik astroloji dili ile düşününce bir fotoğrafın parça parça bölümleri, pikselleri ve oluşan resmin en net ifadesi, gündemimizle tencere kapak gibi uyumlanıverdi.

 

(Balık-Neptün-Hud- Ninova)Yusuf ve Yunus Suresinin içindeyiz demiştik 2 sene evvel, 2026 ‘ya kadar afakta ve enfüste ayetlerini gösterecek olanın Yusuf ve Yunus suresi bölümüne dâhil olmuşuz. Kadere rıza ile ne gelirse başa ki yazılandan gayrısı gelmez, gelen de zaten ya elimizle işlediğimizin adilane karşılığı ya da başka bir sebep ile korunmak adına şerrin hayra dönüşmesi.  şu zaman diliminde her birimiz ayrı ayrı yerlerde, farklı yaşamlarda, değişik uğraşlarla, birbirinden değişik sorunlarla, nefes alıp vermeye devam ediyoruz, küçük büyük hepimiz, aciz kaldığımız nice konularla cebelleşmekteyiz. Ve anlamayan varsa anlıyordur umarım; bizim de yaşadığımız hayattır be kardeşim diyordu biri, hepimizin yaşadığı bir hayat ve hepimizin hayatın içinde eşit şekilde nefese ihtiyacı var. Acziyet denilen oluş yeryüzüne inince, hiçbir yaratılmışı es geçmiyor.  Velev ki stok yap, bir süre sonra o da tükenecek, sadece zaman kazandırıyor. Aslımız zorda belli olur, tek tek aslımıza rücu ediyoruz. Bir şikâyetimiz yoktur,  doğruyu yanlıştan süze süze yazarız amma, kendimizledir derdimiz, aslımızladır derdimiz. Aslımdan, aynada gördüğümden, halimden memnunum elhamdülillah:)

 

Link: I.Bölüm Transit Uranüs Boğa Burcunda; 15 Mayıs 2018- 26 Nisan 2026 Zamana Yazmak

 

Link: Neptün Balık Geçişi (2011-2025)- Aslına Rücû Etmek


Sinir hücrelerine özellikle beyine etki eden virüsler, kayıp olan insan ve yerler. Gizlenmiş esrarlı duran konular, deprem, tsunami, virüsle, dini temalı savaşlar ile olan toplu ölümler. “

  

2020 yılı felaket yılı ilan edildi, felaket diye bir şey yok aslında, şer dahi şer değil, iblis güzellemesi yapmayacağım elbet, her oluş, bir sonuç için, düşün ki, son adem soyunun dünya serüveni için, kovulması gerekti rahat ve huzurlu yaşadığı cennetten, dünya sahnesi yeniden onun için düzenlenmişti, son adem soyu aklımızın fazla ermediği halifelik makamına seçilmişti. İblis olan şeyde, sonuç için sebepti. Aradaki fark insan soyu nefsi eliyle yaptığı zulümlere tövbe ederse sıfırlanıp yine aklımızın ermediği bir yaşamda yüce bir makama çekilir, ama iblis’in tövbesi yoktu, o sıfırlayamazdı nefsini.

 

Geçen yıl bir makalede, yüzüklerin efendisi filminden bir replik paylaşmıştım; “ dünya değişti, bunu suda hissediyorum,  toprakta hissediyorum, havada kokusunu alıyorum” dünya değişiyor, oluşlar, sebepler ve sonuca doğru gidiyor. İnsan yani son adem soyu, dünyanın ilk yerlisi değiliz, bizlerden evvel buralarda ve hatta güneş sisteminin bazı bölgelerinde bizlerden daha gelişmiş olan, kısmen bizlere benzeyen insanımsı varlıklar vardı, çok kere gelip gittiler, tarih sahnesinden silindiler, günümüzde 30 milyon, 15 bin, 5 milyon vs (sayılar farazi) ilk insanlara ait  kemikler bulundu, ilk insanların iskelet sistemi daha farklıymış, ilk insan şöyle iken böyle olmuş şeklinde haberler işitiriz, evrim deriz, insan maymundan gelmiş deriz, hayır, hayır, biz bambaşka bir yaratılış ile, bizden öncekilerde olmayan toprak ve su unsuru ile yaratılan son adem soyuyuz, onlarla benzerliğimiz vardı ama onlara verilmeyen bir halifelik bize verilmiş idi.(yer dar, zaman kısıtlı meraklısı bu konuyu süzerek araştırsın, referans tabii ki Kuran ı Kerim ve tahrif edilmiş olsa da süzerek diğer kutsal metinlerde de ipuçlarını görebilirsiniz, katkı adına yine süzerek eski kadim uygarlıkların metinlerini okuyabilirsiniz.)

 

İnsan ruh mekanizması olmadan bir kuru ceset, ruhu olmayan, canı olmayan, nefsi olmayan bir şey düşünebilir, harekete geçebilir mi? Nefsi uyaran bir şeyler olmalı ki harekete geçebilesin, canın olmalı ki, işlere müdahil olmalısın, ruhun olmalı ki, nefesin yani, canlılığını devam ettirebilesin. Tüm bu mekanizmada, canlılığa sahipsen, baştan kalu bela demişsen, dünya sahnesine inmişsen, sorumlusun, kabul etmişsin belayı da, imtihanı da, varlığını ortaya çıkaracağın, çıkarman için önüne gelecek olan  sebeplerle ömrü tamamlayacağını da. 

 

Yıldızlar bizlerin nefsi üzerinde çalışan hücreler,(üstümüzdeki 7 yol, 7 gezegen, 7 kat vs. 7’ler) onlardan gelen ışınımlarla düşünüyor, hissediyor, seviyor, nefret ediyor, yoldan çıkıyor hizaya geliyoruz. Hastalıklar oluyor, kayıplar, iniş ve çıkışlar, buna benzer nice şeyler nefsimizde vücut buluyor, nefsimizle düşünüyor, istiyor, harekete geçiyoruz, bundan olmalı nefsini bilen kendini bilir, kendini bilen rabbini bilir sözü. Nefsini bilen için bu yıldız tesirleri insanın doğruyu yanlışı ayırt etme şuuruna, akıl denilen yaşayan mahluku eğitme becerisine göre, bir yaz yağmuru gibi gelip geçiyor, bilmeyenimiz içinse, kar-tipi- fırtına oldukça sert estiriyor, öfke ile kalkıp zararla yerimize oturtuyor. Bir kapı açılıyor yeryüzüne imtihan ya hani, şeytan vahyi almışlarca (En’am 121) tohumlanması yapılan bilgiler saçılıyor, kimimiz koşa koşa gidiyoruz, alıyoruz o bilgiyi, doğru yoldan yaklaşıyor(A’raf-16), bu konuda usta, inanç dünyan ile, ihtiyaç duyduğun dünya süsüyle, akıllıyız ya hani, mantıklı da geliyor o bilgi, bilincimize ektikçe ekiyoruz, açıyoruz kutsal alanımızı, çaldırmak için ruhumuzu nasıl da hevesliyiz öyle, ne nereye gider, nereye varır yaydığımız bilgi, kimin uşaklığını yapmaktayız, kiminle olduk dost, ileride hem burada hem de berzah’da, daha ilerisi hesap günü sonrası ebedi kalacağımız ortamda nefs ve beden birleşince, yeniden kemiklerin bir araya gelince bunca yüklendiğimiz, nefsimize kayıt ettiğimiz bilgi bir surete binip karşımıza dikilince eyvah ki eyvah demek de var! (Furkan- 26-29 )

 

Bu yazdıklarım tutulumla birebir alakası olan tefekkürlerden derlenmiştir. Buraya kadar dayanıp gelmeyi başardınsa, aman ne diyor bu hani beni nasıl etkileyecek, şu işim vardı ne olacak, bu konu vardı nasıl etkiler bunun gibi cümleler kurmadı ise zihnin,  hadi devam edelim: )

 

Yay Burcu, bilgiyi, felsefeyi, özgürlüğü, icatları, hava ulaşımını, gökleri, yabancıları(yaşadığın coğrafyanın dışında olanlar, uzaylı dediğiniz cinler, ifritler vb), kültürleri, inançları ve bunlarla eşdeğer oluşları, eylemleri, almış üzerine.  Merkür/Utarid yazmak, konuşmak, ses, düşünce, alış-veriş, ticaret, zeka, beceriler, yetenekler, iletişim,  öğrenme kabiliyeti gibi konularda etkin, güneş tutulmasına Merkür eşlik etmekte, Mars-Merih Koç ile ateş üçgeni sağlamış fakat, Balık-Neptün ile göz dağı almış. Ay düğümlerinden geçmişimizi, atalarımızı, depomuzda hazır bulunan bilgi ve deneyim stoğumuzu gösteren Güney ay Düğümü tutuluma eşlik etmiş. Zühre/Venüs Akrep’te, Oğlak’ta son demini süren Müşteri ve Zuhal ile şöyle bir derlen toplan sinyali çakmış, tutulumun etkisine eşlik etmiş.

 

Zihinsel bir kuşatma altındayız, yaşamlarımıza, kültürümüze baktığımızda, yüzyıllardır süregelen bir takım alışkanlıklarımız mevcut, kimi ilkel kalan, kimi korunması gereken kültürümüzden gelen nice davranış, nice ezberimiz mevcut. Güney Ay Düğümü Yay ve Tutulum kavuşumu ile 5.5 senelik dilimde tüm uluslara ait kültürel erozyonlara hazır olmalıyız. Şu aralar kimlerin bilincine ekilmiş ise dünya işlerine sebep olmak, o aktörlerin global bazda, alıştığımız çoğu şeyi değiştirmeye başlayacaktır. Yay yasaları, kanunları da içerir, yepyeni yasalar, kanunlar kapımızda. Neptün-Balık ile kontağı, büyük yanılgı olacak işlere büyük hatalara küresel olarak imza attıracak gibi.  Aşı fiyaskosunun sonuçlarını göreceğiz. Yay ve İkizler burcunda olan her göksel fenomen istatistikidir Çin ile doğrudan bağlantısı oluyor, önceki yıllarda buna değinmiştim, Çin bağlantısı ile bu tutulum, Çin’in masum olduğunu, seçilmiş bir bölge olduğunu, Merkür etkisi ile yapılan hileler, oynanan oyunların deşifre olmasını en net haliyle göreceğiz.  Çin önemli bir açıklama yapabilir, virüs-burun bağlantısına dair, yine burundan tedaviye ilişkin bir yöntemi açıklayabilir. Bilimsel elbet. Birazdan aşağıda okuyacaksın benim gibi kocakarı stayla değil: )

 

Virüs, burundan alınmakta, doğrudan beyne, limbik sistemi tehdit ediyor. Görüntü itibariyle birebir deniz atına benzeyen (Neptün-balık) hipokampus denilen hafızadan, bellekten sorumlu, ileri seviyede tat ve koku alma bölgesini bloke etmekte, koku ve duyguların bağlantısı vardır, tat ve dil olgusunun sinir sistemi ile bağlantısı vardır. İnsan beyninde yaratacağı hasarlar hiç de masum değil sonuç itibariyle. Ciğerler işin film kısmı. Prefrontal korteks, bizi biz yapan beynin bir bölümü, limbik sistem, ve beynimizin bu bölgesi hasara uğradığında!!! Virüse hepimiz yakalanacağız, az ya da çok aldığımız doza göre etkileri, henüz yakalanmadınız ise, şimdiden bol bol “Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahil aziym, estağfirullahe ve etubu ileyh” çekin, kalbinize, dilinize, beyninize manası iyice işlesin. Bu Deccaliyet sisteminin ve iblis’in avanelerinin ne yapacağı belli olmaz,  (YAV HE HE! KOMPLO bunlar he he ) imanı bari bu kadarla kurtaralım, biraz yüzümüz olsun, onca günah var sırtımızda, umulur ki bir umut bir kalbimize bilincimize yerleşen zikir berzah’ta güzel bir surete bürünüp 7 binlik bekleyişte bize eşlik eder. Aman ne bileyim ben. Diğer tıbbı konuları ise, yürekli, inançlı bir bilim insanı, tıp adamı irdelesin işte aman: ) Bu olay daha çok uzun süre devam edecek. Susayım ben, çok açık verdim. (Burnunuza herhangi bir yağ sürün,(Biberiye yağı, Limon Yağı gibi bunlar antioksidan yağlar) maskenizi kesinlikle çıkarmayın, çift maske kullanın hatta, burnunuzu temizleyin, temiz tutun. )

 

Link: Gündem: Covid-19 Corona- Wuhan Virüsü 24 Şubat 2020

 

Negatif tarafında, ters enerjide, Ağzına geleni söyleyen, kulağına her üfürüleni bilgi diye yayan, sap ile samanı, kutsal ile kutsal olmayanı karıştıran, bunları harmanlayan, yeni bir sentez oluşturmaya çalışan, dosdoğru olan yolda, yanlış ayakkabılarla yol alan, bunlar eskilerin uydurması yok öyle, bunlar yanlıştır diyen, kültürel ve inanç erozyonuna vinciyle toprak kaldıran, bu yönde bu alanlarda eğilimleri olanlar için bu tutulum enerjisi, kulaklarına, zihinlerine bol bol üfürülecek bilgileri dolduracak. önümüzdeki 2.5 ayda inanç dünyasına ilişkin, fitne ateşi harlanıp yükselecek, pek çok bilinç gönüllü olarak kendisini, bu tutulumun açtığı kapıdan girmiş, doğrusu diye yanlış yolda yürür halde bulacak.21 Aralık tarihinde Müşteri (Jüpiter) ve Zuhal (Satürn) Kova Burcunda kavuşum yapacak. Bu tutulumun içine dahil olan bu etki ile, 5.5 senelik dilimde, birinin peşine düşüp, ki bu ruhani bir lider kisvesine bürünmüş biri olabilir, pek çok çalınmış ruha şahit olacağız. Umarım bizim adımız kayıtlı değildir bu defterde. Benim bilinç kapalı gerçi new age akımlarına, ama belli olmaz, ayy ablanız yoldan çıkarmış bir de: )  Neyse ben Mutfakta kalmaya, aileme yemekler yapmaya, başka hiçbir şeye elimin değmemesine, yetişememeye  devam edeyim, sosyal medyayı komple bıraktım, bir sürü tedbir aldım kulaklara üfürülenlere. Bir şey olmaz umarım. Yiğitliğin onda dokuzu kaçmak, e napayım, fıttıdı fıttıdı olursam ortalarda, ilim, blim, bilgi diye, vır vır konuşursam, onunla bunla sürekli bir iletişim hali içinde olursam, güvenemem kendime, kapılıveririm allahmuhafaza bir sele. İyi böyle iyi: ) ablanız raad.

 

Ayy sıkıldım valla, gönüller hoş olsun, yazıver yazıver, bi konduruver dediniz anca bu kadar dayanabildim: )

 

Velhasıl-ı kelam; Sözün Özü, Büyümek, Gelişmek ve Genişlemekten sorumlu olan bir burcun içindeki tutulum, davet etmekte bizleri düşünmeye. Son 9 senede neler yaşadın, o vakitler bilincin ne idi, şuandaki durumun ne? Nerelerde Genişledin, nerelerde darlık var, kendini hangi alanlarda geliştirdin, Güney Ay Düğümü ile neler dolmuş 9 senede heybene, bak şimdi andaki heybene, var mı içinde berzah çeyizi, yoksa çoğu malayani, boş, kendini ziyan ettiğin bilgiler mi? Farklı kültür ve inançlardan neler eklendi yaşamına, faydası oldu mu? Ya peki hayatında zarara giren bir şeyler var mı? Bir yandan yaptım derken diğer yandan nerelerden yıkılıyorsun acaba? Hayatının hangi alanlarında tutsak hissediyorsun, gerçekten bir tutsaklık mı bu, yoksa şımarıklık mı? Hiç sordun mu kendine? Zihnin nelerin kuşatması altında, zihnini kimler etkiliyor, kulağına her üflenen, aklına her gelen senin hayrına mı acaba? Kendini ne kadar kontrol edebilmektesin? Ne tür maceralara çekilmekte ruhun, nefsin mi karışıyor acaba bu dürtüye, yoksa içinde Hakk rızası olan asil bir adanmışlık mı bu? Sordun mu hiç kendine. Merkür tutulumun içinde, çoğumuza abudik gubidik bilgi akışları olacak, Neptün devrede, aldananlardan olmaman dileğiyle.

 

 

Sevgimle Kalın e ‘mi

Elif Hece Öztürk

14 Aralık 2020-Angara’nın Bağları 

  astrolojistik@gmail.com




"Keşke sevdiğimi sevse kamû halk-ı cihân

Sözümüz cümle hemân kıssa-i cânân "



(15) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Arzu Ertas
Ne iyi ettiniz de yazdınız - Elif hanım tekrar yazınızı görmek sürpriz oldu,bir solukta okudum 2021 virüsü gonderemeyecegiz
Önlemler devam öyleyse

1 Ocak 2021, Cuma, 17:27



Gönderen: Arzu Ertas
Ne iyi ettiniz de yazdınız - Elif Hanım sizi tekrar görmek ne güzel, çocuk gibi sevindim lütfen kendinizden,yazılarınızdan mahrum etmeyin bizi,valla öyle iyi geldi ki tekrar yazdıklarınızı okumak;şükür kavuşturana burada yazılarınızı, muhabbetinizi bekliyor olacağım...sağlıkla kalın ...

1 Ocak 2021, Cuma, 16:49



Gönderen: Hacer
Bir kitap...ama lütfen:) - Ah bir kitap yazsan...Gece okumuştum sabaha dek bunlar döndü beynimde,günlerdir hala etkisindeyim.Zikri aksatmıştım iyi de oldu.Karşımızda Subhanallah'ları,Elhamdülillah'ları o güzel suretleriyle görmek ne iyi gelir kimbilir oralarda. Okudukların,öğrendiklerin,emeklerin saklı kalmasın ,paylaş bizimle bir kitap yazarak güzel Elifim❤
18 Aralık 2020, Cuma, 15:12



Gönderen: Derya:)
Aklımızı başımıza alma zamanı - O kadar anlamlı, önemli ve üstünde tefekkür edilecek bir yazı ki... özellikle sosyal platformlarda tv’lerde yaşanan durumları bir paragrafla özetlemişsiniz. ANLAYANA!!...Bir kapı açılıyor yeryüzüne imtihan ya hani, şeytan vahyi almışlarca (En’am 121) tohumlanması yapılan bilgiler saçılıyor, kimimiz koşa koşa gidiyoruz, alıyoruz o bilgiyi, doğru yoldan yaklaşıyor(A’raf-16), bu konuda usta, inanç dünyan ile, ihtiyaç duyduğun dünya süsüyle, akıllıyız ya hani, mantıklı da geliyor o bilgi, bilincimize ektikçe ekiyoruz, açıyoruz kutsal alanımızı, çaldırmak için ruhumuzu nasıl da hevesliyiz öyle, ne nereye gider, nereye varır yaydığımız bilgi, kimin uşaklığını yapmaktayız, kiminle olduk dost, ileride hem burada hem de berzah’da, daha ilerisi hesap günü sonrası ebedi kalacağımız ortamda nefs ve beden birleşince, yeniden kemiklerin bir araya gelince bunca yüklendiğimiz, nefsimize kayıt ettiğimiz bilgi bir surete binip karşımıza dikilince eyvah ki eyvah demek de var! (Furkan- 26-29 ). TEŞEKKÜRLER

16 Aralık 2020, Çarşamba, 21:20



Gönderen: Seher
Rabbim nefsimizle bizi başbaşa bırakmasın - O size has üslubunuz ile yazdığınız yazıları inanın ki özlüyorum. Emeğinize sağlık her zaman ki gibi masal tadında ama düşündürücü bir güneş tutulması yazısı olmuş.
16 Aralık 2020, Çarşamba, 13:34



Gönderen: Emineuzun
Astroloji kurs talebi - Yazı için teşekkürler ☺️ belli zorla yazılmış uzayıp giderdi yoksa.ancak ben başka birşey söylemek istedim astroloji eğitimi almak istiyorum böyle bir kurs düşünceniz varmı acaba
15 Aralık 2020, Salı, 22:33



Gönderen: Özge
- Anladım niye uzun zamandır Twitter da görmüyorum iyi yapmışsın bizde heybeti bir sürü gereksiz dedikodularla sanki yaraya Merhem olacakmışız gibi sorunların içinde anca laklakla doldurmuşuz
15 Aralık 2020, Salı, 18:23



Gönderen: Özge
Merhabalar - Çok girdim çıktım bu sayfaya yazmışımdır acaba diye şimdi bir kahve alayım yazıları okuyacağım gazete de yazarken ilk okuyordum sizi on yıl olmuştur sonra astroloji delisi oldum bu arada hiç anlamıyorum ama okumayı seviyorum keşke sizden bu dünyaya niye geldik diye öğrenmek için danışmanlık alma şansımız da olsa mutlu sağlıklı günler Twitter ve instegramda da uzun zamandır göremeyin ce sağlıkla kalın
15 Aralık 2020, Salı, 18:55



Gönderen: v
Çok benziyorsunuz. - Kaleminize sağlık Burçtaşım. Sosyal medyada 3 ay önce tanıdığım, sizinle aynı paralelde aynı yolda olan tek kişi var : Deniz Erten Hanım. (Benim bildiğim kadarı.) Kullandığınız kelimeler bile aynı : Prefrontal korteks, limbik sistemi, ayetlerin enfüste ve afakta okunması, deccali sistem, vs... İyi ki ikinizi de tanımışım, beni çok dönüştürdünüz. Allah sizlere iki cihanda da cennetini yaşatsın.
15 Aralık 2020, Salı, 15:14



Gönderen: bir garip yolcu
teşekkür - Çok değerli bilgiler, ama yarım bırakıyorsunuz. Ağzımıza bir kaşık bal çalınmış gibi kalakalıyoruz:) Elif Hanım, keşke şu bölümü biraz daha açsanız, Mail gönderdim size umarım dönüş yaparsınız.

"Virüs, burundan alınmakta, doğrudan beyne, limbik sistemi tehdit ediyor. Görüntü itibariyle birebir deniz atına benzeyen (Neptün-balık) hipokampus denilen hafızadan, bellekten sorumlu, ileri seviyede tat ve koku alma bölgesini bloke etmekte, koku ve duyguların bağlantısı vardır, tat ve dil olgusunun sinir sistemi ile bağlantısı vardır. İnsan beyninde yaratacağı hasarlar hiç de masum değil sonuç itibariyle. Ciğerler işin film kısmı. Prefrontal korteks, bizi biz yapan beynin bir bölümü, limbik sistem, ve beynimizin bu bölgesi hasara uğradığında!!! Virüse hepimiz yakalanacağız, az ya da çok aldığımız doza göre etkileri, henüz yakalanmadınız ise, şimdiden bol bol “Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahil aziym, estağfirullahe ve etubu ileyh” çekin, kalbinize, dilinize, beyninize manası iyice işlesin. Bu Deccaliyet sisteminin ve iblis’in avanelerinin ne yapacağı belli olmaz, (YAV HE HE! KOMPLO bunlar he he ) imanı bari bu kadarla kurtaralım, biraz yüzümüz olsun, onca günah var sırtımızda, umulur ki bir umut bir kalbimize bilincimize yerleşen zikir berzah’ta güzel bir surete bürünüp 7 binlik bekleyişte bize eşlik eder. Aman ne bileyim ben. Diğer tıbbı konuları ise, yürekli, inançlı bir bilim insanı, tıp adamı irdelesin işte aman: ) Bu olay daha çok uzun süre devam edecek. Susayım ben, çok açık verdim. (Burnunuza herhangi bir yağ sürün,(Biberiye yağı, Limon Yağı gibi bunlar antioksidan yağlar) maskenizi kesinlikle çıkarmayın, çift maske kullanın hatta, burnunuzu temizleyin, temiz tutun. )"
15 Aralık 2020, Salı, 12:09



Gönderen: Selma
Şükür - Canım ElifHecem, sosyal medyadan ayrılıyorum dediğinizde artık burada da yazmazsınız diye düşünüp aylardır bakmamıştım. Bilseniz ne kadar üzüldüm, ne çok pişman oldum.
Ama şükür kavuşturana
15 Aralık 2020, Salı, 12:52



Gönderen: zeynep
Allah razı olsun. - سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ


“Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahil aziym, estağfirullahe ve etubu ileyh”

“Allah’ı tesbih ederim ve O’na hamdederim, Allahu Teala’dan mağfiret dilerim ve O’na tevbe ederim."

Yazdıklarınız için teşekkürler. Selametle :)



14 Aralık 2020, Pazartesi, 23:51



Gönderen: Anelya
Sözün Özü - Son kısım bize yeter de artar, diğerleri bonus olmuş.
14 Aralık 2020, Pazartesi, 22:30



Gönderen: Meral A.
ne iyi ettiniz de kondurdunuz:) - Teşekkür ederiz Elif Hanım, yazar mı yazmaz mı derken:) Yine fışkırmış bilgiler:)
14 Aralık 2020, Pazartesi, 21:07



Gönderen: İlknur Nalân
Dedim ben sende buldum gevheri. - Büyümek, Gelişmek ve Genişlemekten sorumlu olan bir burcun içindeki tutulum, davet etmekte bizleri düşünmeye. Son 9 senede neler yaşadın, o vakitler bilincin ne idi, şuandaki durumun ne? Nerelerde Genişledin, nerelerde darlık var, kendini hangi alanlarda geliştirdin, Güney Ay Düğümü ile neler dolmuş 9 senede heybene, bak şimdi andaki heybene, var mı içinde berzah çeyizi, yoksa çoğu malayani, boş, kendini ziyan ettiğin bilgiler mi? Farklı kültür ve inançlardan neler eklendi yaşamına, faydası oldu mu? Ya peki hayatında zarara giren bir şeyler var mı? Bir yandan yaptım derken diğer yandan nerelerden yıkılıyorsun acaba? Hayatının hangi alanlarında tutsak hissediyorsun, gerçekten bir tutsaklık mı bu, yoksa şımarıklık mı? Hiç sordun mu kendine? Ellerine emeğine o güzel yüreğine sağlık.Özüde sözleride kendide yüreğide ilmide yetenegide edebide güzelim.
14 Aralık 2020, Pazartesi, 17:33