2 Haziran 2015 Yay Burcunda Dolunay; Bahçe Duvarýndan Aþmak

“…Beni kötü yakaladýn haziran 
Gamlý, yýkýk eylül sonuma 
Bir ilkyaz tazeliði getirdin 
Masmavi göðünle 
Cana can katan güneþinle 
Pýrýl pýrýl engin denizinle girdin içime 
Çiçekler açtý dokunduðun 
Çimler büyüdü yürüdüðün 
Ve güller katmer katmer oldu güldüðün yerde 
Baþýmda senin kuþlarýn kanat çýrpýyor þimdi 
Oldurduðun yemiþlerin aðýrlýðýndan 
Dallarým yere deðiyor 
Güneþi batmadan saçlarýnýn 
Bir dolunay doðuyor bakýþlarýndan 
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnýma 
Uykusuz gecelerim seninle apaydýnlýk 
Baþým dönüyor, off baþým dönüyor yaþamaktan 
Ölebilirim artýk 
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse 
Sarýl sýmsýký, tenim ol, beni býrakma 
Baksana; parmak uçlarým ateþ 
Lavlar fýþkýrýyor gözbebeklerimden 
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan 
Benimle meydan oku her çaresizliðe 
Benimle uyu, benimle uyan 
Birlikte varalým onüçüncü aylara 
Ben bir eylül, sen haziran…”


2 Haziran 2015 Tarihinde, TSÝ 19.18’de Ýkizler/Yay aksýnda, 3.ev-9.ev temalarýnda, Utarit-Müþteri enstrümanlý,  Balýk Neptün T-Kareli, Plüton-Uranüs, Merih-Müþteri-Neptün BEÞ NOKTA düzenli, yod’lu mod’lu, hem yakýn, hem uzak çevremizle, her þeyin konuþmaya baþladýðý, beraber ve solo þarkýlar eþliðinde, Yay Burcu 11°de bir dolunay yaþayacaðýz.


Gamdaki neþeyi, kendi kendimizin neþesini bulmayý, en kötümser anlarda birden gelen iyimserlik hallerini, tünelin sonundaki ýþýðý, çýkmaz sokakta birden beliren tali yolu, akýþa býrakmayý, teslim oldum olacak olan olur demeyi, yükselen yaþam sevincini, yeniden baþlamanýn korkularýndan sýyrýlýp, yepyeni maceralara yelken açacaðýmýz yolculuklarý, cesaretimizi kazanacaðýmýz deneyimleri, ezcümle yaþamak iþte yaþamak, inadýna bir gün daha fazla yaþamak hiç mi düþmanýn yok diyeceðimiz bir dolunaya girmiþ bulunmaktayýz. E hayýrlara karþý inþallah: )


Dolunayýn gerçekleþtiði derece, kartalýn gözüne isabet etmiþ, kartal en yükseklere çýkmýþ, her þeye hâkim, her þeyi daha net görmekte,  fotoðraf bir bütün artýk, ýþýðýn nereden geldiðini görüyor, ayrýntýlarý fark etmiþ durumda, eksiði, zaaflarý, gücü, ustayý, çýraðý, zorluðu, kolaylýðý, hayatlarýmýzda bize engel olan, kendi elimize býrakýlmýþ olanla yapacaðýmýz, yapmayý düþlediklerimiz için kesin bir kararlýlýk havasý oluþmuþ durumda.


Yay Burcunda konaklayan Ay, dolunay fazýyla düþüncelerimizi geniþletecektir. Kendimize sormaktan çekindiðimiz sorularý bir cesaret sorgulamaya baþlayacaðýzdýr. Geçmiþ deneyimlerimiz, çocukluk yýllarýmýzdan gelen Yay alanýna iliþkin konular, þimdi bir birey olarak üzerimizde katkýsý olan hafýzamýza aldýðýmýz, eðitim-genel kültür, örnek alýnan insanlar, duruþumuza katkýsý olanlar, duruþumuzu bozanlar, bizim bozulduðumuz alanlar,  gelecekte olmak istediðimiz konum, yüce ulvi bir amacý olan hedeflerimiz vb. konularda beyinle kalp arasýnda yoðun bir trafik akýþýnda olacaðýzdýr sanýrým: )


Þu dönem kendimize en çok soracaklarýmýz;

“Bu hayatta benim amacým nedir?  Hedeflerim için hangi yol üzerinde yürüyorum. Elde etmek istediðim asýl olan nedir? Ne Elde etmek adýna çalýþýyorum? Þuana kadar yaptýðým þeylerden memnun muyum? Kendimle gurur duyuyor muyum? Diðerleri bunun farkýnda mý, yeterince takdir görüyor, onurlandýrýlýyor muyum? Ýleride kendimi nerede görüyorum? Hedeflerim için yeterli donanýma, güce sahip miyim? Ne kadar istekliyim? Deðiþim yapmak için gereken cesaretim var mý? Bulunduðum yer ne kadar güvenli, beni ne kadar süre taþýr? “

…gibilerinden sorular olabilir.


Yay Burcu, ahlaký, erdemleri, dini, maneviyatý, seyahatleri, eðitimi, basýn yayýn dünyasýný, dini otoriteleri, hukukçularý, yabancýsý olduðumuz insan ve kültürleri yönetir. Bu dolunay ile beraber gözlemcisi olduðumuz alanlarda, gözlem yapmayý býrakýp katýlýmcý olma yoluna gideceðimiz bir hareketlenme baþlayabilir. Diðerlerinin baþarý hikâyelerini okumak bizi baþarýlý kýlmaz, harekete geçmek gerekir, Balýk Burcunda seyreden Neptün ile oluþan T-Kare hayallerin kýrýlma noktasý anlamýna gelebilir. Ya bir vazgeçiþ hali ya da hayalleri þöyle bir gözden geçirip, bahçe duvarýndan artýk aþmanýn zamaný geldiðine iþaret edebilir. Vizyonumuz geniþleyebilir, dünyaya baktýðýmýz gözlüðümüzde bir netlik hali oluþabilir. Boþa savurduðumuz oklarýn, bir bumerang gibi bize geri dönüþüne þahit olabiliriz, plansýz programsýz hedeflerimiz için, yayý iyi germeyi, hedefe odaklanmayý ve çokça antrenman yapmamýz gerektiðini anlar, istiyorum demekle olmadýðý gerçeðini görürsek, daha önce baþarýsýzlýkla sonuçlanan denemelerimizin sonunda, hedeflerimizi bu defa on ikiden vurabiliriz sanýrým. Zorlansak da, kararsýzlýk halimiz artsa da, yay dolunayý ile bahçe duvarýnýn ötesini merak ediyorsak, ilk adýmýn duvardan aþmak olduðunu kabul eder, cesaretimizi toplar, hepimiz kendine göre olan hedefleri için yola çýkabilir sanýrým.


T-Kare etkisindeki dolunay, Neptünyen yönlerimizi açýða çýkarabilir, bir tür kaçýþ hali, kendine acýma, kendini yetersiz görme duygularýný körükleyebilir. Bu bir tuzaktýr, kaçýþlarýmýz umarým olumlu yönde olur, telafisi mümkün olmayan hatalar, dönüþü mümkün olmayan kaçýþlar yapmayýz.


Güneþ-Ay-Utarit- Merih / Neptün arasýndaki sert T- kare, Deðiþken burçlarda dünyaya gelenler için, bir sýçrama tahtasý görevi üstlenebilir, neyi ne kadar istediðimizi-istemediðimizi fark edebilir, yepyeni bir sayfa açmak adýna yaþamlarýmýzda harekete geçmemiz için dürtebilir. Bu elbette sancýlý olacaktýr, biraz mücadele, biraz sesimizi yükseltme, biraz kendimizi gösterme, bak ben buradayým, bunu istiyorum, bunun için bunlarý yaptým ve yapmaya devam ediyorum, artýk top sende diyebiliriz. Ýstemediklerimiz içinse, baðýmlýlýk bandajýný kaldýrýp, buraya kadar diyebilir kesin vedamýzý yapabiliriz. Hayatlarýmýza göre iþte, bu dürtüler bu dolunayda biraz yoðunca olacak artýk hangimize isabet etmiþ, hangimiz düþüncelerine gelen bu etkileri iþleyecekse. Genel hava bu durumda  : )


Gelelim Yod açý kalýbýna, Plüton ile Müþteri birleþmeyen açýda, Ýkizlerden Merih-Utarit-Güneþ, Koç’tan Uranüs, Balýktan Neptün, hepsi birbiriyle birkaç orb farkla baðlanmýþ durumda. Hayatlarýmýz için yeni düzenleme zamanýna iþaret ediyor. Utarit’in gerilediði þu dönemde, 11 Haziran sonrasýnda bu dolunayýn da etkisiyle, 18 Haziranda gerçekleþecek Ýkizler Yeni Ayýna doðru yukarýdaki sorularýn yanýtlarý netliðe kavuþacaktýr… Þimdi zaman muhakeme zamaný, þimdi þuanda dolunayýn büyüteciyle bir netlik var hoþuna gitse de gitmese de,  Hýzlý akan bir zamanýn içine gireceðiz, kararsýzlýk zamaný deðil, durup bekleme zamaný hiç deðil, þikâyet yok, suçu ona buna atmak yok,  memnun olmadýðýn, tatmin olmadýðýn, yýprandýðýn, yýpratýldýðýn,  hastalýk haine gelmiþ baðýmlý iliþkilerin, talip olma cüretine girdiðin ama donanýmýn sýfýr olduðu yönlerin için, harekete geçmen adýna bir bahane – vesile olacaktýr.


Velhasýl-ý kelâm; Bahçenin ötesini merak ediyorsan, bahçe duvarýndan aþmanýn zamaný gelmiþtir. Ýnsan deneyimleyerek öðreniyor, tecrübe ederek ustalaþýyor, her türlü hesaplamýþ olmana raðmen denedin ve baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþ ise deneme, denemelerindeki açýðý görmüþ isen,  aklýn kaldý ise dene. Amma sorumluluðu al üzerine, ona buna danýþma hayýr mý þer mi diye, kendine ortak arama, þerle sonuçlanýr ise seni dinledim oldu deme, asýl sen istiyorsan, hedefin ise, kârýný zararýný üstleneceksen,  aþ o duvarý, ne bekliyorsun hadi durma: )


2.Bölüm


Evet, daðlarý, tepeleri, ýrmaklarý, vadileri, düzleri, bahçe duvarlarýný aþtýk geldik yýlýn ikinci yarýsýna,  daldan dala atladýk kimi zaman, bazen aðaçlarýn altýnda gölgelendik, üþüdüðümüz oldu bir zaman, sýcak iklimlere uðradýk, her bir burç konaðýnda, ayrý ayrý yerlerimize isabet eden olaylarla tazelendik, demlendik, zorlukta oldu kolaylýkta, ama iþte bak geliverdik yýlýn ikinci yarýsýna. Hala buradayýz, hala bu satýrlarý okumaya devam ediyoruz ve hala yazmaya devam.

(aþaðýdaki satýrlarda, yukarýda bahsettiðim bahanelere dair aradýðýn pek olmayabilir, baþtan þöyleyim, öznel düþüncelerim mevcuttur. Gözünü yorma es geçebilirsin: )


"ey insanlar! Doðrusu biz sizi bir erkekle bir diþiden yarattýk. ve birbirinizle tanýþmanýz için sizi kavimlere ve kabilelere ayýrdýk. muhakkak ki Allah yanýnda en deðerli olanýnýz, o’ndan en çok korkanýnýzdýr. þüphesiz Allah bilendir, her þeyden haberdardýr." Hucurat-13 = Takvâ


O mankind! We have indeed created you from one man and one woman, and have made you into various nations and tribes so that you may know one another; indeed the more honourable among you, in the sight of Allah, is one who is more pious among you; indeed Allah is All Knowing, All Aware. (Piety is the basis of honour in Allah's sight.)


Sosyal hayattan yarý izole olan yaþamýmda, insaný insandan, kültürel-sosyal-dini farklýlýklarý yüzünden ayýrmam. Kimse seçim yaparak gelmiyor dünyaya, geliyorsa da hatýrlayan yok, þehir efsanesi o hatýrlamalar,  kimi yoksul bir ailede, kimi zengin, kimi Hristiyan, kimi Müslüman, kimi alevi, kimi sünni, kimi inançsýz, kimi dindar, kimi elinde silah daða çýkar, kimi elinde kalem okur-yazar,  hiç biri seçim yapmýþ deðildir, doðduklarý ortamýn- kültürün gereðidir, sonrasýnda geliþir bu zemin üzerine olaylar.  Farklýlýklarýmýz bir ego aracý olmamalýdýr, bir kibire dönmemelidir, iblisin ateþi üstün görmesi, topraðý küçümsemesi gibi. Ýnsan doðasýndan gelen Habil ve Kabil'in akýttýðý kan ile, burnuna kan kokusu gelen insan, hýrslarýný, kibirini yücelten insandan daha kör, daha saðýr, daha ahmak, daha  aþaðýlýk bir mahlûk ne olabilir.


Tabandan, tepeye kalabalýk bir çevreye sahibim, kimi ateist, kimi dindar, kimi zengin, kimi yoksul, kimi iþ bitiren, kimi sözü her yerde geçen, kimi kimsesiz, yalnýzlýðýn en dibinde, kimi x partiden bakan-milletvekili, kimi sivil bir örgütün lideri, kimi sanatla meþgul, kimi gay, kimi beden iþçisi, kimi âlim, kimi bir tarikatýn postniþinde, kimi yazar-çizer, kimi ilkokuldan sonra okuyamamýþ, bunlar dünya kavramlarýna göre anlatým etiketleri, çevremde biriktirdiðim bu farklý farklý uðraþlarý, kültürleri, sosyal konumlarý olan insanlar-güllerle, sohbete geçtiðimizde hepsinden soyunuyoruz, sadece insan olan kimliðimiz kalýyor ve bu yýllardýr biriktirdiðim insanlarla bizi baðlayan tek ölçü merhamet, tek davranýþ ise, haddini bilmek ve edep.  Ýnsaný insandan ayýrdýðým tek yer, hayatýma aldýðým-almadýðým tek ölçüt ise, sýyrýlýnca dünya giysisinden, kalbinde merhamet yoksa ve haddini bilmiyor ise, edepsiz ise o vakit bir çizgi çekerim. Ama diðer farklýlýklar adýna had biliniyor ise, insanlýðýmýzýn önüne geçmiyor ise, asla…


Gelelim günümüze, yay dolunayýnda, Yay’ýn temsili olan alanlar, farklý kültürler, inançlar, yabancýlar, dünya görüþü, hayat felsefesi gibi benzer konularda derin tefekkürler içine girebiliyoruz.  Ýnsaný kimliði öyle bir kibire sürüklüyor ki, insanlýktan uzaklaþtýðýný, çirkinleþtiðini fark edemiyor. Kimsede haddi bilmek yok, bir seçim var önümüzde, Türk siyasi tarihinin aktörleri ve partizanlarý bu nasýl bir üsluptur bu denli çirkin olmaktalar. Ayýrým yapmýyorum istisnalar var gözlemlediðim onlarýn adý bende, çoðunluk adýna yazýyorum, adam Türküm diyor ve bu Türk kimliði olmuþ bir iblisin kibiri, Adam þu parti diyor o parti olmuþ onun bir putu, ne kadar çirkin þeyler, iftiradan kaçýnýlmýyor, bel altý vurmalar, dinlemeler, kasetler, özel hayata çirkince dil uzatmalar. Bu mudur yani! Sonra gelsin Büyük Türkiye hayali, Yeni Osmanlý. Hayali.  Bir ülkeyi kalkýndýran þeylerin baþýnda karþýlýklý saygý, edep ve cehaletle cehaletin her türüyle ortak mücadele gelir. Baþtakiler öyle, halk öyle açýkçasý tablo çirkin mi çirkin.


Ýnsaný tanýmanýn yolu, dünya seçimlerinde inandýðý davalar için nasýl mücadele verdiði en kestirme yol olsa gerek. Ýnsandaki idealizm (yay) güdüleri, o insanýn idealize ettiði þey için, insan mayasýndan ne kadar uzaklaþtýðý ne kadarýný koruyabildiði karakterinin en gerçekçi montajsýz fotoðrafýdýr, baþka referansa gerek duyulmaz bile. Karakterli insan, karakteriyle kan akýtmadan dünyayý fethedebilir, karaktersiz ise fethetse n’olur? Her aný öldürülme korkusuyla zindan olur.


Ortak bir yaþama geçtiðimizde, elbette karþýlýklý bir fedakârlýk, sivri yönlerimizde uyum, huzur için esneklik biraz aþaðýya çekmek egomuzu gerekmekte. Farklýlýklarýmýzla bir bütün olmuþuzdur, bu farklýlýklar bir siyasi parti,  bir futbol takýmý, bir mezhep, rengimiz, sosyal yaþam þartlarýmýz, bir dini olgu yüzünden büyük kavgalara dönüþmemeli diye düþünüyorum. Farklý sivri yönlerimiz için amenna birbirimizle iletiþimle pekâlâ deðiþebiliriz, bunlarý dile getirebiliriz ama dünyanýn izm ve ist kavramlarý için deðiþime zorlamanýn adý, yakýnlýk, iliþki, dostluk, aile olmanýn gereði deðildir.


Bir arkadaþým anlattý, 15 yaþýndaki yeðenini okula býrakmaya giderken yolda þöyle bir sohbet olmuþ, amcasý, kýz yeðenine bazý nasihatlerde bulunmuþ, biz Müslüman bir aileyiz, okulda davranýþlarýna dikkat et, erkeklerden uzak dur, baþýný ört vs. türünden hem dini vecibelere dair hem de kendi örflerine ahlak ölçülerine dair, kýz çocuðunun yanýtý þu olmuþ, teþekkür ederim amcacýðým sözlerini dikkate alacaðýmý bil, fakat biz Müslümanýz iyi güzel bana nasihatlerde bulundun peki sen niye farz olan 5 vakit namazýný kýlmýyorsun?


Tekfir modasý oluþtu son günlerde, insanlarýn birbirini, mürted, kâfir ilan etmesi öyle basit, öyle kolay ki. O özgürlükler ülkesi USA. Da ýrkçýlýðýn tillahý yapýlmakta, rengi yüzünden hala bazý kesimlerde, zenciler aþaðýlanmakta, yaþam alanlarý daraltýlmakta, Kýzýlderililerin soykýrýmý ise unutulmuþ durumda. Arakanlý bir halk, geçenlerde sýrf inancý yüzünden dýþlanýp, zorlanýp, umuda yolculuk için çýktýðý yolda, günlerce okyanusun ortasýnda aç-bilâç bekledi, Endonezya-Malezya yetkilileri sahip çýktý kurtardý. Niçin bu eza-cefa, inançlarý yüzünden. Farklýlýklarý yüzünden. Aborjin yerlilerinin, Ýngilizler tarafýndan soykýrýma uðratýlmasý, erkeklerin hadým, kadýnlarýn kýsýrlaþtýrýlmasý unutulmuþ olmalý, Fransýzlarýn Cezayir soykýrýmý unutulmuþ olmalý, Hepsi oysa dün gibi yakýn tarihte gerçekleþen vakâlar.  Sözde geldiðimiz altýn çað kavramý var, nereye gelmek, gelsek gelsek en karanlýk çaða gelmiþizdir, popülerlik uðruna altýn çað kavramýný kullanan isimler belki öyle hissediyorlar, onlar için altýn çað sözüm yok, büyükçe bir kesim için ise, asr vakti þu zaman, ikindi ile akþam arasý, akþam vaktinin en kýzýlý bir çað.


Muhakkak ki biz sizi korkuyla, açlýkla ve mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceðiz. O sabredenleri müjdele! Onlar ki, baþlarýna bir musibet geldiði zaman: “Biz Allah’a aitiz ve sonunda O’na döneceðiz.” derler. (Bakara 155-156)


Bir ayetin serinliði geçici olarak düþse de gönle,  gönül zorlanýyor katlanmakta haliyle.


Evet, Yay burcu bünyesinde bu kavramlarý barýndýrýr, bu konular Yay’ýn alanýdýr. Yay’ýn yaþam sahnesi olan 9.Ev alaný dünya ile kucaklaþtýðýmýz, at gözlüklerimizi çýkarýp attýðýmýz, farklýlýklarý tanýdýðýmýz, vizyonumuzun önündeki sis perdesini kaldýrdýðýmýz alandýr. Yukarýdaki örnekler toplumsal idi, bireysel olarak da günlük yaþamýmýzda birbirimizden farklý olarak bir toplumu oluþturuyoruz, iþ arkadaþlarýmýz, komþularýmýz, kardeþlerimiz, arkadaþlarýmýz, eþimiz, çocuklarýmýz, inançlarýmýz, zevk-beðenilerimiz, dünya görüþümüz, kavramlarla olan iliþkilerimiz farklý farklý, bu farklýlýklar bir çatýþma ortamýna sürüklememeli diye düþünüyorum, zira herkes Bir olan Allah’ýn yarattýðý kul, tahammül edemiyorsak, kendimizinkiler doðru diðerleri yanlýþta ise bize göre,  çatýþma oluþacak ise, boþ terbiyesiz bir dalaþma yerine iliþiði kesmek daha evladýr. Fanatizm kibiri þahlandýrýr,  iblisin oyuncaðý eder. Tabii ki Müslüman mahallesinde salyangoz satýþýna da müsaade edilemez, satýþý yapanýn saygýsýzlýðýdýr, bir art niyetin olduðu barizdir, nazik bir üslup ile satýþ bertaraf edilir. Domuz eti, mahallesine göre domuz reyonuna,  Ýslami usule göre kesilmiþ dana eti, mahallesine göre et reyonuna. Müslüman mahallesindeki halka domuz eti yedireceðim diyemezsin! Dinler arasý diyalog ise talihsiz bir projedir sadece. “Lekûm diynikûm ve liyye din.”


Ve Kur’an-ý Kerim’de soy ile ilgili ayetler vardýr, insan kökü üzerinde büyür, soyu, babayý bilmenin önemine yer verilir, bu bir öðünme olarak deðil, gelinen soyun, ahlaki-dini ve insanlýk erdemlerine riayet eden bir soy olmasý, o zürriyetten gelen nesil için, bu soy üzerindeki layýk kalmaya dikkat etme, o soyun insani asaletini yansýtan bir ayna olmasý, hâliyle toplumlara örnek olmasýnýn koruyucu önemine dikkat çekilir. Burada Takva denilen, Allahtan layýkýyla korkan, toplumlara örnek olan, barýþçýl, hakkaniyetli soylarýn önemine dikkat çekilir. Yani soy dediðinde, malýn, mülkün, makamýn, dünyada kalacak olanlarýn çokluðunun önemine deðil. (korku, sevgi ve saygýya dayalýdýr, seven, yakýnlýðýn lezzetini tadan tabii ki de kaybetmekten korkar, gereðini yapar), Soyla övünmek dil ile deðil, hâl ile dilsiz þekilde, kendinden emin olunan, dürüst olan, güvenilir olan bir kök miras üzerinde övünçtür. Günümüz için anlayana. Soyu ile ýrký ile þovenist bir þekilde zehirlenen gençlere, 80’öncesinin mimarlarýnýn yeniden harekete geçmek için hazýrlandýðý þu dönemde, bu mimarlara piyon olmak için yetiþtirilen gençlere.  Bu konulardaki düþüncelerimin binde biridir aksettirdiðim, elbette açmam gereken yerler kalmýþtýr, hatta yanlýþ anlaþýlan yerler de olabilir, görüþlerim beni baðlar, kimseyi zorla baðlamak haddim deðil, böyle bir düþüncem de yok.


“Böylece Sur'a üfürüldüðü zaman artýk o gün aralarýnda soylar (veya soybaðlarý) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluðu veya birbirlerine durumlarýný) soruþturmazlar da.” Mü’minun-101


“Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnýz senin için boyun eðen müslümanlar kýl, hem de soyumuzdan yalnýz senin için boyun eðen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarýný göster, tevbemize rahmetle bakýver. Hiç þüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin.” Bakara-128


Sevgimle Kalýn e’mi

Elif Hece Öztürk

30 Mayýs 2015- Spartalucia

Berat Gecemiz þimdiden kutlu olsun. Layýkýyla ifa edenlerden oluruz inþallah.

*Þiir Epigraf: Ümit Yaþar Oðuzcan-Ben bir eylül sen haziran

*Kardeþ Türküler & Neþet Ertaþ: Bahçe Duvarýndan Aþtým:) valla billa aþtým!


(6) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: ceylan çiler yüce
oturdum evimden insanlarýn ibirlerini izlýyorum - evet elýfcým..uzun zaman oldu yazýsmayalý....dünyayý,fakýrlýkleri,kirlilikleri..rabiim bana gezdýrerek gösterýyor adeta.ve sonra evýme gelýyorum býde bakýyorum senýn yazýlarýn içimdekilere kalem olmus yazýyor sanki..harýka býr yazý yýne Allah razý olsun senden..kutup yýldýzým..Kandýlýn mübarek olsun...sený sevýyorum
1 Haziran 2015, Pazartesi, 22:24



Gönderen: akrp10
hayýrlý kandiller. - eline, emeðine, gönlüne saðlýk..
1 Haziran 2015, Pazartesi, 18:04



Gönderen: melike-umut
Hayýrlý Kandiller - Suretine aldanip insan dediklerimizin mahlukatliktan insanliga gecebildigi bir ihsanin ve salih in nasip olacagi bir kandil olsun...

Dua ile
1 Haziran 2015, Pazartesi, 14:27



Gönderen: saniye
yüreðinize saðlýk - Akýcý bir insanlýk dersi.....önce insan olduðumuzu unutmadan ve unutturmadan...

1 Haziran 2015, Pazartesi, 11:47



Gönderen: Ýlirya Seven
:) - 1-2-3=BOOMMM!!!!!!!!!!!!!
31 Mayıs 2015, Pazar, 19:08



Gönderen: Ahmet O.
Tebrikler - Bu güzel yazý için teþekkür ederim..
Faydalandým.
30 Mayıs 2015, Cumartesi, 23:00