24 Ekim 2014 Akrep Kýsmi Güneþ Tutulumu; Arâf
  


24 Ekim 2014 Akrep Kısmi Güneş Tutulumu; Arâf

“hayâ düşer kaftanlardan, ruhun feryadını üryan kılar
 arştan sökülüp, çakılır kulaklara arâftan yankılar”k.d

24 Ekim 2014 Tarihinde, TSİ 00:44’te, Akrep Burcu 0°de, Kısmi Güneş Tutulumu gerçekleşecektir.19 sene evvel aynı tarih ve derecede gerçekleşen (24 Ekim 1995) Akrep Tam Güneş Tutulması, bu Parçalı Güneş Tutulması ile kapanışı yapacaktır. Kasım/2012 den bu yana Güneş ve Ay’ın çiftleşip, +/-kutuplarda Akrep burcunda yaptığı TUTULUM fazlarına uzunca bir süre ara vereceğiz, 2012’den sonra hızlandırılmış bir filmin içinde, Kolektif olarak; sadece Ortadoğu değil, orası dccl ilk ayak bastığı toprak, tüm dünya genelinde, uzun yıllardır Tutulumların başlangıç güzergahı olan Kuzey Amerika /Kanada, Avrupa, Doğu Asya, Hindistan vs…bu bölgelerde karışmaya namzet...Hisseli kan banyosu kumpanyasına devam.. Hibritlerini doğuran, zombilerini ortaya çıkaran, yaşayan ölüler dünyasına b-oş geldik. Akrep diğer alemle olan bağlantımızdır, Öte aleme geçiş portalıdır, şimdi ne kadar da yakın ölümün nefesi her birimizin ensesinde. Kimimize tatlı bir meltem gibi kimimize sert, ürkütücü, öldürmeyip süründüren bir zehir gibi. Güzelleşiyoruz ya, orası ayrı bir mesele. Cemali zaten güzel de, celali de ayrı bir güzel görebilene.

13-14  Kasım 2012 Akrep Burcu Güneş Tutulması- Mihr-û mâh

3 Kasım 2013 Akrep Güneş Tutulması Etkileri:Gömdüm Hepsini Geliyorum!

Bu tutulum,  yukarıda linklerini vermiş olduğum, daha evvelki tutulum notlarında bahsettiğim etkilere haizdir. Bu tutulumu anlamak istiyorsak, ve şahit oldum demek istiyorsak bu iki yazıyı OKU’mamız gerekmekte. Her tutulum kurulu bir çalar saattir, alarmını sen kurarsın, vakti vardır, gelir o vakit ve alarm sesiyle uyanırsın. Akrepteki tutulumların süreleri var idi, bir kurulu alarmı, okuduğunda diğer bağlantılı eski yazıları, alarmın çalmış mı, uyanmış mısın, duymuş musun, neler olmuş o zamandan bu yana ve şimdi nelerle meşgulsün, o zamanların konuları hala hayatında mı, yoksa o büyük finalleri yaptın mı, büyük değişim ve büyük başlangıcı, bitişleri, kayıpları, krizleri, fırsatları, damıttığın acıları, güçsüzlüğünü, gücünü, dürüstlüğünü, samimiyetini test etti mi söyle bir zaman? (Zaman; Allahu Teâlâ’nın ayeti, hepimiz gibi)

Burası bir geçiş yeri, yolcusun, yolun ne, yönün ne tarafa, bu gidiş nereye, nereden geldin, gidersin nereye! Dünyada gerçekleşen her biri esfel-i sâfilinlik olay ile ayna tutarken bize zaman, ayrıştın mı, gördün mü kendini, bu dünya olaylarının neresindesin, hırslarının manasızlığı, tutkularının tüm hücrelerine yayılmış kanserini gördün mü? İmtihanlardaki hayrı, kayıplardaki kazançları, gidenlerin üzerinden kalkmasıyla verdiği hafifliği… Teslimiyetin o muhteşem huzurunu, hayatının her bir yerine yayılmış kendini güvende hissetmenin hazzını yaşadın mı? Evet, hepimiz için geçerli, büyük krizlerden sonra bahanesi her ne ise, hastalık, ayrılık, ölüm, zorluk, yokluk, engel vb. serçe halinden kartal haline dönüştün mü?

Evet, Akrep burcunda gerçekleşen Tutulum ve Yeni Ay etkisiyle ki uzun zamandır bu etkilerin içindeyiz, gölgelerimizle yüzleşeceğiz yine, öyle ya, “insan başıboş bırakılacağını mı sanıyor.” Her tutulum her ay fazı, bize göre dünya zamanı olan şu çizgide her 15 günde bir yokluyor, katlana katlana, bazen yükleri ata ata level üzerine level bazen game over, bir oyundan diğer oyuna geçip gidiyoruz, her şey o bilincimizde, o bilincimize kayıtlanıyor, kendimize bile itiraftan yoksun kaldığımız zerre iyilik ve zerre kötülüğümüzle, bazen arınmak için harekete geçiyoruz, bazen kirimizin üzerine bir kat daha cila çekmek için öyle işte… Yalan mı? Haksız mıyım bu hususta, hadi söyle!

Þu şarkıyı dinleyim öyle devam edelim; Hangimiz düşmedi kara sevdaya, hangimiz sevmedik deli gibi:)

Güneş tutulurken Akrepte, bir yüzü ilişkilere, bir yüzü dünyalık işlere etki eden Venüs’te bu tutulum-yeni ay etkisine eşlik edecek. Venüs Akrep burcunda zararlıdır, finans konularında, ikili özel ilişkilerde, krizden bir türlü başını alamayanlar için, hayatı boyunca ikili ilişkilerde bir türlü gönlü bayram olmayanlar için, derin bir kazı çalışmasının akabinde, gölgelerinden geçtikten sonra aydınlığa çıkan kapıyı bulmalarına işaret ediyor. Venüs akrep zararlı evet ama tutulumla birleşmiş ise,  krizi, sıkıntıyı başlangıç ve bitişle artık adım atman için verdiği itici kuvvet ile hayrına pekala döndürebilirsin diyor.

Akrep bilinci için kesinlik, net olmak çok önemlidir, belirsizlikler akrebin gölgesini açığa çıkarır, gölgesi de zaten ona en büyük imtihan, Venüs burada, gerçeği aratacaktır, acı verse de razı bir şekilde, durum bilançosunun en net haliyle ortaya çıkarmana yardımcı olacaktır-vesile. Samimiyet, dürüstlük, netlik, kesin karar, harekete geçmek, güvenlik, inanmak, güvenmek, bu konular etrafında döneceğiz bir süre,  Uğradığımız ihanetler, kaybettiğimiz inancımız, güvenimiz, bizi yavaşlatan, güçsüzleştiren aciz bırakan konular, gürül gürül akıp giden her gün yeniden doğan dünyada, hayattan koptuğumuz durumlar, neresinde koptuk ne oldu da koptuk, ne idi sebep, kimler idi buna aracılık edenler, uğradığımız her türden haksızlıklar, itirafından yoksun olduğumuz, toprak üzerine toprak atıp, bir maske ile yüzümüzde sanki hayatın içinde gibi yaşıyor rolü yapmak zorunda kaldığımız, görmek zorunda kaldığımız yüzler, yüzümüzün yüzlerine dönük olmak zorunda kaldığı o yüzler, işte yine bir dönüm noktası, zehri ve şifayı aynı yerde görüp, seçim yapmak, ya devam, ya dur artık diyeceğim durumlara gebeyiz belki de. Akrep yeni ayı yılanın kabuğunu atması, yeni deriye kavuşması da olabilir, akrebin kendini zehirlemesi de, aştığın dağa göre, hani aklımda ladese gelmem artık diyen Kartal haline erişmene de…

N(acz)ane, insan insanla sınanıyor, öğreniyor, gelişiyor, acı çekiyor, seviniyor, bizler sebepler dünyasında var olduk, ilk yaratılışımızdan bu yana, o ilk sürgünümüze sebep olanla başladı buradaki geçiş yolculuğumuz,  hepimiz birine karşı birilerine karşı görevliyiz, belki iyi belki kötüyüz, amma kötü geliyorsa bir sebep bir oluşum uyanır uyanmaz, geri çekilme iradesine sahibiz, iyi geliyor ise, her ne olursa olsun dışardan gelen zorluk, dayanma, koruma iradesine de sahibiz. Tutulumlar test ederken sebebine binaen, yılan olup sürünmek, akrep olup sokmak-kendimizi yok etmek yerine böyle zamanları fırsata dönüştürebiliriz, hayır ben kartalım, şu halime bir bak, o orada yarım bu burada yarım, o keyfinde ben perişan, tavşan-dağ hikayesi olmuş her şey, ne yapıyorum ki ben, tek dünyaya sıkışıp kalmışım, benim bir dünyam daha var, değer mi o dünyanın da kaybedeni olmaya, bak nasıl da eziyet oldu tüm hayatıma mâl oldu, esir düşürdüm kendimi, kendi elimle, belki tutkunun tutuklaması belki de gurur, hırs yaptım, takılıp kaldım da uzanmayacağım o güle, bahçemde açan renk renk o güzel çiçekleri görmedim göremedim… ölülere ayırdım harcadım o zamanımı da, dirileri es geçtim, diri olanların da ölümüne sebep verdim. Ne var elde şimdi, koca bir yalnızlık, endişeli bir bekleyiş, benim irademin de ötesinde iradesi olana bir boyun eğişle, ondan dileyip, ondan isteyip bana düşen artık teslimiyet demek seni iki dünyanın da zombisi olmaktan koruyacaktır elbet : ) (walking dead çok fena etkiye almış, zaten balığım/akrebim meylim var böyle şi’lere:))

bir kahve alayım sert mi sert, toparlayalım kaçalım, sözün özünü getirip dile, alan alır almayandan bana ne, belki alınacak bişi de yazmıyorumdur, söz kuşu bu sonuçta, ne kadar uçar, nereye kadar ulaşır orası beni aşar, noktalayıp mektubu, bakalım başka işlerimize… sulanacak çok fazla Can var o gül  bahçemde…

Nerede Kalmıştık, evet yine Balık var sahnede, Neptün ile güzel bir açı kuran BU TUTULUM, merhamet, koşuluz vermek ve sevmek gibi duygularımızın gücünü açığa çıkartacak kişi ve olayları önümüze getirecektir, şifalandırdıkça, sardıkça birinin yâresin, deva olmaya vesile oldukça, sevmek sadece sevmek neden niçin olduğunu bilmeden sevmek, sahibi gibi davranmadan, ona yaşam alanı oluşturarak, üstünde hakimiyet kurmadan, seviyorum sen de beni sevmek zorundasın, seni iyileştiriyorum sen de beni iyileştirmek zorundasın demeden, beklentisizliğin rahatlığıyla, balığa yaptığın güzelliklerin karşılığını sadece Hâlik’den umarak güzelleşeceğin durumlar da olacaktır yaşamında. Gölgelerle yüzleştirirken Akrep Tutulumu, Neptün etkisiyle hala insanca kalmayı başarmış erdemlerinin, güzelliklerinin de farkına varmanı sağlıyor, ne mutlu sana…

Bir Aslan Kadını var ve Bir Akrep Erkeği ile beraber, olağanüstü bir sevgi bağı var aralarında, birbirlerine lütuf olmuşlar, çok zor bir dönemdeler, Aslan kadını çoktan kartal olmuş, Akrep erkeği ise Kartallıktan düşüşe geçmiş uzunca süredir, Aslan kadını çekip alıyor o Akrebi ve şimdi sadece sevginin şifasıyla, beklentisizce merhametle ki aşk bir tür kıyamama halidir, ne çok ders veriyorlar bana ne çok, özümde olanı hatırlatıyorlar… gelinlerim siz de anlayın, alının emi… Aşk bir tür kıyamama Halidir!

Kısmı Etki Sahası: Başta Akrep Burcunun ilk dekanında dünyaya gelenler (0-10), daha sonra bu noktalarda kişisel yıldızlara sahip olanlar, köşe evlerine tekabül edenler (1.4.7.10.) daha sonra bilinç bazında hepimiz için yukardaki konular zaten birkaç aydır dönüp duruyordu pikabımızda daha bariz şekilde açığa çıkacaktır. Seçimler ne olur, ne kadarını hayra çevirir nasıl çevirir de kendimize zulm etmekten artık vazgeçeriz bilemem. “Ben ne biliiim yha, yandex miyim…: ) “

Velhâsılı kelam; sözün özü, yaşamak için ölmek sırası bizde derdi bir güzel adam, ölmeden doğamayız, içimizdeki gölgelerle yüzleşmeden, korkularımızın üzerine gitmeden huzurlu olamayız, helalleşmeden vicdani rahatlığa kavuşamayız, gurur ve kibiri alt etmeden, kendimizde var olan doğuştan hepimizin özüne eklenmiş güzellikleri açığa çıkaramayız, bilmem belki sana bunlar şu mekanik dünyada, herşeyin somut olarak ölçüldüğü şu ruhunu yitirmiş zaman aralığında masal gibi geliyor, anlatamıyorum görmen lazım, yaşaman lazım :) Akrep doğum/ölüm ise, yeniden doğmak ise, krizler ve fırsatlar ise, derin acıların bilgeleştirdiği, dayanıklı, güçlü, dürüst, iradeli yapılar demek ise, objektif bir şekilde nefsini ele alıp sen busun işte, ama seni ıslah edeceğim deyip sabır ve savaş ise, o gücünü önce iç alemindeki inşaata yönlendirirse Kartal olmak ise, hadi bakalım, yaşamak için ölmek sırası bizde…Çık artık Arâf’ından, bu da oluversin bir vesile…

Beklenti içinde olmadan vermeleri, sahibi gibi daraltmadan esir almadan yalnız ve yalnızca O’nun rızası için sevmeleri, o karanlık koridorunda, nefsinin dört koldan üzerine geldiği o yolda, hırslarından, tutkularından, olurdu, olmazdılarından sıyrılıp, büyükçe bir yangının akabinde yeniden kendinden kendini doğurmanı diliyorum tüm kalbimle…

Sevgimle kalın emi

Elif Hece Öztürk

22 Ekim 2014 – Uzun İnce Bir Yoldan


astrolojistik@gmail.com

 

“Þarkılar seni söyler,  ah! dillerde nağme adın, aşk gibi sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın”(oldu mu? Olduysa olmuştur:) ötesini berisini karıştırma Adamım! )


(11) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Metanet
evet araftayim - Yazini okumadan bir kac saat once kendimi arafta hissettigimi dile getirmidtim.gercekten ogle hissediyorim.yaziniz halimi temamiyle acikladi.eline saglik.ureyine saglik.
emilime cevap yazsan cok sevinirim belki sinirdan cikarim
25 Ekim 2014, Cumartesi, 01:31



Gönderen: nev'in yýldýrým
ELİFİM - Serçe idim kartal oldum ...çok çok büyüdük bitmedi büyümeler...bakalım bakalım..Yüreğin ne güzel aktarmış kelimeleri.öptüm güzel ruhunun sevgi kokan köşesinden
24 Ekim 2014, Cuma, 19:40



Gönderen: paragraf
oku - okuma zorluğu çekiyordum, chrome'un sağ üst köşesinde üç çizgiye basıp yakınlaştırı %150 yaparsanız okuması kolaylaşıyor. kusuruma bakmayın.
24 Ekim 2014, Cuma, 11:13



Gönderen: özlem
selam olsun ! - Bir Yılın Son Günleri / Murathan Mungan

I.

Bir yıl daha bitiyor
İşte bu kadar duru,bu kadar yalın
Bu kadar el değmemiş
Sıradan bir gerçeği daha
kolları bağlı hayatımızın
Bu şiire nasıl dahil edilebilir bir yılın son günleri
Her sonda,her başlangıçta ve her defasında
Alır gibi başkasını karşımıza
Perdeler çekip,ışıklar söndürüp
oturup yatağın içinde bir başımıza
Sorgulamak kendimizi
Öğrenmek ikimizin anadilini,ikinci belleğimizi
Öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini
Bu aynanın dehlizlerinde gezinirken görürüz
Karanlık günlerimizin kenar süslerini

Biterken yılın son günleri
Biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini
Gençlik ikindilerini
Kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri.


II.

Bir yıl daha bitiyor
Düşlerim ,tasalarım,yarım kalmış onca şey
Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden
Bana mı öyle geliyor
Yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman
İnsan yaşlanırken?


III.
Kırdım mı incittim mi birilerini?
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Dağınık yatağım,mutsuz yatağım
Çoğalttım mı eksiklerimi?
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Ödünç aldığım kitapları geri verdim mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
Ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Hançer kıvamındaki o karamizah tadını
Þimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım Yavuz'a
Sonra köşe başından bir demet çiçek alıp öyle başlamalıyım
akşama
Yeni bir yıla
Ama nedense herşeyin tadı dağılıyor ağzımda
Bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında
Aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta


IV.

Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Bırakılmış mektuplar
Ve yurdumun her karış toprağında tefrika edilen karanlık
Ey hayatıma girenler ve çıkanlar
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey

O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır bir ermiş dinginliği havalandırıyor dizelerime
açılan pencereleri,
Durup bakıyorum akşam sularında zaman kavramlarına,
Zamanı düşünüyorum;koyuluyorum
Anlamını yitiriyor "şimdiki zaman"ın boşyüceliği,tarihin unutkan
sayfalarındaki mürekkep lekeleri
İşimin başına dönüyorum içimde ıssız bir gönül erinci

Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
"içtenliğin" yada "dünya görüşünün" kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum.


V.

Sabahları açık penceremin soluduğu kent
Nabzında yüzyılın dağınık sancısı
Dumanı üzerinde tüten yıkıntılar
Hangi anlamı kuşanabilir şimdi yeni bir yıl
Umutsuzluk sözlüğünden karşılıklar aranırken hayata
Hangi söküğünü dikebilir bu yaralı kuşak
Hangi yüreğe öğretilebilir unutmak!


Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
24 Ekim 2014, Cuma, 08:58



Gönderen: çiler ceylan yüce
karahisar kalesının gelini)) - bir aslan kadını var 1 agustos dogumlu ve bırde 0 derecede 1 kasımda dogan akrep erkegi..kadın sen benım bu dünyadaki şemsimsin der hep erkege..sınavımsın..sınayan,sabrı ögreten,acıtan onu kartala adeta ceviren..ve kadın hep bilir bu lütfun ne oldugunu bu dünyadaki sınavının kalbındeki sevgının tek sevgıye dönusdurdugune vesıle oldugunu..askın karsılıksız beslendıgınıde..görmesede,bilmesede,,artık onu..erkek kalbıne saplanan nedenını bılmedıgı bır acıyla hasretle cıkar gelır bazen daldıgı dünya işleriyle bogusurken...nefessız kalmıs gibi..kadının en zor hallerınde aralarında hala adlandırıamadıkları o bag vasıtasıyla..sanki bilir gibi..kadın ;sadece izler..sadece bekler..sabırla..merhametle..diyar diyar gezer..aslnda asıl gönlündeki askı aramak için..yınede bekler,bekledikce olgunlasır bılmedıklerını ögrenir.evet ask bir kıyamama halıdır bunda ögrenir..uzun yıllar sonra kadın su gunlerde karar verir...artık evet artık bu arafdan cıkmalı,,,gönlündeki külleri göge artık savurmayı bilmeli.. kartalı salıvermeli göklere..oda yükseklerde ucmayı ögrenmeli..
üzüm gözlü ;hikayene cevap bi hıkaye sen bilir ve anlarsın ve anladında hep ne demek ıstedıgımı hep gönlumden gecenleri..bakacagız bundan sonra//karanfil bend reng olur//aska düsen deg olur/// isterem basya gele// ah bi gele göresen nerenk olur//Yaaa biz senınle nıye aynı türkülere sevdalıyoruz bilmıyorum//Allaha emanet ol..sevgiler
24 Ekim 2014, Cuma, 02:09



Gönderen: Ahiretligin
Tutulma - Canım balım hecem ucurdugun kuşlar yine ulaşdılar yerlerine,12. Evim akrep esimin 4. Evi akrep bide annem bizde oda tam bir balık, karışıgiz herkes kendi aleminde ...coook hemde ama bugün ruhumda garip bir sükunet aydınlanma oldu hayırlar olsun inşallah...tebrik ederim bu kadar iyi anlatılırdi...1995 gul kokulu sehirdeydim,yardan ayrı ck mutsuzdum...ahhh ahhhh
Bende de sert kahve var :)))

24 Ekim 2014, Cuma, 00:39



Gönderen: Ýlirya Seven
Arâf'tayken... - Elif'çem dört gün boyunca bir akrep olan abimle beraber,ay burcu akrep olan ben,yükselen akrep olan yengemi konuştuk durduk...dile kolay tam 25 yıldır konuşulmayanlar bittim yani...bu kadar doğru nasıl oluyor anlamıyorum hani istatistiklerin için söylüyorum...ahhh akrepler ahhh...
23 Ekim 2014, Perşembe, 23:40



Gönderen: sen ben bitti BÝZ
araf - sana bu cümleleri yazdıran AÞK'a kurban..
selin
23 Ekim 2014, Perşembe, 23:06



Gönderen: Selin & Ahyed
ARÂF - ...AMİN...
denir ancak..
.NOKTA.
Nokta konmalıdır ki bitsin cümle. Gelsin yeni bir cümle..
23 Ekim 2014, Perşembe, 23:28



Gönderen: serap karauzum
tutulma - gunes burcum balik, ay burcum balik, yukselenim akrep daha ne olsun elif hecemmmmm
23 Ekim 2014, Perşembe, 20:28



Gönderen: serap karauzum
19 sene oncesi - sevgili elifcigimmmmm
24 ekim 1995 yilinda karnim burnumda hamileydim :-) (ne guzel gunlerdi) aksam sabah dogurdum doguracam diye bekliyordum ve cok sukur saglikla sihatle 10 kasim 1995 tarihinde saat 13.05 de 52 cm, 4.100 gr oglumu kucagima aldim. Rabbime binlerce sukurler olsun bana bugunu yasattigi icin.
Simdi 24 ekim 2014 bilmiyorum :-) simdi ne doguracam :-):-):-)
Rabbim hayirlar versin ama 19 senedir biricik oglumla cokkkk maddi manevi sikintilar cektik ama busikintili gunler icinde ben emekliligimi hak ettim son bir yil kaldi (yasdan) kafamizi sokacak bir ev aldik (hala kredisini oduyor olsakta) canim yavrum Odtu ni kazandi rabbime binlerce sukurler sukurler sukurler olsun.
24 ekim 2014 allahim senden birtanecik yavrum, kendim, ailem, butun sevdiklerim ve tum dunya icin once saglik, huzur oglumun adi gibi BARIS bolluk bereket guven ve mutluluk istiyorum :-)

23 Ekim 2014, Perşembe, 20:19