14 Mayýs Akrep Burcunda Dolunay Etkileri; Yer Demir Gök Bakýr 2.Bölüm
  


14 Mayıs Akrep Burcunda Dolunay Etkileri; Yer Demir Gök Bakır 2.Bölüm

Savrulanlar oldu.

Tükeniyorlardı.

Geçmişin hesabını, inandıkları değerlere ihanet ederek soruyorlardı.

Sorunu doğru tespit edebildikleri halde, çözüm adına yaptıkları geçmişe dair ne varsa yok saymak oldu.

Bir gün benim diyebilecekleri bir kişilik yapısını da yitirdiler.

Birçoğu kayboldular.

Þehirlerarası otobüste servis yapan genç kız, çok gerçek bir dünyanın kısık sesini temsil ediyordu.

Ben hayatı üniversitede öğrenmedim.

-Tarık Tufan

 

2.Bölümümüzde, 14 Mayıs’ta Akrep Burcunda gerçekleşecek Dolunayın teknik anlatımıyla başlayalım yazımıza. Bu dolunay Boğa ve Akrep aksında gerçekleşecek, Sabit nitelikte, Toprak ve Su unsurunda, Venüs ve Mars’ın idaresinde, maddeleşmiş değerlerimiz ve içimizde soyut halde bulunan maddenin görünen hali dışında, mana itibariyle verdiğimiz anlamlandırdığımız değerlerimiz üzerinde etkin olacaktır. “Maddede takılan manaya gel, esmada takılan müsemmaya gel.”

Sabit burçlarda gerçekleşen ay fazları, yerkürenin kabuğuyla ilgilidir, İstatistiklerle kavilenmiştir. İlmi olarak Dünya hayatı Boğa, Ahiret yurdu asıl vatan ise Akrep ile sırlanmıştır. Yerin yüzü ile yerin altı arasında bu burçlar köprü vazifesi görürler. Boğa’da tohumla başlayan yaşam, Akrepte ulaşacağı en üst sınıra gelir, Boğa’da ergenlikten olgunluğa adım atış, Akrep’te olgunluktan ihtiyarlığa geçiş. Birinde doğum vardır, diğerinde ölüm, birinde birşeye başlamanın heyecanı, kök salma, temel atma töreni vardır, diğerinde birşeyin sonu, cenaze merasimi vardır. Doğum ve Ölümü, Dünya hayatı ve Ölümden sonraki yaşamı hatırlatma görevini üstlenmiş iki burç. Boğa’da biriktirmek, Akrep’te mirasa dönüştürmek…

Dolunayın gerçekleştiği Akrep Burcu, yer altını, karanlık yerleri, mezarlıkları, ölüleri, bilmediğimiz âlemleri ve bu âlemlere ait olan varlıkları, cezaevleri, kapalı ve mutsuzluk veren mekânları,  madenleri, terk edilmiş viran yerleri, sırları, yatak odamızı, korkularımızı, derin takıntılarımızı, o başak burcunda hafif olan, Akrep’te artan vesveselerimizi, henüz olmamışların derdini, olmuşların kabullenilmeyişini, kontrol etme, baskı altına alma, duygusal olarak bağımlılık yaratma, sadist duygular ve kendimizi tükettiğimiz saplantılı duyguları yönetir.

Olumlu yönüyle hani şu Kartal olma yolculuğunda vardığı son nokta ile sadık, karizmatik, ketum, ilkeli, adil, cesur, korkusuyla yüzleşen ve yüzleştiren, acıtarak şifalandıran,  dolaylı anlatımlarıyla kişileri uyandıran, hizaya getiren, sıfırdan başlayabilen, sabırlı, dikkatli, iyi bir stratejist ve ileri görüşe sahip olan, sezgileri kuvvetli olan bir karakter verir. Vücudumuzda, üreme organımız, dolaşım sistemimiz, kanla ilgili olan konular Akrep burcu alanına denk düşer. Yöneticisi Klasik astrolojide Mars, Modern Astrolojide aynen kendi doğasına uygun düşen, varlığı bir inkâr edilen bir onay gören, bir görünen bir yok olan, insanoğlunun şimdilik uzayda ulaştığı en uzak son gezegen/ya da değil başka bir şey olan karanlık ve gizemini hala koruyan Plüton’dur. Akrep’in metali, yöneticisi Mars’tan dolayı, Dünyanın manyetik alanında etkin olan Demir’dir.

Bu dolunay ile 12 Mayıs’ta başlayan ve 22 Mayısa kadar etkin olacak konu başlıkları yukarıda değindiğim özelliklerinden, hızlı bir gündem oluşturacaktır. Akrep Dolunayı, yerküre için dramatik bir dolunaydır. Yerkabuğu, madenler, kapalı mekânlar, hapishaneler, ilişkilere ait dramatik olaylar, sırların afişe olması, gizlenenlerin utancı, istesek de, istemesek de en derinimizde üzerini örttüğümüz korkularımızın su yüzeyine çıkmasına neden olabilir.

Ay burada dramatikleştirecektir duyguları, hatta acıtmak isteyeceğiz canımızı, kendimizi yıpratırcasına derin duygular denizine çekecektir bir süre. Kıskançlık, intikam alma yoluna gitme, cezalandırma gibi duygular şahlanacaktır. Çaresizlik hissi artacaktır, bir medet diyeceğimiz ne çok şey gelecektir aklımıza öyle. Yanlış işlerde yapacağız belki, Allah dışında yardımcılar arayacağız kendimize,  Akrep için kendini güvende hissetmek, garantide olmak çok önemlidir, ay ise bu önemi daha çok vurgulayan düşüncelerin üretim merkezidir, yaşam standartımız, güvenliğimiz, kendimizi sallantıda emniyetsiz hissetmemiz bu dönem daha çok düşündürecektir. Bu düşünce çok fazla derine giderse elbette ortaya kaotik duygular içinde kalmış şaşkın bireyleri ortaya çıkaracaktır. Ve şimdi bizim yapmamız gereken şu dönemde, teslimiyet içinde olmak değil de nedir? “Beni bana bırakma, beni nefsimin eline bırakma" Yüzleşmelerimziden gereken dersi alıp hemen oradan uzaklaşmak iyi değil midir? Ölüm son değil, her bitiş bir başlangıç değil midir? Acımızı, kayıplarımızın hüznünü, olmamışlarımızın derdini, hatalarımızdan ileri gelen şuan ki halimizin üzüntüsünü doya doya kısacık bi anda yaşayıp yeniden çiçeğe durmak hiç de zor değil ki…

(polyanna henüz sana son mektubumu yazmadım, simerenya’dan imzasız bir mektubu bekle :)

Ve şimdi Dolunay’ın diğer ucunda yer alan Boğa’nın yöneticisi Venüs’e uğrayalım, Yer Demir, Gök BAKIR demiştik hani, bunu kısmen açıklayalım. Gökyüzünde şuanda Venüs ve Mars zıt bakışta, Venüs zararlı olduğu Koç Burcunda, Mars zararlı olduğu Terazi burcunda, her ikisi zıttı olduğu burçların konağında birbirlerini karşılıklı ağırlama içindeler. (Venüs ve Mars Güneş’ten durağanlaştığı dönemler dışında, fazla uzaklaşmazlar.) Venüs’ün metali Bakır, Mars’ın metali Demir, İlişkilere ait elektrikli bir dönemin ifadesi, evlilik, ortaklık içeren konular, ortak sahip olunan emtialar, huzursuzluk üreten bilinçler, huzursuzluğu kendine çekenler, elektrik çarpmış gibi bir anda cereyan eden olayların şokları. Venüs, insanı bireyselliğe, kendini düşünmeye, alışılmadık hareketlere ve toplum normlarının dışında işlere meylettirmeye yükümlü Uranüs ile el ele vermiş, yani Venüs’e özgü hem özel ilişkiler, evlilikler hem de diğer yönüyle, dünyalık olan maddelerle ilgili bencillik etmek, özgürleşme isteği, bunlar için ani davranışlar sergileme gibi kapıları açacaktır. Mars’ın da karşıdan verdiği enerji ile evlilikler için zor bir dolunay dönemi sanırım. Kim bilir kimlere, kim bilir kimler için.

Ve bu dolunay çaresizlik duygularını artırır demiştik, yer demir gök bakır hani, hangi kapıyı çalsa kapalı, nereye gitse sert bir duvar, oradan oraya bir çırpınış bir medet, bir yardım isteme hali, imdat çağırısı, işte bu hallerden sıyrılmanın da çaresi, Ay ve Satürn Akrep Burcunda kavuşumda, Balık Burcundaki Þiron ve Yengeç burcundaki Jüpiter ile Büyük su üçgeni ilişkisine girmiş.  Bu ne demek, Þiron manen iyileşme, Jüpiter ahlak erdemler, din, inanç, Satürn disiplin, sorumluluk duygusu, tartma ölçme biçme ve Ay’ın da düşüşte olduğu Akrep etkilerinden çıkış için açılan bir pencere. Kısaca;

" fe firrû ilâllâhi innî lekum minhu nezîrun mubîn." Zariyat/50

Evet, manevi yönden kendini besle, seni Yaratana firar et, ona sığın, ondan yardım bekle, Yaşadığın olaylara şimdi farklı bir pencereden bak, demiştik ki, her kriz, her hatanın sızlayışı ve her hüzün, her yanılışın verdiği ıstırap, insanı kara geçiren bir nimettir, Sıçra yerinden, ayağa kalk, kıyama dur ve çarelerin varlığını gör, vesilelerini gör, şükrünü artır, kendini toparla ve manaya dön. Yani; yaşadığımız her dünya halinin özeti, madde madde çaresiyle Kur’an-ı Kerim’de korkma lütfen yaklaş temizce ve Ok’umaya başla, göreceksin, anlayacaksın, konuşacak O Kitap içinde var olan kendine özgü lisan ile ve anlayacaksın ne demek istediğini, göreceksin çarelerini, bulacaksın devanı ve genişleyecek o daralan göğüs kafesin içine sığdıracaksın KÂİNATI.

Ve kısa bir not: Zülkarynen kıssasında; “Bana demir kütleleri getirin. İki ucu denkleştirdiği vakit: "Körükleyin!" dedi. Demiri bir ateş haline getirince: "Getirin bana üzerine erimiş bakır/demir dökeyim!" dedi.” (18/Kehf/96), yecüc-mecüc fitne yayan varlıklardı, bunların engellenmesi için yardım talep eden kavme, Hz.Zülkarynen Kitabımızda anlatıldığı üzere yardım etti. Demir ve Bakır ile bunu yaptı. Bakır elektrik iletkenidir. Venüs ve Mars’ın metalleri olan bu iki metalin, Uranüs gibi elektrikli bir gezegenle yakınlığı, hem yerküremiz için hem de biz insanların yaşamlarını şekillendiren düşünceleri için, şerli sıkıntılı, üzüntülü olayları çağrıştırmakta. Kabul edin ya da etmeyin, astroloji diye sağda solda okuduğunuz burcunuza göre parfümden, tatilden daha üst versiyonda bir ilim bu ve hayır kadar şerre de kullanılabilen bir ilim.  En doğrusunu Allah Bilir. Fitnelerin en üst skalasından geçiyoruz, İmtihan edilmeden ben İnsanım, oldum denmeyeceğine göre, her birimiz adına sıkı imtihanlara hazırlıklı olmalıyız.

Tedbir imanın gereğidir, sonra tevekkül gelir, o şunu yaptı bu bunu yaptı, ben de yapacağım, ben de yaparımla olmuyor, her nefs kendisinden sorumludur hesabı her nefsin kendinedir, sıkı tutunalım emi. Dünya yaşamında bilimsel olarak lanse edilen geri planda maalesef iblise uşaklık eden kölesi olmuş yığınlarca insanın yapmaya çalıştığı, ölçüyü kaçırdığı, dengeyi alt üst ettiği, manyetik alanlarla oynadığı, hani şu acele ettikleri kıyameti getirmek için her türlü şeytani oyunu oynadığı günümüzde sıkı tutunalım emi.

İnsan öldürmek bir anlık, hırsızlık bir anlık, tecavüz bir anlık, şiddet bir anlık, ihanet, zina bir anlık, iftira bir anlık, intihar bir anlık, yıldızlardan geliyor ise etkiler düşüncelere, yıldızların da yaratıcısı olan ve yıldızları emrine boyun eğdirenin yakınlığı, yıldızların verdiği etkilerin çok çok yücesinde.  Kehf suresinde geçen Hz.Zülkarynen kıssası için tefekküre davet ediyorum.  Yer Demir Gök Bakır ifadesi için, tam bu dönemi kapsayan bu konuda ilmi olarak ifade etmek istediğim, şöyle doya doya savurmak istediğim pek çok tefekkür notlarım var lakin yerim dar :)

Sözü daha fazla uzatmayalım, yeterince uzadı, satır aralarından, bir paragraftan, bir kısa sözden, bir anahtar kelimeden,  umarım okuyanlarda, bu yazıyı yazan bendeniz de payımıza düşeni idrak ederiz. İnsan nefsinin haritası doğum anında doğduğu gökyüzündeki ilk fotoğraftadır. Bu fotoğraf çerçevesini seçmek ise kısmen bizim seçimimize bağlıdır. Güzel yollarda yürüyelim, güzel insanlarla dost olalım, güzel işlere imza atalım. O fotoğrafı güllerle çerçeveleyelim, bu dünyayı terk etme müjdesi geldiğinde, gül kokusuyla uğurlanalım…

 

 

Sevgimle kalın emi

Elif Hece Öztürk

13 Mayıs 2014- Isparta İmarethanesi

  astrolojistik@gmail.com

 


(10) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Selin
..AMİN.. - Amin..Cümlemiz için..Amin..
16 Mayıs 2014, Cuma, 08:20



Gönderen: filiz
14 Mayis dolunay - Elif Hanim,
Yazinizi okudum emeginize saglik.
Yolumuza isik tuttunuz.
Hayirlara vesile Olsun
15 Mayıs 2014, Perşembe, 01:16



Gönderen: Ahiretligin
Soma - Canımın ici elifim hem okudum hem ağladım okurken emegine saglık,Allahım korusun herkesi kötülerden şerden...Allah herkesin gönlüne göre versin ama ck kotu var be hecem...yarabbim sana sığınırım...guzel sehrim ağlıyor kac anne ,kac cocuk ,kac es ağlıyor daha doğmamış kimbilir kac cocuk kalacak yetim...Allah rahmet eylesin,herkese sabır yarabbim :((
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 23:51



Gönderen: ceylan yüce
yine kendime getirdin elifim.. - ay akrepde biri olarak dedıklerının hepsini su dönemde yasamaya basladım elifim..ben ben degıldım sanki kac gundur..nefsim ustun geldi bazı olaylara..okuyunca anladımki bana kızıyorsun..ceylan ablam kendıne gel diyorsun adeta kendımden utandım..ne olur hep yaz ısık ol..ilminin katlarını maşallah dahada arttırmıssın hayranlıgım sana ve yazılarına hep olacak..inşallah vesıle olacak bazı seylere okudukca okumayı bitmesinı ıstemedıgım yazın..

14 Mayıs 2014, Çarşamba, 23:10



Gönderen: Meral
RİCA - ELİF HANIM, LÜTFEN MAİLİME DÖNER MİSİNİZ?
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 19:52



Gönderen: isimsiz
kanım dondu - kanım dondu
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 18:47



Gönderen: Selim
Yer Demir Gök Bakır - Elif Hanım bu nasıl bir ilimdir, şaşkınlık içinde kaldım. Astrolojiyle madem bunları öngörmek bu kadar mümkün, yazınızda tedbir iman gereği demişsiniz, madem tedbir almak mümkün, peki sizin gibi bu ilmin hakiki sahipleri neden sesini yükseltmez, neden böyle kıyıda köşede kalmayı tercih eder. Madem vesile diyorsunuz, neden insan canlarının tedbirine vesile olmazsınız. İlminizin önünde şapkamı çıkartıyor, sizi selamlıyorum.Soma'da kaybettiğimiz canlara rahmetle, kalanlara sabır diliyorum. Size mail gönderdim, geri dönerseniz sevinirim. İyi Günler Selim B.
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 14:36



Gönderen: özlem kýlýç
teşekkür - payımıza düşeni aldık. Allah sizden razı olsun.Güzel yollarda buluşmak üzere.Yolumuz açık olsun
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 09:35



Gönderen: zeynep
slm - ben merak ediyorum..akrep daha da merklandırıyor.peki harita baktırmak caiz midir?bakıyor musunz?
14 Mayıs 2014, Çarşamba, 01:04



Gönderen: bir garip yolcu
fitnelerin içinde açan gül - Güzel kızım, Elifimiz, yine gözlerinin nurunu dökmüşsün, okurken o nur bizlere de ulaştı. Allah c.c. senden razı olsun. İstifade ettik, nasibimizi aldık. Öpüyorum gözlerinden.

Yolcu
13 Mayıs 2014, Salı, 22:28