1 Ocak 2014 Oðlak Burcu Yeni Ay Etkileri- Amentü Gemisi
  


1 Ocak 2014 Oğlak Burcu Yeni Ay Etkileri- Amentü Gemisi

Maestro Pluto

“yazsak defterlere sığar mıydı
şah açmazında vezirin ölümcül tutkusunu
yerine göre piyon da bir tufandır
içinde hep bir vezir sürekli mahzun…” İlhami Çiçek

1 Ocak 2014 tarihinde, TSİ 13:14’ de, zaman nehrinde, insan için yeni bir tarihe geçiş yaptığımız günde, Sabır ve Hırs, Zirve ve Tırmanış hikâyelerinin başkahramanlarından Oğlak Burcunda, Toprak unsurunda, Öncü nitelikte, jenerasyon gezegenlerinin en bilinmeyeni, en uzağı, Satürn ötesi gezegenlerin ve insanlığın keşfettiği en uzak mesafede yer alan, sessiz sessiz görevini ifa eden, olurken değil, olduktan sonra işte ben buradayım, bunu ben yaptım, bu benim görevim diyen, (astronomi dünyası tarafından bir kabul edilen bir reddedilen),bir var olan, bir yok olan Pluto’nun maestroluğunda, yine güçlü bir gezegen kümeleşmesiyle (stelyum) “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünün güçlü yansımasıyla, Oğlak 10 °57’ evet bir YENİ AY doğuruyor gökyüzü.

Þahlar, vezirler, atlar, filler, piyonlar ve hepimizin kalesi, yapısı, iç ve dış dünyasına ilişkin, “ ÞAH-MAT “dönemi başlıyor. Bir oyun ve eğlence panayırına döndürdüğümüz, maalesef oyunun, insanın faydasına ve huzuruna vesile olan kurallarını kendi nefsimizle çiğnediğimiz, oyuncudan soytarıya evirildiğimiz, bir bulaşıcı hastalık gibi hızla aşağılıkların en aşağısına düştüğümüz ve bu düşüşten büyük bir zevk aldığımız, haz duyduğumuz dünyamızda, “İNSAN sen beceremedin yine, becerenler de var lakin beceremeyenler geçin bir kenara hele, becerenler gelin hele siz bi' bu tarafa, alın kurun yeniden oyunu, kurun hadi yeniden dünyayı” diyen bir ses ile dünyanın 2025’e kadar temizlenme döneminde, evet şimdi hesap-kitap zamanı.

Kimimiz hissetmeyecek, kimimiz için sert esecek, kimimiz ektiklerini biçecek, kimimiz anladım hata bendeymiş diyecek tövbe edecek, kimimiz azgınlığında zirvede bir mazlumun zalimi olacak, kimimiz bir mazlumun İsa’sı olacak. Kimimiz çoktan çözdü HAYATIN ÞİFRELERİNİ şimdi huzurun kollarında, hani yazarım bazen, “ONLARI ATEÞİN İÇİNDE YANIYOR ZANNETME, ONLAR Kİ, SERİN BİR SUDA, HALİS BİR İMANIN GÜCÜYLE, AÞK İLE SONSUZLUÐUN HUZURUNDA”  (EDEBİYATINDA DEÐİLİZ AYNEN ÖYLE!). Evet bu zamanda burada bu dünyada olan bu zaman havuzunu doldurmada katkısı bulunan bizler için işte şimdi asıl “YÜZLEÞME” YÖNELME” HASILAT” İLAHİ KUDRETİN NİSYANA SÜRÜKLENENLERE KENDİNİ HATIRLATMASI” başlıyor.  (ne diyor bu deme! Düşün bakalım bi' zorla o güzel beynini, ÇUVALDIZI HER ZAMAN, ÖNCE KENDİNE BATIRANLARA SELAM! ONLAR ÇOKTAN ERDİ SIRRINA). 2008’den bu yana anlayanlar, farkına varanlar için başlamıştı, provaları yaşadık son 5 sene, maestro Pluto’nun bageti eline almasıyla işte şimdi Çok Sesli Dünya Senfonisi başladı.

İnsana, sırat-mizan-hesap-edep-ahlak, denilince zannediyor ki, bunlar alelade kavramlar, özgürlüklerine vurulan pranga, işte SIRAT işte MİZAN, işte HESAP, bak bak gör tam tamına burada! Sebepler Dairesi, Felek Çemberi, Zamanın kutsal döngüsü, inerken insanlara yağmur gibi gökten sebepler, nasipler, bu yıldızların kendilerine verilen emirce her dönüşte onlar dahi kendilerine özel bir melodi çıkartarak Âlemlerin Rabbini zikrederken, bu yüzden birbirine çarpmadan o zikirle ahenkle işlerini ifa ederken, e işte İnsan, yıldızlar kadar olamayan İnsan, Rabbinin tarihler boyunca gönderdiği nebilere uyarılara, aman bu ne, hepsi birbirinden kopya çekmiş diyen insan, bunlar eskilerin uydurması çağ değişti diyen insan, bak Sırat da, Hesap da, Mizan da buradaymış, varmış değil mi? Mahşeri kalabalıkta alınlarımızı kara çıkarma Ya Rabbi diye dua eden gönüller, bu dünyada, eş zamanlı bir anda insan, mahşeri kalabalıklar içinde rezil rüsva olabiliyor, alnında kocaman bir leke ile ortada nasıl da kalıyor öyle… Vicdan tutukluyor, hesabıyla başbaşa kalıyor… Ve mutlaka her canlı ölmeden evvel aslı ne ise ona Rücu ediyor-muş değil mi?

“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.”N.F.K

 

Yıldız bahanelerine geçmeden evvel, aç şimdi gönlünü OKU! Aşağıdaki ayetleri (kısmen tefsir), devam edelim yine olduğumuz yerce. (ayetsiz düşünemiyorum, çalışmıyor beyin sistemim bir âlim değilim ama cahil de değilim, ayetleri karıştırmak değil derdim, ne kadar Müslümanım aman aman haşa değil ki ELHAMDÜLİLLAH ÞAHSİYETLİYİM,  çocukken de böyle idim ayetlerle konuşurdum şimdi de, hani bazen günahıma giriyorsun bana da yazıyorsun ya, ayetler de neyin nesi, sen sadece astroloji yaz diyorsun ya,(ben astrolog değilim!) günahlarımı alıyor kendine buğz oluyor, kalbine fesat yerleştiriyorsun ya, güzel kardeşim, beni de ta buradan yazmaya mecbur bırakıyorsun ya, Yapma! Kendine kötülük yapma! Ben buyum! )

Þu dünya hayatı (en sefil yaşam - esfeli sâfîliyn) bir eğlence (kendini avutarak keyifle oyalanma) ve bir oyundan (kurallarına göre oynanan senaryo) başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek vatana gelince; işte asıl bilinçlilik - yaşam yurdu odur. Kavrayabilselerdi. –Ankebut-64

Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışırsanız, günahlardan arınır, azaptan korunursanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah size mükâfatınızı verir. Sizden, mallarınızı tamamen sarf etmenizi istemez. Muhammed -36

Dünya hayatı yalnızca oyun ve eğlenceden ibarettir. Âhiret, ebedî yurt ise, Allah’a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanarak bu hakikatı kavramayacak mısınız? En’âm-32

Biliniz ki, dünya hayatı, ancak bir oyun, eğlence, bir süs, bir ihtişam ve aranızda övünme vesilesi ve çok mal ve evlât sahibi olma yarışından, isteğinden ibarettir. Tıpkı, bitirdiği ekinleri çiftçinin hoşuna giden, toprağı suya doyuran yağmura benzer. Sonra o ekinler coşar, gürleşir. Daha sonra onların sapsarı olduğunu görürsün. Sonra onlar tarlada çerçöp haline gelir. Âhirette, ebedî yurtta da dehşetli bir azap vardır. Allah tarafından bağışlanma, O’nun rızası ve rızasına ulaşma mertebesi de vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir zevkten ibarettir. Hadid-20

Hepsini birbirine bağlayan ayet; (oyun-eğlence-oyalanma ama bunun içinde yaratılmamış bir kâinat? Oyuna çeviren kim?)

Elbette Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Enbiya-16


“bu ne amentü gemisiydi ki yürümezdi
vav'lar soluya soluya kürek çekti
Hz. Ali'nin yüreği titredi
"yâ Hak" okunu gerdi
"yâ Hak" oku varıp yüreği deldi
"âh mine'l aşk" dedi
gözlerinden yaşlar indi
vardı geminin altına erişti
amentü gemisi yürüdü gitti…”(Tonguç Yaşar-Sezer Tansuğ)

 

12 konağı olan her bir konağın işlevi birbirinden farklı olan ama bir bütünlük adına hepsinin birbirine bağlı olduğu, biri görevini eksik yapsa, zaman kaybına ve zorluğa neden olan, her bir konağın bir de karanlıkta kalan gizli bir köşesi, dağınık bir dolabı olan felek çemberinde (Zodyak-burçlar kuşağı), konak yapısıyla alt tarafı balık kuyruğu, gövde ve başı keçi şeklinde olan Oğlak burcu, inşaat, yapılanma, düzen, büyük ve köklü uzun yıllara yayılan kurumlar, yasalar ve sınırların, sorumluluğunu üstlenir. Bu Yeni Ay ve daha evvel geçen(son 4 sene) Oğlak burcundaki Yeni Ay-Dolunay-Tutulumların hayatımızda nasıl tezahür ettiğini dünya gündemi ve bireysel olarak daha net anlamış olduk. Oğlak ciddiyet, sabır ve sorumluluk ister, lay loy lom olan, dengesinde olmayan, niyette bozukluk olan herşey oğlak alanında gerçekleşen ay fazları, transitlerle insanı- yönetimleri-ülkeleri uğraştırmaya başlar. Bazen düzen sağlamdır, ciddiyet vardır, herkes sorumluluğunun farkındadır, işte böyle bir durumda sarsılıyor ise ülkeler yönetimler insanlar bu da imtihandır, imtihanın bahanesidir. Yani imtihan sen kötüsün diye gelmez başına, eminsen kendinden, gelen imtihan nimete dönüşür ki bunu da yaşamışsındır, anlamışsındır sen : )

Ay fazları düşünce sistemimizde ve dış dünyamızda sebepler itibariyle, her burç kişisini etkiler, oğlakta gerçekleşiyor aman aman oğlaklar sadece değil, küçük âlem olan insanın 12 konaklı âleminde oğlak alanı hangi yaşam sahnesine isabet buyurdu ise o alanda seni de etkiler. 360 meleke ile donanmış insan vücudunda, hangi melekesini çalıştırdı ise var ise yanlışa kullandığı, nefsini melekesine karıştırıp arızalandırdığı sıkıntıya, yok ise hayrına çalışmaya devam eder. Hepimiz arızalı, defoluyuz, ilk doğduğumuz an gibi değiliz hiçbirimiz, herbirimizin farklı farklı arızaları mevcut, arızalarımız için tedavi bakım gerekir, işte bu etkilerde, var ise Oğlak alanında bir arıza, görebilirsen, farkına varabilirsen düzeltmek ve yeniden düzenlemek adına bahanendir. Ne güzel bir sistem, nasıl da hayretlik ve hayranlık… Merhamet denilen kuvve ne kadar güçlü böyle, insanın kendisine kendi eliyle ettiğini kimseler edemez, nasıl da büyük bir merhamet böyle, kendi elinle ettiklerin kendine verdiğin zarar ve kendine açtığın yaralar için, nasıl da güzel bir tedavi biçimi böyle… Seni mahcup etmeden, rezil rüsva olmadan, kullar içinde utandırmadan, hani bir şans daha dercesine ne güzel bir hatırlatma biçimi böyle. Aklımda, unutmadım! Diyebilir miyiz? Birinin ibretlik hikâyesi bizim için bir uyandırma, anlayabildik mi?

 

 

Bir erkek / kadının en güvendiği dostu, arkadaşı eşi olmalıdır, insan uykuda savunmasızdır ve huzur, emniyet hissi içinde başımızı yastığa koyup uyuduğumuz kişi eşlerimizdir, (anamız/babamız, kardeşlerimiz). İnsan her kişinin yanında başını yastığa koyup uyuyamaz, Eşler evvela birbirinin dostu olmalıdır, birbirilerinin sözlerini dikkate almalı, eleştiriler var ise kulak kesilmeli dinlemeli ve buna uygun davranmaya gayret etmeli, zira insana en doğruyu dostu söyler ve dost insanın aynası olur. Acı da söylese kaale almalıdır hemen kükremeden bir kendini yoklamalıdır. Eşler birbirlerinin hem öğretmeni hem d öğrencisidir, öğrenci olmaktan yüksünmemeli, öğretmenlikte ise öğrenciye kapasitesince yaklaşmalı, anlatmalı, bilmediğini ve olması gerekeni, uygun cümleler, tatlı bir dil ile anlatmalıdır. Eşler yuvanın salahiyeti açısından, en önce birbirlerini kollamalı, madden ve manen en evvela birbirlerinin geçimini düşünmelidir. Evlilik salt yatak arkadaşlığı değil, olmamalıdır, evlilik sadece akşam gelinen, sabah gidilen bir yapı içinde olmamalıdır, eşler birbirine amiyane tabirle odun gibi davranmamalıdır, gönlü hoş edecek, ya bir tatlı latife, ya minik bir buket kır çiçeği, ya da ortak kurulan bir hayal için beraber birbirini satmadan yol arkadaşı olmalıdır. Eşlerin ortak bir hayalleri olmalıdır, bu ya bir Hakk davası olmalı birlikteliği dipdiri tutacak ya da yine bir hayr işi olur, bir hayrat olur, ya da başı sokacak bir ev olur, bunun için ortak çabaları olmalı.

Neden, ne alaka şimdi diyebilirsiniz,  (gerçi eski okurlarım alışık bu duruma a’dan başlayıp z’den çıkmalara, ama neden böyle yaptığımın bilincinde olan sabırlı eski okurlar:)  e bi’ sabırlı olun Oğlak sabır demektir değil mi?

Venüs Oğlak Burcunda Geri harekette ve Mars Terazi Burcunda, 1 Mart itibariyle Terazi Burcunda Mars da geri harekete geçecek. Oğlak ve Terazi açıları, etkileri, transitleri vs. ilişkiler, ortaklık, ekonomik bağlantılar, evlilik konularında çalışır ve de çatışır. Evlilikler, iş ortaklıkları, ilişkiler adına yapılarımızı, düzenimizi gözden geçirme düşüncesi yoğun olacaktır, kimimiz sımsıkı sarılacağız, kimimiz boşanma bahanesi arayacağızdır. Bu düşünceler yoğun olarak geliyor ise yukarıdaki yazıyı oku, gelmiyor ise sen olmuşsun demektir, sıkı tutun : )

Evet, Venüs Oğlak ile devam edelim yine,  21 Aralık 2013 tarihinde, Venüs Oğlak burcunda geri hareketine başladı, en özet haliyle, SABAH YILDIZI olmasıyla Savaşlar, husumetler, tartışmalar, fitneler, AKÞAM YILDIZI olmasıyla sağlam birliktelikler, maddesel konfor, huzur-sevgi-barış ve bereket ve İlişkiler ve Finans dünyası işleriyle görevli olan, yıldız etkilerinde en dünyevi görevlere insanın en zayıf nefs bölgesine tekabül eden Zühre (Venüs), katı, sert kuralları olan, disiplini, hırsı, sabrı, düzeni, mantığı, zorlaya zorlaya yükselişi, tekkeyi bekleyenin içtiği içeceği çorbanın mahiyetini, büyük aile yapısını, topluma kendini lanse etme, finans alanında birikimlerin değerlendirilmiş ve rızkın neye kullanıldığıyla ilgisi olan, hem ilişkiler- ortaklıklar- birlikler hem de finans dünyası, dünyevi maddesel rızklar için, tedbiri olan için relaks, olmayan ve azgınlığında zirvede olan içinse sıkıntılı zamanların tezahürü olarak karşımıza çıkacak gibi.

Venüs Oğlak burcunda 17 Ocakta Sabah Yıldızı olarak doğacak, Ekonomi dünyasında savaşlar, ikili ilişkilerde gerginlikler noktasında tedbir, sağduyu ve sabır. Yani sen rahat ol, rahatsız olan var ise onlar düşünsün sen niye geriliyorsun ki: )sen izle ibretini al sadece.

Bu sene Pluto’nun damgasını vuracağı bir sene, Nisan 2014 de(Uranüs /Pluto karesi) bu damganın mahiyeti iyice kavilenecektir. Bu yeni ay ile harekete geçmiştir, Merkür, Venüs, güneş, ay kavuşumu, Uranüs ve Mars’la kurulan öncü T-Kare, Jüpiter Yengeç ile geniş orbda kurulan Büyük Öncü kare ile yerin altı üzerine geleceğe benzer, bunu her manada düşünmeli, hem yerküre hem de bizlerin oyunları, oyuncakları için. Korku salmak adına değil, hiç işim olmaz, benim işim hatırlatıcılık, hatırlarsın, gelmeden varsa çaban harekete geçersin, eksik olanı tamamlar, fazla gelenini atar, kusurlu olanı düzeltirsin olur biter. Yaradan sadist değil haşa! Kula bela yazmazmış, kul azmayınca! Söz olsun diye değil, düşün iyice hımm diyeceksindir!

Evet, Dünya yeniden bir yapılandırmaya girdi, Balık Burcunda seyreden Neptün(2025) ve Þiron (2018 )her türlü olumsuzlukta, huzursuzlukta orada acil kapıda bekleyen ambulans göreviyle, bu yapılandırmada kimsenin haybeye ayakaltına, gümbürtüye gitmesine izin vermeyecektir, onların görevi de bu,  Neptün dev dalgalarıyla, tsunamiyle, üzerindeki çöpleri dışarı atacak ve birlikte göreceğiz, diplerdeki inciler pırıl pırıl açığa çıkacak. Görevini hakkıyla ifa etmeyen, niyetlerin ve işlerin bozuk olduğu tüm sistemlerin, kişilerin, kurumların, toplulukların yıkımına şahit olacağız. Zindandaki Yusuflar, balık karnındaki Yunuslar, ateşteki İbrahimler, mağaradaki gençler ortaya çıkacaktır.

Þimdi sen hani bireysel yorum diyeceksin : ) Hepimizin doğum anı, parmak izimiz gibi kendimize özeldir, ana temaları yukarıda sıraladım, bak şimdi doğum anı gökyüzü fotoğrafına,  hangi yaşam alanına denk geliyor ise Oğlak Yeni ayı ile oluşan kümeleşme (stelyum), burası senin için gayet net ve açık söylüyorum, 2015 Nisan başına kadar büyük bir inşaat içinde olacak, mimarisini üstlenirsen, çabanı verirsen, düzenlemeye başlarsan emin olasın ki, ben gayet eminim hiç olmadığım kadar, işte bu nokta bu yaşam alanı senin Mükâfatın olacaktır. Alınca mükâfatını, uzatmadan aldım de sadece bekleyeceğim maillerinizi. Geri dönüş yapmasam da çoğu zaman okunuyor bilesiniz!

Ha bu mimariyi üstlenmez, haybeye işlerle vakit geçirsen, hala ve hala körsen, bahaneleri işleyemezsen, burası sorun yumağı haline de dönebilir aklında kalsın emi. Hani diyeceksin aman be Elif, yıldız ilmine ilgi duyan okursa ancak bundan faydalanabilir, hayır, hayır! Bu etkiler nereye ulaşıyor idi, düşüncemize değil mi? Hani derim ya güneşli havada dışarı çıktığında, güneş ısısını herkese veriyordu değil mi? Bu düşünceler herkese ulaşıyor ise, kişinin bilip bilmemesine, okuyup okumasına gerek bile yok, kendini şu dünyada getirdiği şuur ve bilinç ile düşüncesine geleni kendisi işleyecektir, ya hayrına ya şerrine, kendisine bağlı herşey ve Bir şey de Murad edilmiş ise ilim ve bilim çare yok dese de, nice şeyler vardır olan bu da atlanmaya. Herşey de bu yıldız ilmiyle değil, değil mi?

Velhâsılı kelâm: Bu yeni ay hayatlarımız adına yeni bir inşaat sebebi, içimizdeki ve dışımızdaki putları kırma dönemi. Putlaştırdığımız ne varsa hepsini tek tek kırıp yerine bizi Hakka ve Hak olana yakınlaştıran yapılar için çalışma dönemi. Bir şeyi aşırı istemek, bir konuda aşırı inat etmek, bir hatayı hata olduğunu bile bile ısrarla devam ettirmek, bunların her biri puttur, kendi elinle yaptığın, gözünü kör eden, kalbini karartan ki putların kendine faydası yoktur sana mı olacak!

 

Sevgimle Kalın emi

Elif Hece Öztürk

1 Ocak 2014- Isparta

 

*İyiler mutlaka kazanır.* İşin edebiyatı ya da reklamı değil, bu kazanç ki, tüm dünyanın hazineleri bahş edilse yine de o kazancı satın almaya güç yetiremez. İyilik sadece mizacın değil, yaptığın işin de içine girer. Bekle çürükler temizlensin ve sonra, Seyreyle güzel, Kudret-i Mevlâm neler eyler, Cânân”.



(2) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Nalan
Seyreyle Mevlam Neylerse Güzel Eyler. - bu ne amentü gemisiydi ki yürümezdi
vav'lar soluya soluya kürek çekti
Hz. Ali'nin yüreği titredi
"yâ Hak" okunu gerdi
"yâ Hak" oku varıp yüreği deldi
"âh mine'l aşk" dedi
gözlerinden yaşlar indi
vardı geminin altına erişti
amentü gemisi yürüdü gitti…”(Tonguç Yaşar-Sezer Tansuğ)Bu tarihte başlayan Mart'ta M.S gibi bir devir başlayan bir dönem.Ogretmen-Ogrenci,Usta-Cirak.Bi yerde okumuştum ustan kim senin yazıyordu ustamida anladım hep sonradan.Sevdigimin huyuyla huylanmisim buda hep sonradan anladığım.(İsim yazmadım ustam biliyor kendini😊)Ne kadar sukr etsem azdır yaradanima.Kendimi verip bu dönemler yazamamisim ama amentü gemisi denildimi aklıma hep bu makalen gelir.Ellerine emeğine yüreğine sağlık gurban.Masallah sana.İlmine kendine yüreğine her şeyine maşallah.Hep komsun olmak istemisimdir bu dünyada olmasa inşallah esas dünyamızda her daim duamdir.Sevgimle❤️🌹❤️Gül kokulu odalardan gül kokuları gonderenim.
17 Ocak 2018, Çarşamba, 06:04



Gönderen: ceylan çiler yüce
her hataya düsdümde.. - canım elıfm..her hataya düsdügumde yolumu saşırdıgımda yıne sıgındıgım senın lımanın yazıların oluyor..sınavlarımız hoş geldi..neylerse mevlam güzel eyler..unutulmassın asla..
14 Ocak 2014, Salı, 21:38