25 Nisan Akrep Burcu Ay Tutulmasý- Zor Yýllar Yorgun Kuþaklar
  


25 Nisan Akrep Burcu Ay Tutulması- Zor Yıllar Yorgun Kuşaklar

“…acılardan bir türkü düşünce yüreğime
yetmiyor sevda sözleri yaralanmış ömrüme
sığınaklar aramak kederli şarkılarda
biraz daha yitip gitmek yıpranan dostluklarda

uykusuz gecelerde sarıveren kaygılar
kuşkuyla gözlediğin o ölüm dolu sokaklar
eksildi ömrümüzden umut dolu o yıllar
siz miydiniz bizler miydik yorgun düşen kuşaklar

yaralayan sözler sözler gibi, silinmeyen izler izler gibi
birbirini gözler gözler gibi, zor, zor yıllar…” Ö.Z.Livaneli

25 Nisan 2013’de Boğa /Akrep aksında, Akrep Burcunun ilk dekanında, TSİ 23:07'de, 05 ° 45’ de, önce kuruluş haritası itibariyle ülkemizi ve bu ülkenin içinde yaşayan bireyler olarak hepimizi yakından ilgilendirecek güçlü bir parçalı ay tutulması etkisine girmiş bulunmaktayız. 

Güneş ve AY Tutulumları, tarihler boyu insanoğlunun hem yaşadığı çevreye ait koşullarda hem de bireysel olarak kendi yaşamları üzerinde hani şudur benim işte dönüm nokta, hani şudur benim işte kırılma noktam, hani işte budur yeniden doğmam hani işte budur en dibi boyladığım an gibi dediğimiz önemli dönemlere denk gelmiştir. Astroloji ve bebeği Astronomi bilimi dahi, Güneş ve Ay’ın hareketleri gözlemlenerek ilerlemiş, tutulan istatistiklerle bir yere varılmış, gökyüzüyle hani o geldiği yerdeki irtibatıyla insanın yeniden kaynaşması bu tutulumların getirisi olan etkilerle tanışmasıyla başlamış.

Astrolojiye olan ilgimde ilkin Ay’ın evreleri oldu bu denli içine çeken, çevremde dolunayda dünyaya gelen, güneş tutulurken dünyaya gelen pek çok yakınım olduğunu fark ettim, ruhumun çekildiği pek çok insanın dolunay fazında, tutulum anında dünyaya geldiğini gördüm. Bunda Ay Yengeç Kadını olan benim, Ay’a vasf ettiğim önemin ve Ay’ın ne menem bir şey olduğunun evvelden bilincime işlenmiş kayıtlarına ulaşıp, keşfettiğimdeki hayranlığımın etkisi vardı elbette. Güneş ve Ay'ı olumlu görünümde doğanların çoğu insana göre rahat bir dünya yaşamına doğdukları,  deyim yerinde ise sorunsuz, mücadelesiz bir hayatın içinde beyzade, prenses gibi yaşadıkları,  yıldızların seyrine devam eylerken her birimiz gibi imtihanlarla yoklandıkları, denendikleri, acziyeti öğrendikleri, bu süreçte hani sert etki alanların daha kolay aştıklarını, onların ise sorunlara kolayca teslim olduklarını, onu bunu şikâyet ettiklerini,  sorunları sakız gibi sündürdüklerini, yüzlerinde çıkan sivilce için dahi dünyalarını alt üst ettiklerini gördüm.  Genellemedir elbet, benim şahit olduklarım bu noktada asla ölçü değildir. Tutulumlarda ve ay2ın diğer fazlarında dünyaya gelenlerin güçlü, doğuştan bilge, krizlerden sonra yine doğrulan yapılarına her zaman hayran kalmışımdır. Bu yüzdendir ki, haritalarınızdaki sert etkiler adına sakın endişeye kapılmayın, kömür ise onlar bilin ki, özünde elmas cevheri vardır, ona odaklanın, kömürü işleyin, elmasınızı ortaya çıkarın. Doğuştan kendilerine lütfedilen nice elması kömür eden de var elbet.  (ne alaka mı? Alakası var olma mı hiç! Elması hazmedemezsen, ha kömür ha kum. Birkaç defa oku anlayacaksın çipildeğim.)

 

Ay seyrini en kısa sürede tamamlayan göksel etkidir, bir burçtan diğer burca geçişi 2,5 gün sürer. 2.5 günde ne mi değişir, emin olun ay tetikleyendir ve önemli bir noktaya temas ettiğinde o değil 2,5 gün o karar anındaki 2,5 dakika dahi bir insanın tüm yaşamına etki edecek kadar önemli olur.

Akrep Burcu, krizleri, sıkıntıları, derinlerde olanları, kuşkuları, neşteri, dayanıklı olanları, sabrı ve sükûneti, ketumluğu yani, gözleriyle kızıl ötesini, mezarları, gömdüklerimizi, kaybettiklerimizi, kayıplarımızı, dönüşümlerimizi,  suçluluk hissini, psikolojik işkenceyi, bilincin sırlarına vakıf olmayı,  onları işlemeyi, derinlerden alıp, sürüne sürüne yeryüzüne çıkarmayı ve sonra dünyaya miras bırakmayı simgeler. Bu yüzdendir ki, akrep burcunun alanı 8.evdir. 8.ev mirastır, nesillerdir, doğum ve ölümdür, suç ve cezadır, gizemlerdir, sırlardır, kendimize olan düşmanlığımız,  komplekslerimiz, nefsimizin en çetin mücadelesini verdiğimiz alandır. Mezarlardır, yatak odalarıdır, eşler arası maddesel paylaşımlardır. Ortak olduğumuz kazançlar, güvenliğimizdir, tazminat, nafaka, sigorta, icra, borçlanma, bankalar, finans kurumları da içine dâhildir.

Boğa-Akrep EKSENİ;  Değerlerimiz, sahip olduklarımız, korumaya çalıştıklarımız, fiziksel ve ruhsal dengemizdir. Beden sahip olduğumuzdur, içindeki nefs değerlerindir, seni tanımlayan herşey nefsinden ileri gelir, Boğa fiziksel çevreyle ilgilidir, somut olanlar, elinde olanlar, dokunduklarıyla ilgilidir, Akrep, dokunduklarına, sahip olduklarına verilen değerle ilgilidir, dönüştürmekle ilgilidir, buna sahibim ama değeri ne, ederi ne? Bu fazlam nasıl kurtulabilirim, bu korumam gereken nasıl sahip çıkabilirim. Boğa tohumdur, ilk yapıdır, tohum akrebe gelinceye dek çeşitli merhalelerden geçer, örnek, doğarsın, büyürsün, okursun, iş hayatına atılırsın, evlenirsin, çocukların olur, yatırımların olur, kayıp ve kazançların olur, akrep alanına geldiğinde hiçbir şey ilk tohum anındaki saflığa sahip değildir artık. Tortular olabilir üzerinde, tohumun üzerinden, dolu geçmiştir, kar geçmiştir, yağmur geçmiştir, güneş geçmiştir,  büyümüşte büyümüştür, akreptir işte değerlendirmeye tabii tuttuğumuz alanımız. Yeniden doğuş alanıdır ya zaten, doğum ve ölümdür ya zaten, atıklardır, atıkların temizlenmesi, zehirlerdir ya zaten. Sabit olduğumuz herşey bizim için doğru yerde durduğumuzun işareti olabilir mi? Dönüşümdür ya zaten. Alır seni bambaşka bir hale getirir ya zaten.

 

Tutulumları daha iyi idrak etmemiz için,  her birimiz hayatımıza bir bakalım, neyi tohumdan alıp bugünlere kadar getirdik, neye adım atmıştık çok değil, 18’den geriye gidelim 18 sene öncesine dönelim,29 Nisan 1995 senesinde Boğa Burcunda Halkalı Güneş Tutulması cereyan etmişti. Akabinde bir Yeni Ay, bu tohum idi. Yaş durumlarımıza göre, o yıllardan sonraki takip eden, 4,5, 9, 13,5 ve günümüze bakalım şimdi, Sabit Burçlar ve Su unsurundan olanlar yani kimler, BOÐA/AKREP, ASLAN/KOVA sabitleri ile YENGEÇ-AKREP ve BALIKLAR ( bir kantarda tartamadım ben beni, kendimi, canımı, özümü).1995 Nisan- Eylül, 1999/2000 Eylül-Mart, 2004/Mart-Eylül, 2008/2009Eylül-Mart, 2013/Nisan-Eylül, Final. Bu verdiğim zaman aralıkları yukarıda belirttiğim ve yükseleni de bu burçlardan birine isabet edenleri nasıl etkiledi, nelere başladınız, imza attınız, ne için ve niçin yola çıktınız. Þu vakite kadar, kör topal bir şekilde neleri getirdiniz, işte bu benim hikâyemin başlangıcı, işte bu benim hikâyemin sonu!  Gibilerinden şuandaki şuurumuz nedir? Final zamanı, ne diyelim Hayırlı olsun. Hemen yükselen Akrep sabiti, Güneş Balık değişkeni, Ay Yengeç Öncüsü olarak kendim için 2004 Mart – Eylül Dönemi şuana kadar getirdiğim bu sene 9.senesi dolacak olan İzmir sürgün/Hicretimin başlangıcı oldu. İlk Tohum ve 2013, 9.senemde bakalım Final neyle ne şekilde! Hiç vazgeçmedim, ne sulamaktan, ne çapalamaktan, çabalamaktan, o tohum benim bu yaşamımda sahip(Boğa) olduğum tek şeydi, benimdir o benim dediğim tek şeydi, yağmuru da oldu, fırtınası da, karı da, boranı da, krizi de, sıkıntısı da çilesi de, zehri de (Akrep), hep bir şekilde, Akrep gibi doğduk yeniden, yana yana küllerimizden doğarken, gerçi az kaldı külümüz, gerçi eksik olacak bir dahaki doğuşlarda ya bir kolumuz ya bir bacağımız, ama biz her zaman yeniden doğduk. (Akrep Bilinci)

 

29 Nisan 2014’ de bir Güneş Tutulması ile yepyeni bir sayfa açılırken bu burçlara yükseleni de dâhil olan, bakalım nerede olacağız ne şekilde. (gayem kendimi anlatmak değil, bundan memnun olduğumu da sanmayın, kendimi anlatmaktan yani, bırak hayat öykümüzü, özgeçmişimizi anlatmayı, biz derdimizi dahi açmayız ki, aman derdimiz yük olmasın diye, gayem nasıl işlediğini tutulumların, canlı bir istatistiği olarak sizlere aktarmak.) Hüküm Allah’ındır.

 

Evet, Bu Tutulum bir dönüşüm işretidir, hani bir yazımda değindiğim üzere, Dönüşen Türkiye- Akrep-Yılan- Kartal, işte bu eksende sancıılı dönüşümleri, bambaşka hale gelmeyi simgeler. Ülkeler ve insanlar, yaşadığımız coğrafya, kolektif kaderimizdir,  sadece Ülkemiz değil bizler de dönüşüyoruz. Adımız başka başka olacak olsa da,  sahnede hep olmaya, başka şekillere, başka şemallere bürünsekte kıyamete kadar bu sahnede olmaya devam edeceğiz. Umarım şimdi şu günler, yıllar evvelinden yazdığım çok şeyin ne anlama geldiğini anlamamız için yeterli olmuştur. Hüküm Allah’ındır.

Þimdi Gökyüzüne bakalım,  gökyüzündeki arsada, kimlerin toprağında, kimler taht kurmuş, kimler çalgı çengide, kimler ameleliğini yapmakta, kimler öfkesiyle ateş saçmakta, kimler su gibi akmakta.

Boğa Burcunda Tutulumun Güneş kanadında, Mars’ın Güneşle kavuşum içinde olduğunu, Akrep Burcunda tutulumun başaktörüne kurulmuş Satürn-Ay kavuşumuyla düelloda olduklarını görüyoruz. Sabit işaretlerde yer alan iki malefik etkili Satürn ve Mars’ın zıtlaşması birbirine karşı durması yıldız ilminde, Allaha sığınırım pek hayırlı göksel işaret değildir, bu etkiyi tutulumlar yaklaşım halinde de etkilerini tezahür ettirdiğinden, gelmiş geçmiş olarak değerlendirmek isterim.  10 gündür çok yoğun bir dünya gündemi oldu, Boston ve ABD. nin bazı eyaletlerinde süregelen patlamalar, İran, Çin, Þili’de meydana gelen depremler, 10 gündür hiç olmadığı kadar çok olan, yangın, kaza, cinayet, tecavüz, küçük büyük deprem hareketlenmeleri,  bu Mars/Satürn Doğasının yeryüzünde, Hakkın celali sıfatlarını, doğa ve insan yaşamıyla açığa çıkaran vesileleri diyelim geçelim.

Mars Boğa Burcunda, Ayın ilk menzilinde yer alan Koç Takımyıldızına ait, Mars ve Satürn doğasındaki, Sheratan sabit yıldızı ile kavuşumda. Bu sabit yıldızın etkisi için derler ki;  yangın, savaş, deprem ile imha, fiziksel olarak artan yaralanmalar, hileyle yenik düşmek, düşünmeden, gözü kara olarak harekete geçmek, şeytani güce teslim olmak, tehlikeleri üzerine çekmek. Ülkemizin Güneşi üzerinde olan tutulum noktasına karşıt duran Mars-Sharatan-Güneş etkisi. Güneş Ülkenin yöneticilerine işaret eder, Birde Gazze ziyaretimiz var ki, batıni olarak İslami ezoterizmde, Gazze Kudüs’e yapılan ziyaret, namaz kıldırmalar, afyonlu Mehdi beklentileri, yani ne diyeyim, susayım. Ateşle oynuyoruz hayırlısı,  süreci baltalamak yakışmaz bize, tefekkür edeceğiz, e yanacaksak birlikte, doğacaksa birlikte, olsun biz bir ölür, bin diriliriz. Biz Anadoluyuz, doğurganız, anayız, üretkeniz, çaba vereniz, fedakârız, besleyeniz, koruyanız, sağduyuluyuz, merhametliyiz, bir tebessüme kanarız, düşeni  kollayanız, biz Türkiye’yiz!

 

Bireysel olarak ise, normal seyriyle bu denli etkin olmaz, ama bir tutulum içine dâhil olmuş ve Ay ile karşı karşıya kalmış ise tedbirli olmakta, öfkelere hâkim olmakta, gözü karartıp yola çıkmamakta, akılsız, plansız işlere başlamamakta, hayatımızda önemli olacak bir kararı hemencecik uygulamamakta hayır var sanki.  İyice tortuları temizleyip,  halının altına kadar silip, süpürüp, hem de tam şu aralar su yüzüne çıkmışken, en dolu haliyle gözümüze gözümüze görünürken, atıkları seçmede, çürükleri ayıklamakta yeniyi talep etmek, talip olmaktansa, şimdi bunları şu bilinçle bir hal yol etmede fayda var. Kimin için mi? Hepimiz için elbet. Sabit işaretler her zaman belirttiğim üzere Kâinatın 4 direğinin vekilleridir, kutuplardır onlar, enerjileri gergin, sallayabilir, sarsabilir, yorabilir, yıpratabilir ne ise olacak olan bizlerin iradesi dışında olacaktır zaten.  Doğaya, ancak lütuf ise şayet Dua ile sözümüz geçer. Duamız yoksa zaten arşın direğinin biri sarsılmıştır kolay kolay da eskisi gibi olmaz. Þimdilik direğin biri sarsıldı. Sallana sallana en azından 3 direk daha var!

İkindi vaktindeyiz, ikindi ile akşam arası kısa vakitlerdendir, çabuk geçer,  asr vakti işte, asr zaten ikindi demek değil mi?

Neyse Yaşar Nuri Hocanız sussun bu alanda.

Velhâsılı kelâm Sözün Özü: Olaylara baktığımız penceredir önemli olan, diğeri için şer, bed, kaba bir tutulum olabilir, felaket üzerine felaket habercisi olabilir, diğeri için, vizyonundan gayet hayırlı bir tutulumdur, bakış açına bağlı herşey, “benim hiçbir zaman şapkam olmadı, ne ak ne de kara, sevmediğimden deyip geçtim”,- Y.Gruda. işte tüm olay bu zaten. Gerçi Rüstem Abimiz, sevmediğimden, istemediğimden deyip,  geçmiş, geçmiş olmasına da, rüyalarında hep kara şapkalar altında görmüş kendisini : )    Olanlarımız için her ne ise, acı dahi olsa tadını çıkaralım, olmayanlarımız için, sızlanmayalım, istemediğimden, sevmediğimden diyelim, başka alanlara, elimizde olanlara yönelelim. Bu benim hayat felsefemdir, %100 çalışıyor güvenebilirsiniz. Huzurun değişmez adresi. Olcaksa oluyor zaten, karakterinle herşey,  karakterin değişmiş ise, ister negatif istersen pozitif istediğin herşey karakterinle sonuçlanıyor, kaderin oluyor: )

Mars ve Satürn, Ay ve Güneş, getirdiği etkilerle, düşüncelerime ulaştırdığı kozmik tesirlerle, kullanımı tamamen bana kalmış, hayatımda dönüştürmeyi arzu ettiğim bir iş, bir ilişki, bir değişim adına cesaret vermekte, zaten belleğimde kayıtlı olan, bilincimde izleri olanı hatırlatmakta, harekete geçmem için dürtmekte. Bir müddet beklerim, bu etki 6 ayı kapsıyor bugünlerde düşünceme düşenlerle neler yapacağım, nefsim ne yönde bi kendimi dış gözle izlemeye alırım ve hazır isem o cesaret zaten ekilmiş 25 Nisanda bilincime, harekete geçiveririm Olay bu işte. Astrolojinin rehberliği bu değil mi zaten, doğru zaman, doğru seçim, doğru adım. Herşey yıldız ilmi de değil hani, karakter kader değil mi? Karakterimi tanırım, nefsimi ölçer biçer, budarım, eğitirim, nefsimin merhaleleriyle geçtiğim yollardan sonra oluşan yapımla, dünya yaşamı içindeki bu rüyamda göreceğim düşleri karakterimle yaşarım, adı kader olur zaten. Konuşmam gereken yerde söylerim, susmam gereken yerde susarım. Bu ikisinin arasındaki farktır önemli olan, bu bilince ulaşmaya çalışırım. Ne söyleyeceğim, ne yapacağım diye düşünmektense, zaten o bilince ulaşınca, karakterim bana ne kendi canımı ne de diğerinin canını incitmeye yönelik eylem yaptırmaz ki. Yıldızlardan gelen kozmik tesirler imtihan ve mükâfata yönelikse, bu tutulum, bu tutulan parçalı ay, pek öyle ilk etapta hayr değilse, bilincime doğru salıvermişse etkilerini,  samimi bir inanansan, dinin vicdan, kıblen yüreğin, felsefen edep ya hu olana neylesin ki… Þerrinden de sığınıyoruz yalnız O’na. Hasbinallahu ve'nimel vekil.

 

Sevgimle Kalın emi

Elif Hece Öztürk

24 Nisan 2013 –Ankara

astrolojistik@gmail.com

 

*Yazımıza eklediğim görsel, bu tutulum için kendi ellerimle yazılmıştır, (büyüyünce Hattatzade Elif Hece Olacağım- Hattatzede olmakta var:)bilgisayar ortamında renklendirilmiş, şu 6 ay içinde beklenilen ne var ise içine şifrelenmiştir.” Hasbinallahu ve’nimel vekil’dir yazdığım.  E ne yapayım bu da BENİM YOLUM. (Emir’in yolu: ) o diziyi izlemedim ama, “öyle bir geçer zaman ki” izliyorum hala, verem olmama az kaldı, ah be Cemile! ah be yavrucuğum ne çektin be, e sende haklısın çekmeyipte netcen! Yazıyı editlemek, harf hatalarımı ve imla hatalarımı düzeltmek, yazmaktan daha uzun ve yorucu. Var ise kusurumuz, es geçile. Oluversin be, bu da Elif Hatunun kusuru oluversin! : ) Elimden geleni yapıyorum, ona bağışlayın bari.

SON Bİ'NOT: (N)acizâne Ahmet Ercan Hocamın yerinde olsam, Sabit Burçlarda (Kova-Aslan-Boğa-Akrep) cereyan eden, önemli tutulumlarda, Yerkürenin teknik olarak yapısını tutulum öncesinden yaklaşık 10 gün öncesini baz alır ve tutulumun dakikası nispetinde örneğin bu tutulum 27 dakika sürecek, yaklaşık yerküre için 1 ay eder, hemen akabinde, 10 Mayıs'ta yine sabit işarette Boğa Burcunda önemli bir Halkalı Güneş Tutulumu olacak, gelecek adına bilimsel istatistik olması ve tedbir ilkesiyle, istatistik tutmak adına çok sıkı gözlem altına alırdım. Bu Saros serisi tamamen Deprem ve yerküreye ait diğer faaliyetlerle ilgili, en erken 7 Mayıs 2031 senesinde ve son olarak sabit etkide 17 Mayıs 2049 da yerküre için büyük çapta bir deprem etkisini geçmiş istatistiklerden yola çıkarak öngörmek mümkün olabilir. Hüküm Allah'ındır. İlim ise insanın hizmetindedir. Takdir değilse de, kaza inancımıza göre, tedbir alınabilir. Saros 112 serisi 28 Mayıs 2062 senesinde Değişken işaretlere geçecek. 12 Temmuz 2139 da 72.ci tutulumunu tamamlayıp kapanacak. HAARP teknolojisi, bu tutulumlarda ortaya çıkan yüksek enerjinin insan eliyle yönlendirilmesiyle etki etmekte. Haarp bir şehir efsanesi değildir. Bu konuda çalışmaları olanlar ise bu tutulumları takip edebilir yine. Dünya bir laboratuvar, insan ve doğa denekler. e ne yapalım bu hale getirdik işte kendi nefsimizle.

Ahmet Ercan Hocam bugün annesini ebedi mekanına uğurladı, kendisine sabır ve başsağlığı, annesine Rahman'dan rahmet diliyorum. Başı sağolsun.


(10) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Hakan Umut
Teşekkürler - Elif cim, bize hayatın sınavlarının hiç bir zaman bitmeyeceğini, sevgi ve inançla her sınava tekrar ama tekrar hazır olmamız gerektiğini, yaşamın özünün bu olduğunun bilincinde olmamız gerektiğini tekrar bize hatırlattığın için çok ama çok teşekkürler....
27 Nisan 2013, Cumartesi, 17:07



Gönderen: Ýlirya Seven
Gönül:)) - Gönlü güzel Gönül kardeşim;güzel duyguların için teşekkür ederim.Artık Elif'in kanatları altında birbirimize dualarımızı çoğaltıp gerçek ve doğru finale doğru diyorum inşallah!Allah hepimizin gönlüne göre versin...

25 Nisan 2013, Perşembe, 15:04



Gönderen: gönül
ilirya kardesim - ilirya seven kardesim senin yorumlarinida hep okuyorum bende ayni durumdan müzdarip finale gelsem olmazmi diyom hep valla :)) bi bilsen kac yildir final olmasini bekliyorum dua edelim Rabbim hayir göstersin her isimizde.. kim bilir belkide ben senin duanla sende bir baskasininkiyle huzura kavusursun insaAllah amin Rabbim ne istiyorsan ne diliyorsan en güzeliyle en hayirlisiyla sana versin diledigin istedigin final sana alasiyla tezden gelsin amin amin amin
25 Nisan 2013, Perşembe, 08:03



Gönderen: Ýlirya Seven
FİNALE DOÐRU... - İkinciye okudum doyamadım hoş çokta anlayamıyorum ama elimde değil okuyorum,okuyorum ehh okumayı veren bir gün anlamayı da verecek inşallah.Elif'im tutulma sonrası 6 ay daha böyle belirsiz mi olacak?ben artık finale geldim bunu tercih ediyorum desem:((olmaz mı?canım benim bu tutulumdan hissem ne olacak öğrenebilirmiyim?her daim sevgimle...

25 Nisan 2013, Perşembe, 08:07



Gönderen: gönül
:) - görselin cok güzel ama daha net ciksa:) bide icindeki sifreler acaba ne söylesen olmazmi:)
25 Nisan 2013, Perşembe, 07:27



Gönderen: gönül
öylesine bir yorum - elif kardesim güzel kardesim emegine saglik simdi bisey sorcam hani yazmissin ya ay fazlarinda doganlar kismi isde ya tam bi aciklama yapsan simdi dolunayda doganlar agam pasam oluyo :) ...isde benim gibi ay balsamikken doganlar ne oluo??? kendimden örnek verdim genel soruyom merak ettim de


BÜYÜK HARFLE YAZCAM BIZIM MILLETIMIZ NEDEN DUYARSIZ DEPREM KONUSUNDA NEDEN BU KADAR BASIBOS DAVRANIYORUZ BEN ANLAMIYORUM SIYASET OLCAK BELKI AMA ALLAH ASKINA ÜLKEMIZI ARTILARI VE EKSILERIYLE KORUYALIM ALMANYADA YASAYAN BIRI OLARAK BU ÜLKEDE KÖTÜ BIR OLAY OLUNCA SAKLIYORLAR COGU SEY YASAKLI TÜRKIYEDE INANIN ÖZGÜRLÜK VAR DISARDA YASAMAYINCA ANLAYAMAZSINIZ.....SIZIN AVRUPADA ÖZGÜRLÜK DIYE BELLEDIKLARINIZ KÖLELIK
25 Nisan 2013, Perşembe, 07:49



Gönderen: Nesli
Tarihler cok dogru.. - Elifim,
Ellerine saglik yine cok guzel ve emek verilmis bir makale. Yukselen akrep bir yengec olarak verdigin tarih araliklari bu kadar mi tutar :) hep yeni bi donem baslamis hayatimda verdigin tarihlerde. Final henuz yok bakalim Allah kerim 2013 finali nedir bilmiyorum ya da yeni bri donem mi basliycak yine bir donemi kapatip bilmiyorum. Tek bildigim hayirlisi ne ise o olsun demek.. optum ruhundan..
25 Nisan 2013, Perşembe, 05:05



Gönderen: Ýlirya Seven
TUTULDUM BEN! - ELİF'İM BENİM ÞAHANEM!GÖNLÜN VAR OLSUN! MAÞALLAH DEDİM!KALEMİNE SAÐLIK İMLA HATALARINA GELİNCE:)DÜN OTOBÜSTE GİDERKEN(EMİRGAN'A)ARKADAÞIMIN KÜÇÜK KIZI 7 YAÞINDA PİS BİR (KOVA) BENİM GİBİ YÜKSELEN (KOÇ)DEFO NEDİR DİYE SORDU BİZDE İZAH ETTİK ANNESİ KUMAÞLAR ÜZERİNDEN ÖRNEK VERDİ Kİ BEN SADECE KUMAÞLARDA DEÐİL TÜM ÜRÜNLERDE OLUR DEDİM:)PEKİ İNSANLARDA DA VAR MI DEMEZ Mİ:((BEN HEMDE NASIL DEDİM HEMDE NASIL:( YANİ DEMEM O Kİ!BİZİM DEFOLARIMIZIN YANINDA SENİN İMLA HATALARININ LAFIMI OLUR?ELİF'İM ONLARI GÖRMÜYORUZ BİLE SEVGİM, SEVGİNE...
25 Nisan 2013, Perşembe, 04:37



Gönderen: gölge
:( - Okudumda üstüme bir ağırlık geldi.Hiç birşey söyleyesim gelmedi.
24 Nisan 2013, Çarşamba, 21:29



Gönderen: AYÞE KARA
EMEÐİNE SAÐLIK - Her zamanki gibi çok güzel bilgilendirici bir yazı olmuş. Emeğine, eline sağlık. Bahsettiğin resimdeki şifrelere çok baktım ama bir türlü çözemedim:)
24 Nisan 2013, Çarşamba, 14:55