ASTROLOJİSTİK
  


28 Ekim 2019 Akrep Yeni Ay Etkileri; Bu Gidiş Nereye

28 Ekim 2019 Tarihinde TSİ. 06.38’de Akrep Burcu 4°’de bir yeni ay doğacaktır. Etkilerine çok önceden girmiş bulunmaktayız. Bir şey oluşmadan, son haline kavuşmadan önce, çoğu şey için geçerli bir belirti gösterir, oluşun son haline geldiğinde gözle görülür olur ve uzaklaştığında nasıl tepki vereceği insanın seçimidir, hangi yolu seçeceği insana kalmıştır. Oluşum ölçüdür, kaderdir, seçerek oluşturduğun bir şey değildir gökyüzü tesirleri, oluşum sonrası müdahale olmaz, seçim insanındır, özgür irade dedikleri budur. Elinizle yazdığınız kitabınız, buyurun alın okuyun denilen budur.

 

Yağmur gelmeden önce içinde olduğumuz mevsime göre hava ya birden aşırı nemlenir, bunaltıcı olur, sıcaklık artar ki daha çok ilkbahar sonu ve yaz yağmurları için, ya bulutlar kararmaya, dizler kemikler sızlamaya, rüzgâr sert esmeye, güneş gizlenmeye, gök gürlemeye, şimşek çakmaya başlar ki anlarsın yağmur geliyor, şimşek, gök gürültüsü zaten kılavuza gerek kalmadığının göstergesidir, yağmur bardaktan boşalırcasına yağar, dışarıda isen, tedbirsiz isen ıslanırsın, hissetmiş, tedbiri almış, o an için imkân da var ise, bir yere sığınmış isen yağmur geçtikten sonra normal hayatına devam edersin.

 

Evet yıldız tesirleri, ay ve güneş’in ortak fazları da işte aynen bu örneğe benzer. Her ay fazı öncesi bizler aşağı yukarı bir hafta önceden hangi burç konağında doğacak ise ay ya da dolunay,  o burç konağının kapısından saçılması ezelden tayin olmuş etkileri hayatlarımızda, şuurlarımızda hissetmeye başlarız.


Yazının devamını oku

30 Ağustos 2019 Başak Burcunda Yeni Ay; Ruh Tecavüzleri

30 Ağustos 2019 Tarihinde, TSİ. 13.37’de Başak Burcunun 6 °’sinde bir Yeni Ay tohumu, kalbi ateş, beyni toprak, duyguları su, düşünceleri havadan oluşan insan toprağına ekilecek… Burçlar kuşağında saflığı temizliği, bakireliği (mecazi), dürüstlüğü, emek vermeyi, hayırseverliği, kişisel bakımı ve gelişimi, düzeni, sağlıklı yaşam koşullarını, iş- çalışma hayatı ilkelerini, arınmayı ve ayrıştırmayı, sadeliği ve bilgeliğin getirdiği olgunluğu, bir nevi insanın insan olma ve kalma yolculuğundaki gelişim safhalarını bünyesinde barındıran Başak bilinci, Eylül ayı boyunca, kâh sert ve zorlayan, kâh kolay ve akışkan enerjilerle günlük yaşamımıza damgasını vuracak. Başak değişken ve dişil bir burçtur. Değişken burçlarda meydana gelen ay fazları kısa dönemleri kapsar, toprak değişkeni olan başaktaki yeni ay ise hem kısa dönemi hem de kısa bir dönem içinde gerçekleştirilecek hayatımıza ilişkin köklü ve doğurgan değişimleri başlatmak adına daha derli toplu bir zihin ile harekete geçirecektir.

 

Başak en zihinsel burçtur, (Merkür-Utarit yöneticisi) zihni fabrika gibidir, aklın, zekâ gibi kurnazlık tarafında değil (İkizler Merkür-Utarit aklın zekâ şb. si ), aklın nimet olan insanın kendisini koruyan tarafındadır. Başak bir şeyi düşünürken yüzeysel düşünmez, en incesine kadar kritiğini yapar, a planı yanında b planı da hazırdır, en sağlıklı olanı, en üzmeyecek olanı, en etik ve ahlaki olanı, toplumun bilincine zarar vermeden, toplumu düzenleyecek, temizleyecek, arındıracak olanı zihninde tasarlar.

 

Çoğu zaman beynimizde kurguladığımız yapılması gereken şeyleri, vücuda getirmekte zorlanırız, oysa ne kadar kolay kurgulamışızdır zihnimizde, pratiğe dökmede ise tıkanır kalırız. Adım atmaya gelince, çeşitli bahaneler üretmeye başlar alt bilincimiz, korkularımız, eski deneyimlerimiz, endişelerimiz, başka başka araya giren ince hesaplarımız derken eski tas eski hamam yola devam eder de kaderimiz der, kendi kendimizi ezer de ezer, boynumuzu büker, BİR TEMİZLENME, ÇEVREMİZİ ARINDIRMA nasibini, bir fırsatını daha kaçırır, kör gideriz.

 

Başak Yeni ayı, iç ve dış her açıdan arınmak, detoks yapmak, nefes almak adına beynimizde kurgulayıp, en ince ayrıntısına kadar hesaplayıp fakat adım atamadığımız ruhsal ve fiziksel sağlığımızı ilgilendiren, hayatımızda kötü giden şeyleri ayrıntılı şekilde analiz edip, hatalarımızı görmemizi sağlayan, dışardan ise etkiler bunun ne olduğunun farkına vardıran, günlük yaşamımıza (6.ev alanı) dâhil olan insanlarla iletişimizde, bize bir faydası olmayan, bilakis enerjimizi emen, moralimizi bozmaya çalışan, haddini bilmeyen, edepten bihaber olan, lafın sözün nereye varacağını düşünmeden kaş yapayım derken göz çıkaran kısaca akılsız dostlardan kurtulmak adına bahaneleri getirecektir. Temizlik deyince zannetmeyin sadece Temizlik Avcıları Kadir stayla: )

Yazının devamını oku

1 Ağustos 2019 Aslan Burcu Yeni Ay Etkileri; Kalp Körlüğü

1 Ağustos 2019 Tarihinde TSİ. 6.11’de Ateş unsurunun en güçlüsü, Sabit işarette, yaşamın kaynağı, içinde olduğumuz dünyanın merkezi, her şeyin etrafında döndüğü, gösterişli, sıcak, galaksi sitemini yöneten, organize eden, ara ara patlamalar yaşayıp, jeomanyetik fırtınalar oluşturan Güneş’in yönettiği,  gücünü göstermek adına zaman zaman oyunlar kuran, açık fikirli, sözünü çekinmeden söyleyen, sabırsız, sevdikleri için oldukça verici olabilen, eğlenmeyi, eğlendirmeyi, hayatın sahnesinde bir yıldız gibi parlamayı seven, olduğu yer nere olursa olsun dikkati üzerinde toplayan, ışıltı renkli dünyaların insanı, çocukları, çocuk kalbini, sadakati, gücü, cömertliği, verdiğimiz-paylaştığımız sevgiyi, aşkı, gönül oyunlarını, flörtleri, borsayı, spekülasyonları, değerli ziynet eşyalarını ve altını, para dünyasını, eğlence mekânlarını, sanatçıları, yeteneklerimizi, zorlamayla elde edilen değil, doğuştan gelen, atalarımızdan miras olarak gelen yeteneklerimizi, rekabeti yöneten, Aslan Burcu konağında 8°’de bir yeni ay cereyan edecektir.

 

Tutulumlar sonrası, nasibini idrak edenlerin bilinçleri daha berrak olmaya başladı, düzen için önce kaos mottosu çok doğru bir tespit. Kendimizi tanıma yolculuğunda geldiğimiz durakta, 2017 Ağustos’undan bu yana atlattığımız nice fırtına sonrası bu satırları okuyabiliyorsan şayet, bak hala ayaktayız, nefes alıp vermedeyiz.  Sahnemiz değişti belki, bambaşka bir dekor oluşturmaya başladık, ama o ışığımız, kalbimizin ışığı eskisinden daha parlak değil mi? Kolay hayatlar bana göre değil, zor hayatları seviyorum, Kalbinin ışığı ile kalbinin ekmeği ile külkedisinden prensese dönüşenleri seviyorum. Hazır sahnelere konanları değil, kendi sahnesini tek başına inşa edenleri seviyorum. Başarı ölçütüm ve sahnemdeki hikâyem bu benim.

 

Ateş unsurunda gerçekleşen ay fazları bilinçleri daha cesur ve kararlı bir hale getirir. Ertelen girişimler adına çoğu kez ateş yeni aylarında harekete geçme dürtülerimiz artar. Bu her şey olabilir, iletişim, ilişki, iş, yeni bir başlangıç, yeni bir alana geçmek gibi. Bu girişimler bazen beklemediğiniz anda kurulu olan düzeniniz bozulmuştur, sabit olan, hâlihazırda devam eden bir işiniz bitmiştir, bazen de bizzat siz kendi iradenizle devam edeni sonlandırmak yeni bir başlangıca adım atmak istemişsinizdir. Kasım-Aralık- Temmuz- Ağustos ve Mart -Nisan ayları yokladığımızda kendimizi hayatımızda var olanın bitmesi, yeni bir başlangıca adım attığımız tarihleri bize gösterebilir.

Yazının devamını oku

17 Temmuz 2019 Oğlak Kısmi Ay Tutulumu- Kendimden Özür Dilerim Bağışlıyorum Bizi

İşaretler ortadayken çöllere daldık, Kalp verdin korkunç yaralandık, Akıl verdin, iyiliği esir aldık, Ekranda kıtadan kıtaya atılan bir füze, Gazetede karşı kaldırıma geçerken çiğnenen bir adam, Durmadan dönen bir dünyada nerede olunabilirse,
Orada bile değiliz ve bilmiyoruz böyle nasıl,  Çamur olabilir kan olabilir karanlık olabilir böyle nasıl,  Ele geçirir dünyayı gece, Gece gece gece…
Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne, Her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi, Bilmiyoruz, Çünkü, Bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunu, Kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek ve gülümsemekle meşgulüz şu an, Sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları…

Kimsesiziz kime gidelim, Yaralarımız var kime, Sıcak bir şey arıyoruz, kime
Merhamet istiyoruz, kime, Bağışlanmak istiyoruz, kime gidelim, Sorumuz ve cevabımız sen değil misin, Yorgunuz, kaybetmişiz, dalgınız, kırgınız, küsmüşüz,
Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde kime gidelim, Çok yürüdük yollar kayboldu yol bulduk sana geldik, Ne getirdin deme bize, senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur, Geldik işte bunlar ellerimiz,
Bunlar da ellerimizin büyük boşluğu… Mevlana İdris

17 Temmuz 2019 Tarihinde, TSİ. 00.35’de, dünyanın mutfağı ve sığınağı ile çatısı-bacası arasında, insanın kemik yapısı olan içine doğduğu ailesi ve sonradan oluşturduğu düzeni, yuvası, huzurunu, konforunu oluşturmuş sahip oldukları, aile yapısı, aile bireyleri, anası, atası, tüten ocağı, sağlam olanı, çürük olanı, sallananı, sarsılmaz olanı arasında, dış kabuğu, maskesi ve en yumuşak karnı, en çıplak en savunmasız olduğu hali arasında, şuanda ve gelmemiş olan anların kaygısal çatışmalarıyla, kadın-erkek rolleri, baba-anne figürleri arasında, kişisel güvenliği, güvencesi, yatırımları ve içinde olduğu ailesinin güvenliği, sahip olduğu işe ait güvenliği arasında, rızkı ve rızkın darlığı arasında, daha evvel farkında olmadığı bilinçsiz olduğu bir anda ortaya çıkmış yeni yepyeni korkuları ve bunlar için yapması gereken ama bir o kadar sert ve sabır isteyen bir yol ağzında, seçim zamanında,  Oğlak/Yengeç aksında Oğlak Burcunun 24°’ sinde Parçalı-Kısmi bir Ay Tutulması cereyan edecektir.  Tutulum 2 saat 58 dakika sürecektir, dünya zamanı için etkisini 3 ayda tamamlayacaktır. (ay tutulumlarında zaman ölçümü 1 saat=1 ay – güneş tutulumlarında ise 1 saat=1 yıl olarak hesaplanır), Tutulum güzergâhı, Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya’ya kadar uzanan geniş bir bandı kapsayacaktır. 

Yazının devamını oku

5 Mayıs 2019 Boğa Burcunda Yeniay Etkileri; Güç ve Acziyet

"yıllar öylece geçti. ben içtikçe susuzluğum artıyordu, yedikçe açlığım, konuştukça sessizliğim, duydukça yanıtsız kalışım, sahip oldukça yoksulluğum, elde ettikçe yoksunluğum, yaklaştıkça uzaklığım, başarılı oldukça yenikliğim, ünlendikçe tanınmazlığım, kalabalıklara karıştıkça yalnızlığım, doldukça boşluğum, sevindikçe üzgünlüğüm, zenginleştikçe muhtaçlığım, tanıştıkça yabancılığım artıyordu... ta ki buranın yerim olmadığını anladım..."  Ali Şeriati

5 Mayıs 2019 Tarihinde, TSİ. 01.45’de, burçlar kuşağının en dayanıklısı, en sabırlısı, dünya kıyafetine en uyumlusu, yaşadığı her anın, aldığı her nefesin hakkını veren, oldu bittilere, yaptım gittilere yer vermeyecek kadar planlı-programlı, huzur odaklı, haz düşkünü, hedonizmin piri, mutluluğun, güzel yemeklerle alakalı olduğuna inanan, vücudun, boğaz-boyun-ense bölümlerine denk gelen organlarını yöneten, bir konuşup pir konuşan, uyumlu, anlayışlı, son ana kadar sabırlı ve gemileri yakacaksa şayet en öfkeli, en kırıcı, yıkıcı, en dobrası, dürüstlük timsali, inandıkları uğruna sonuna kadar gidebilen, cesaretli, tohumdan ağaca kadar bir şeyi koydu ise kafasına, emekçi, alın terinin, minnetsiz helal lokmanın değerini bileni, bazen raydan çıkanı, ne cimriliği cimrilik ne israfı israf, bir bakmışsınız aşırı harcama yapan bir bakmışsınız ihtiyaç olan şeyde bile kılı kırk yaran, madde ile ilişkisi çetrefilli, soyut değil, somut gerçeklerle işi olan, dokunamadığı, sahip olamadığı şeyler için hiç kafasını yormayan, enerjisini boş yere harcamayan, sahiplenme hususunda, kendine köleler değil, sahip çıkma erdemiyle sonuna kadar, emanet aldığı kişileri koruyan bir güzel burç, bir güzel işarette Boğa Burcunda 14°'de yeni ay doğacak.

 

 

Yaşamda inişler ve çıkışlar vardır, acılar –zorluklar- yorgunluklar hayatımızın birer parçasıdır. İnsanı tanımlarken, kimliğine eklenmiş, ana-baba adı, doğum yeri-tarihi, adı-soyadı değil, o insanın başarıları ve başarısızlıkları, acıları ve yorgunlukları, mücadelesi ve yaşadıkları, bunların üstesinden gelme şekliyle tanımlarız. Birey olma yolculuğumuzda hayatımıza dâhil olan her şey kimliğimizi doldurur. İçi dolu başak ve boş başak hikayesi vardır hani, Hayatında atlattığın badireler, mihnet içinde cebelleştiğin günler ve geceler, ayakta kalkmak adına verdiğin bin bir türlü mücadeleler zaman içinde kimliğini doldurur ve mütevazı, ağır, olgun, kendinden emin olunan, görmüş geçirmiş, akıl danışılacak bir güzel insan haline getirir seni.


Yazının devamını oku

6 Mart 2019 Balık Burcunda Yeni Ay; Hep Böyle Kal

Evet, Balıklar sizi iyi anlar, konuşmanıza gerek yok, bakışlarınızdan okur sizi, bir kitap gibi, sayfa sayfa okur, sayfalarınızı çevirirken dahi hissettirmez, rahatsız olmanızı istemez ve yormadan size anlatabilir sizi. Kırmadan, sizi üzmeden, inkâr ettiğiniz, üzerini örttüğünüz, vicdanınızı sızlatan, uykunuzu kaçıran, huzursuzluğunuzun kaynağı olan ne varsa bir iğne ile gönül toprağınızı kazarak değil, sadece ve sadece elinde bir dikensiz gül dalıyla, gönül kitabınıza, toprağınıza hürmetle, yumuşacık, kazıldığını size hiç hissettirmeden bu kaynağa ulaşır, bırakmaz orada sizi, ruhunuz huzura erinceye, kendinizi ve diğerlerini affedinceye, yeniden doğuncaya dek bırakmaz sizi. Bırakmaz demişken Sülük gibi yapışmaz, yaptığı çok mühim bir şeymiş gibi sizin üzerinizde minnet duymanızı gerektirecek bir hale sokmaz, beklemez bir şey, teşekkür dahi gerekmez, sizin doğumunuz onun için zaten bir hediyedir ona,

 

O yaptığı her şeyi Hâk için yapar, yaptığı her işte, aldığı her nefeste, attığı her adımda, yazdığı ve konuştuğu her kelamda Hakk’ı gözetir.  Balığın bilincinde Hak’tan özge hiçbir şey yoktur, her zerre Hak’tır amma, Hakk’ın zatı dışında her şey yok olucudur, fanidir, baki olan tek Hak’tır, Yapılan işler ona dönecektir, onda birlenecektir, onda yok olacaktır Balık, tüm gayesi bunun içindir, beka billah ile fenafillah arasında hem ikisi olup hem ikisinden ayrılık noktasında, hem hiçliğe ermek, hem de sevdiğinin katında sevdiğiyle bir olmak, sevdiğinde baki olmak yolunun yolcusudur Balık. Varır mı menzile, erişir mi fenafillaha bilinmez, bir süre sonra onun da bir ehemmiyeti kalmaz.

Fena ve beka kavramını anlamak için, Vuslat adlı dizideki Abdullah Efendi ve Salih Baba karakteri üzerinde tefekkür ederseniz anlaşılacaktır en netiyle. Biri Fenafillah makamında diğeri bekabillah. İkisi de Balık bilincinin yansımasıdır.

Yazının devamını oku

19 Şubat 2019 Başak Burcunda Dolunay; Günaha Doymak Açlığa Doymak

Dolunay’ın bir ucu Balık diğer ucu Başak, birinin konağın on ikinci ev, diğerinin konağı altıncı ev. Ruhsal ve fiziksel sağlığımız, bu yönlerde iyileştirme adına vereceğimiz çabalarımız, fedakârlık derecesinde canu başla kendimizi adadıklarımız, günlük hayatımız içinde en çok koşturduğumuz, boğuştuğumuz zaman öldürgeçleri olan uğraşlarımız, yorgunluklarımız üzerinde yeni bir düzenleme yapma gereği ortaya çıkacaktır. Başaktaki her dolunay hayatımıza ilişkin salt sağlık değil, sağlıksız ve düzensiz olan ilişkilerimize, iletişimimize, hedeflerimize, günlük hayatta yer bulan işlerimize, birikmiş olan toksinlere, hayatımızda yer etmiş, enerjimizi sömüren vampirlere (mecazi), kendi üretimimiz olan korkularımıza, günah addedilen eylemlerimize ve hatalarımıza, defolu olan yerlerimize, davranış ve düşüncelerimize yönelik detoks anlamına gelmekte. TAM ANLAMIYLA NASİBİNCE hayatınızda sağlıksız olan, moral bozan, sizi emen, tüketen, bitiren ne varsa İYİLEŞME DÖNEMİ. Gel gör ki; Seçim bize ait, hissedersin, düşünürsün, ama kararı verip harekete geçecek sensin.

 

Başak ve Balık birbirinin aynasıdır, Başağın ihtiyacı olan teslimiyettir, zihnini susturacak, onu rahatlatacak, yoğun endişelerine dur diyecek bir balık aynasına ihtiyaç duyar, Balığın ihtiyacı ise, biraz tedbir biraz dikkat, ikisi birbirine karşı bakışırken birbirinden çok şey öğrenecektir. Kendimizdeki eksiğin ne olduğunu bulmak istersek, güneş burcumuzun karşı aksında olan burca bakmalıyız. Evet, fıtratımızdan gelir çoğu şey lakin zıddımızın içinde olan bizde de mevcut olandır. İnkâr edersek, ötelersek, görmek istemezsek zıddımızı, zaman içinde o inkâr ettiğimiz, bizim için tek çare olarak karşımıza çıkar. İş zıddımızla bütünleşmekte, birleşmekte, kabul etmekte. Başak biraz zihninin susmasını isteyecektir, madde aleminden uzaklaşıp kendi iç zenginliğini keşfedeceği bir yol arayacaktır, Balık kaçtığı, inkar yolunu seçtiği dünyevi gerçeklerle barışma yolunu seçecektir, başkalarına hizmet ikisi içinde ana malzemedir ama bu defa ikisi de kendilerine hizmet etmelerinin şuanda öncelik olduğunu idrak edecektir. Balık madde ile barışacaktır, Başak mana ile. Balık fiziksel sağlığını iyileştirmeye yönelik çalışmalara girecektir, Başak ruh sağlığını iyileştirecek çalışmalar içine. Bu yolları aşmış geçmiş olan Balık ve Başaklar için değil tabii ki bu sözler, bizimgillere: )

Yazının devamını oku

21 Ocak 2019 Aslan Burcunda Ay Tutulması; Hoşça Bak Zâtına

“ey dil ey dil niye bu rütbede pür-gamsın sen 
gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen 
secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen 
bildiğin gibi değil cümleden akvemsin sen 
rûhsun nefha-i cibrîl ile tev’emsin sen 
sırr-ı haksın mesel-i îsî-i meryemsin sen.

hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen..” Şeyh Galip ks.

21 Ocak 2019 Tarihinde TSİ. 08.12’de Kova/Aslan aksında Aslan Burcu 0’de Tam Ay Tutulması yaşayacağız. Tutulum, dolunay ve tutulum zamanı dâhil 5.12 dk. sürecek. Amerika kıtası, Kuzey Avrupa, Asya’nın bir bölümü ve Batı Afrika’dan net olarak izlenecek. Ülkemizde gözlemlenmeyecek. Kurt Ay’ı, Kanlı Ay, Mavi Ay yok Süper Ay, magazine dökmeye ne gerek, Tam Ay Tutulması işte, nokta. Noktayı çoğaltmaya ne gerek. Ay’ın Dünyamıza uzaklığı yaklaşık 384. 400 km’dir. Tutulum anında Ay ile Dünyamız arasında yaklaşık 364 bin km. olacak, yani Ay dünyamıza oldukça yakın konumda olacak bu da Ay’ın normalden daha büyük görünmesine sebep olacaktır, Kanlı Ay fenomeni ise, Tutulum esnasında Güneşte mevcut bulunan renkler atmosfere yansır, Dünyamız gelen renkleri kırar, tutulum anında Güneş’ten ışık alamayan Ay, atmosferde oluşan Kırmızı ışığı alır ve yansıtır, bu da Ay’ın kırmızı görünmesini sağlar. Korkmamızı gerektirecek özel bir durum yok e mi. Bilimsel olarak açıklaması bu şekilde, bilimsel terminoloji konusunda eksiğim, hatalı değil ama eksik anlatımım olabilir, bilim insanlarının hoşgörüsüne sığınırım, bu şekilde yazıya dökebildim, umarım anlatabilmişimdir.

 

Velhasıl; kanlı ay, süper ay, kurt ay gibi terimler son yıllarda dikkat çekme amaçlı uydurulan, popüler kültür çöplüğünün ürünüdür. Ne imiş;  Ay dünyamıza çok yakın konuma gelecekmiş ve atmosferden uzaya yansıyan kırmızı renk Ay’ın yüzeyine yansıyacak ay kırmızı görünecekmiş. “Çok korkuyorum, yok başıma şu gelecek, bu gelecek, yok dünyada şu olacak bu olacak diye korku üretimine gerek yok e mi. Relaks olun.  İnanan insan dünyada ve hayatında ne olursa olsun tevekkül içinde ve teslimiyet halindedir, şu şehadet âleminde, kendimize şahitlik ede ede güzelce uyanalım e mi.  Zaferlerimizin de hatalarımızın da tadına vara vara, hakkını vere vere dibine kadar, zirvesine kadar emanetimizi yerine ulaştıralım : )

 

“merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma 
merci’in hâlik-i eşyadadır eşyâ sanma 
gördüğün emr-i muhakkakları rûyâ sanma 
başkasın kendini sûretle heyûlâ sanma 
keşi ile sâbit olan ma’niyi da’vâ sanma 
hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma.

hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.”

 

Tutulumlar, ay düğümlerine yakın noktalarda gerçekleşir, ay düğümleri hangi burç aksında ise, bir turu olan 18 ay boyunca tutulumlar o burçlar ve kendilerinden bir önceki burçlar içinde gerçekleşir. Bu aksın son tutulumu şuan içinde olduğumuz tutulumdur. Bu son Tutulum ile tamamen Oğlak/Yengeç- Yay/İkizler aksında gerçekleşecek tutulumlara yerini bırakmış oldu. 

Yazının devamını oku

7 Kasım 2018 Akrep Burcunda Yeni Ay; Yeniden Doğalım mı Sevgilim

Yatak boş, oda boş, ev boş, duvarlara vuran ışık, yüzümde karanlık, yine mi sen bayram günü gibi gelen. Kaçamadım külleri hala sıcak, kalbimi durdurup kaybolan bir tuzak oluyor her sokak.

Hiçbir şey istemedim, ne yatak, ne oda, ne de… Sen de bırak her şeyi, sadece beni sev

Dizlerinde dizlerim, boynumda ellerin, boğulur gibi yeniden her gece her gece…

Doğalım mı sevgilim?

Azalırken azalırken, kapılar ardında kaçtığım zamanlar, boşvermiştim aslında yıkılırken kumdan kalelerim, birer birer karşında, zırhı paslanmış bir kahraman gibiyim…

Hadi! Yeniden Doğalım mı? Sevgilim…

 

7 Kasım 2018 Tarihinde TSİ. 19.01’de Akrep Burcu 15°’de Güneş ve Ay Akrep Burcunda birleşecek, bir Yeni Ay doğumu cereyan edecektir. Bu doğuma Terazi Takımyıldızının üyesi olan (güney ölçeği) zuben el genubi sabit yıldızı da iştirak edecektir. Zuben el Genubi’nin güneş ve ay ile ortaya çıkardığı şuur, düşüncelerimizde haksız yere suçladığımız kişiler, körleşip elimizdekilerinin değerini bilmediğimiz, kendimizle ilgili utanç duyduğumuz, yetersiz kaldığımız, kendimizi suçladığımız konuları su yüzeyine çıkarabilir. Yıldızlar duygulara çalışır, duygularına iner etkisi, adalet duygusu, özür dileme duygusu, hakkını veremediğimiz kişi ve hayatımızla ilgili çalışmalar adına, derince bir kazı çalışmasına bizi itekleyebilir. Yıldızlardan gelen tesirlerle doğrultuyoruz kendimizi yoksa başıboş kalsak mahlûklardan daha aşağıyız.


Global düzeyde bu sabit yıldız tesiri, 15 günlük etkileşim sahasında, su ile ilgili büyük kazalar, büyük yangınlar,  gecikmiş adalete ilişkin yerine iadeler, uluslararası davalarda yeni ortaya çıkan gelişmeler, gizli tanıklar, ülkelerarası ajanlık faaliyetleri, yeni ortaya çıkacak belgeler, toplum önünde olan isimlere ilişkin açılan yeni davalar vs. dünya gündeminde bizleri oyalamaya devam edecektir.


Yazının devamını oku

9 Eylül 2018 Başak Burcunda Yeni Ay; Biraz Yeni Ay Biraz Elif

insan insan dedikleri
insan nedir şimdi bildim
can can deyü söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim

kendisinde buldu bulan
bulmadı taşrada kalan
müminin kalbinde olan
iman nedir şimdi bildim

bir kılı kırk yardıkları
birin köprü kurdukları
erenler gösterdikleri
erkan nedir şimdi bildim

sıfat ile zat olmuşum
kadr ile berat olmuşum
hak ile vuslat olmuşum
mihman nedir şimdi bildim

muhyiddin der hak kadir
görünür herşeyde hazır
ayan nedir pinhan nedir
nişan nedir şimdi bildim


Muhyiddin Abdal


9 Eylül 2018 Tarihinde TSİ.21.01’de, Başak Burcu 17°’de, Su ve Toprak Burcu mensuplarını daha yakından ilgilendiren, bu derecelerde kişisel gezginlere sahip olanları ikinci derece, değişken burçlardan Yay ve İkizler mensuplarını üçüncü derece etkileyecek olan bir YENİAY cereyan edecektir. Başak etiketine sahip kavramlarla ilgili gündeme sahip olanlar için, iki işlemli, önce başağın hasat sembolü devreye girecek, 9 Eylül 2014 Başak/Balık aksı 16°’  de meydana gelen dolunaydan bu yana süregelen yaşam olaylarının hasat zamanı olacak, 9 Mart 2020 senesinde Başak Burcunda gerçekleşecek Dolunay’a kadar ise,  şimdikinin ekimi, o vakitlerin biçimi, biçilmesi olarak sonuçlanacaktır. Halden hale geçiş serüveni… ekme- biçme dünyası,  Dünya tarlası, yarınların hasatı. Ne muazzam bir sistem öyle. Ne güzel bir inceliktir bu, kalbin fırınında pişen o ekmekler zayi olmuyor. Kötüsü de iyisi de hakkı neyse onu alıyor, hak ettiği ne ise hak ettiğini buluyor. Bugün diyorsun hani yerde mi kalacak onca susuşların sabrı, yarınlara geldiğinde hasat zamanı başladığında hiçte öyle yerde kalmıyormuş. Felek çarkı bir daire bugün dibindesin, diplerin de en dibinde, dönüyor o çark yarın ise en tepede. Yerini ise, ürünlerinin kalitesi belirliyor elbet bu sistemde..


İş, çalışma, yetenekler, beceri, fiziki sağlık, günlük yaşam içinde en çok uğraştığımız konular ve günlük olarak zihnimizi en çok meşgul eden düşünceler, takıntı, kuruntu, vesveseler, kişisel olarak gelişimimiz, görgümüz, entelektüel düzeyimiz, yorgunluğumuz, kendimize yetebilirliğimiz, başkalarına olan katkımız, nelerle toplumu beslediğimiz, günlük hayatın içinde nasıl iletişim kurduğumuz, en çok hangi konular üzerine sohbet ettiğimiz, bu iletişimin bizlere katkısı ve bizim diğerlerine nasıl katkı sağladığımız, zamanı değerlendirme biçimimiz, çalışma sistemimiz, faydalı ve faydasız olanı ayırt etmede başvurduğumuz muhakeme gücümüz, pratik yaklaşımlarımız gibi etiketler zihnimizi bu dönem yoğun şekilde işgal edecektir. önce düşünce sonra adım gelir, önce soyut sonra somuta dökmek gelir, an da oluşan yeni hal ile alacağımız kararlar, uygulamalarımız sonuç olarak bize karnemizi 9 Mart 2020 ‘de takdim edecektir.

 

2018 yazı göksel epey hareketli idi, üst üste binen Merkür ve Mars gerilemesi, tutulumlar, Uranüs Boğa Geçişi derken, yukarıda ne varsa aşağıda da aynısı klişesi ile, yukarıdaki hareket, savaş hali, pek çok insanın hayatına isabet etti. Bunu izah etmesi zor olacak, gökyüzünde ciddi bir savaş var, gökyüzündeki karışıklık, yeryüzüne de yansıyor, nasıl anlatılır bilmiyorum, uçmuş kaçmış olmadan, yaftalanmadan nasıl izah edilir bilmiyorum, Bu savaşa dahil olacak bir de Venüs gerilemesi gelmekte, 6 Ekim-16 Kasım arasında Akrep/Terazi arasında gerileme yaşayacak,  8 Ekim 2010 senesinde yaşadığımız Akrep Venüs Gerilemesinin tekrarı diyebiliriz, Global düzeyde akabinde Arap Baharını getirmişti, şimdi neyin Baharı neyin kışı? Hala sürecini tamamlamamış, 21 Ağustos 2017 Güneş Tutulması ABD. Kasırgasını da eklersek, görünen köye kılavuzluk edilmez zaten. Neyse gökte ve yerde devam eden mecazi ve manasında savaşlara dönelim, haddi aşmadan şunu şuracığa bırakıp, bu konudan uzaklaşalım.


Göklerin ve yerin orduları, askerî erkânı, Allah’ın emir komutasındadır. O kudret ve hikmet sahibidir, hükümrandır. “ Fetih/7

  

Mükemmeliyetçi Başak burcundaki Yeni Ay biraz daha olanı olduğu gibi kabul etmemiz için önümüze ve düşüncemize çeşitli mesajlarla gelecektir. Ebeveynler çocuklarının mükemmel olmasını ister, patronlar elemanlarının mükemmel olmasını ister, öğretmen öğrencilerinin, seven sevdiğinin, eş- dost-arkadaş birbirinin mükemmel olmasını ister. Yaptığımız iş, uğraştığımız herhangi bir şey, mükemmel olmasını isteriz, halklar yönetimlerin, uluslar birbirlerinin mükemmel olmasını ister, VE bir tek Allah cc. Kulundan mükemmellik beklemez, hataya, günaha meyyal yanlarını bilir, olması da gerekir nitekim, bir tek Allah cc.  Doğumdan ölüme kadar geçen sürede tam bir Mükemmellik beklemez. Mükemmellik ayrıdır kaliteli olmak ayrı, her mükemmel olan kaliteli değildir.


Her şeyin yok olacağı, çöp olacağı, hiç olacağı bir dünya aleminde, fazla mükemmeliyetçilik, sağlıklı bir düşünce olmasa gerek. Eleştirilme fobisi belki de altında yatan neden, Başak denince mükemmeliyetçilik ve eleştiri akla gelir ilk, bir sebep diğer düşünceye sonuç olabiliyor. Mükemmel olmak zorunda değiliz, zaten mükemmel isek mükemmelizdir, raydan çıkabilirsin, ters yollara sapabilirsin, topluma ters düşebilirsin, rezil rüsva da olabilirsin, toplumun genel ahlak kurallarına aykırı düşen bir hal içinde de kendini bulabilirsin, e HAYAT deneyimler bütünü değil mi? E Hayat bir okul alanı, eğitim, sınavlar bütünü değil mi?  Bugünün ayyaşı olan Bişr’in, yarının Hafi’si olmayacağını kim bilebilir. Bugünün zaliminin, eşkıyasının, soyguncusunun yarının EBU Zer’i olmayacağı ne malum, SAHİ nedir şu mükemmellik?  Ve nedir mükafatı mükemmel olmanın, yeryüzünde üzerine dünyayı sırtlayıp, insan olarak zaten imtihanı, o emaneti seçerek gelmişsin, bir yük de o değil mi?

Yazının devamını oku

I.Bölüm Transit Uranüs Boğa Burcunda; 15 Mayıs 2018- 26 Nisan 2026 Zamana Yazmak

15 Mayıs 2018 Tarihinde, Boğa burcunda gerçekleşen Yeni Ay’ın hemen akabinde, içinde olduğu an’a dahil olan jenerasyonu etkileyen, kolektif bilinç dediğimiz toplumsal bilinç ürerinde etkin olan, Değişim, Yüksek Teknoloji, Yapay Zeka, İcatlar, Marjinal Girişimler, Toplumun yabancısı olduğu veyahut dışladığı konularla ilgili gündem oluşturan, isyanları yöneten, gelecekte olması muhtemel yeni yaşam tarzları, yeni alışkanlıklar, hayata dahil olacak, ilk başta şaşırtacak sonradan kanıksanacak gelişimlerde etkin Uranüs, Koç Burcundaki 7 Senelik serüveninin akabinde, pek çok anlamının dışında özellikle genel anlamda küresel finans-para dünyası, yeni kazanç kapıları, maddenin dönüşümü ve bir toplumu, bir ülkeyi, bir insanı tanımlayan değerler-değer ölçüleri, bir ülkenin, bir toplumun, bir insanın kendini nasıl garantiye aldığını, kendini emniyette, güvenlik içinde nasıl hissedeceğinin ve bunun için somut olarak neler yaptığını, yapmak isteyip yapamadıklarını, bunların önünde engel olan nedenler gibi konularda etkin olan, sabit, dayanıklı, sabırlı, muhafazakâr işaret Boğa Burcuna geçiş yaptı.

6 Kasım 2018 tarihine kadar Boğa’daki yolculuğunda önümüzdeki 7+3 senelik programda ne tür emirleri yerine getireceğinin bir ön izlemesini göreceğiz, Koç Burcuna doğru geriledikten sonra, 6 Mart 2019 senesinde Boğa burcuna yeniden dönüş yapacak ve 26 Nisan 2026 senesine dek Boğa ile vedalaşıp, İkizler Burcuna geçiş yapacak.

Satürn ötesi, bir burçta kalma süreleri uzun olan bu gezginler, bir burçtan diğer burca geçiş yapmadan evvelki, son derecelerde diğer burca geçişinde nelerin geleceğinin adım seslerini duyurur yeryüzüne. Koç 25’li dereceler sonrasında Boğa’nın himayesindeki konularla ilgili (para dünyası- tarım-yeni iş sahaları- uluslararası ticaret- her ülkenin kendine özgü doğal kaynakları ve üretimleri- alım-satım) gündem oluşturmaya başlar. Bunu biz Neptün Kova 29 derecede, Balık Burcuna geçmesine günler kala, Japonya’da gerçekleşen Tsunami’de görmüştük. Uranüs Boğa’ya yaklaşırken 29’lu dereceler dahilinde ise Boğa’nın ana teması olan Para konusunda görmeye başladık, Dünya çapında Para-Ekonomi konularında bir gündem oluştu ve şuanda bu satırları yazarken hala devam etmekte.

 

Bazen basittir soruların cevabı ve etkiyi anlatmak, Boğa Para-Kapitalizm- Bankacılık- Mülkiyetçilik- Milli-Manevi-Benliğe ait tüm değerler- Ticaret- Tarım Toprak= Uranüs Ani Değişim- Çalkantı- Büyük Düşüş- Bir Anda Zirveye Çıkış-Ayaklanmalar-İsyan- Yabancılar-Mülteciler-Keşifler-Devrim-Yeni Yaşam Koşulları-Tabuların Yıkılması

Uranüs’ü nasıl tanımlarsınız deseler, kuralları, kabul görmüş oluşumları, alışılmış düzeni, parçalar, dağıtır, kökten değişime uğratır ve kendi düzenini kurar. Balık-Uranüs geçişi bu ilimde hayatımda bizzat deneyimlediğim, şahit olduğum, inanılmaz bir değişimin başlamasına vesile olmuştu. Bu inanılmaz bir şey idi, tamamen kaderseldi, seçim yaptığını zannedersin, önünde engeller çoktur, imkansızdır hatta ama olmaz denilen şey olmuştur.

Yazının devamını oku

Seçime Doğru 2018 (Yüksek Dozda Geyik ve İroni İçerir)

I.Bölüm

Yarın Oy Kullanma Sınavına girecek herkese başarılar dilerim. Oy kullanmadan önce bir avuç çekirdekli kara üzüm, bol su içmeyi unutmayın. Sınav pusulanızı evde unutmayın, kimliğinizi geceden giyeceğiniz kıyafetin iç cebine koyun. Sakin olun, ölüm kalım meselesi haline getirmeyin. Bu ülkede eşekler çalışır, atlar koşar, çimler ezilir, filler tepişir. Bir süreliğine daha en azından 2024’e kadar bu minvalde devam edecek sınav sistemi, sonra bir değişikliğe gidilecek olup, o günlere hazırlanın. Okul önemli değil, okulun yöneticisi, lideri önemli, okulunuzu oylarken, liderine göre oylayın. Torpil kontenjanından her zaman iyi yerlerde okuyan ve iyi yerlere yerleşen birileri olmuştur, olacaktır da. X-Y fark etmez, her okul lideri evvela kendi ideolojisine yakın olanlarla kadrolaşır bu böyledir, liyakat, adalet, hakkaniyet her zaman sınıfta kalır bunu unutmayın. Okula, lidere değil, bireysel olarak okulu içine alan ülken için, bireysel olarak sen ne yapabilirsin bunu düşünün, düşünmekle kalmayın aktif olun. Sağa, sola kaymayın, referansınız her zaman kendiniz olun, dayı idi, amca idi, ah bi dayım olsa da şu işimin bi önünü açsa gibi asalak beklentilere girmeyin, referansınız kendinizsiniz, karakterinde ve işinde iyi olan her zaman kazanır, bazen maddi bazen de madde ile ölçülemeyecek kadar değerli bir eminlik, güvenilirlik ile hürmet bulur, hem hakk katında hem de halk katında. Başarıyı sadece madde ile ölçmeyin. Son ana kadar fikirleriniz değişebilir belki, o okul değil başka okul, o lider değil başka bir lidere kayabilirsiniz, utanmayın kendinizden, bu aldatmak sayılmaz, 1961’den bu yana sürekli aldatılıyoruz zaten, bir kereden bir şey olmaz, sen de aldatabilirsin, ihanet edebilirsin rahat ol.  İkinci bölümde şahlanacağız, atımın gemini çözüp geleceğim.

 

II.Bölüm

Sınav Öncesi korkutanlar, karamsarlığa düşürenler, o okul olursa bu lider olursa şu bu olur diyenler, okul yönetimi değişsin artık, bu gidiş gidiş değil diyenler, kaygıya sürükleyenler bolca olacaktır. Hiç merak etmeyin, kıyamete kadar gerek içimizden, gerek dışımızdan hiç eksik olmayan hainler ne kadar kuşatırsa kuşatsın, ne kadar algı yaparsa yapsın, ekonomi ile toplumsal ahlaki dejenerasyon organizasyonları ile zihin kontrol sistemi ile yapay halk hareketleri ile oyunlar çevirirse çevirsin, bu okula bir şey olmayacaktır bunu aklınızdan çıkarmayın. Vartolu her zaman hayatta kalmanın bir yolunu bulur. Kim olursa olsun lider no problem, hepsi de insan nihayetinde şaşar beşer, hiç biri yaranamaz bize, bizdeki zihinler açık olduğu sürece hoşnutsuzluğa memnuniyetsizliğe, Hz. Ömer olsa bile lider, onu da delirtir, ona da bir kulp bulur, onu da bezdiririz.  Tılsımlı bir ülkeyiz Allah’tan, akrebiz, yengeciz, balığız da, yansak da, kül olsak da, akrep ve balık mitiyle zümrüd ü anka gibi, içimizden her zaman bizleri toparlayacak bir yiğit yiğitler çıkacaktır, bunun garantisi içinde eğlenin. Spor olsun diye oy kullanma sınavına gidin, sınav sonrası çoluk cumbalak toplanın pikniğe gidin, yiyin için israf etmeyin. Bazı şeyler kulun takdirinden çıkar, Hakkın takdiridir, yazılmış o adamın alnına bu sistem ve ilk başkanı olmak, birinci tur ikinci tur ne farkeder, sonuç önemli, sonuçta kuldan çıkmış, Hakkın iradesi devreye girmiş, bunu da bilin. Dünya bir eğlenme ve eğlence yeridir, panik yok eğlenmenize bakın: ) Sınava katılacak farklı lider ve okul tercihi yapacak olan tanıdıklarımı çok seviyorum, kirli bir siyaset için, temiz gönlümü kirletemem.. Yolum hep bir şekilde siyasi isimlerle kesişti, kiminin manevi kızı, kiminin sevdiği, kiminin sırdaşı, kiminin yeğeni, kiminin danışmanı oldum, x-y farklı ideolojilerden isimlerle teveccüh buyurdular, ilmimde ve işimde profesyonel bir insanım, ideolojileri, yaşam tarzları, inandıkları ve inanmadıkları beni hiç ilgilendirmedi, beni bu ülke için ne kadar fayda sağlar o ilgilendirdi. Onlar da gayet iyi biliyor ki, ben kendi partimin, kendi ideolojimin, kendi dünya görüşümün ve kendi gönül ülkemin lideriyim, bu yüzden işte hiç oy kullanmadım. 


Hayatı boyunca oy kullanma sınavına hiç girmemiş ve yine girmeyecek olan zatımı da hoş görün. Bıdı bıdı yapmayın, ama bir oy bir oydur demeyin, vatandaşlık görevi şu bu demeyin. Ablanız çoktaaan  emekli oldu dünyadan, biraz da siz oyalanın, oylayın: ) Yok Hükmünde; kah parya, kah haymatlosuz biz…


Yazının devamını oku

29 Mayıs 2018 Yay Burcunda Dolunay; Ey Özgürlük

Yıkılmış evlerime
Sönmüş fenerlerime
Derdimin duvarına

Arzu duymaz yokluğa
Çırçıplak yalnızlığa
Yazarım adını

Geri gelen sağlığa
Geçen her tehlikeye
Yazarım ben adını, yazarım

Bir sözün coşkusuyla
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum haykırmaya

Ey özgürlük! – Paul Eluard

 

29 Mayıs 2018 Tarihinde, TSİ.17.19’da, İkizler/Yay aksında, Yay Burcu 9°’de bir dolunay cereyan edecektir. 2018 başından bu yana süregelen göksel gezginler dünyasındaki gelişmeler, değişimler, tutulumlar, ağırlama ve uğurlamalar, gerileyen kolektif gezginler ve kişisel gezginlerin ardından yıl ortasına doğru giderken, bu Dolunay evresi geçmişten şimdiye, kabz hali, engeller, zorlukla elde edilenler, sabır isteyen işler ve gergin dönemlerin ardından bir nebze şuurları ve bilincin tarlasını rahatlatacağa benziyor. Gökyüzünde sevgi, merhamet ve ılımlı, barışçıl Su unsurundan oluşmuş Büyük Su Üçgeni, her türlü olumsuzluğa rağmen, kilitlenip kaldığımız karamsarlık, sıkılma, buhran, sıkışma gibi hislerimiz var ise, bunu dağıtacak, farklı pencereden olayları görmemizi sağlayacak, daralmış göğüs kafesimizi genişletecek vizyonları görmemizi- hissedişleri duyumsamamızı sağlayacaktır. Balık- Neptün’ün sezgiselliği, mesaj dolu rüyaları, Akrep-Müşteri’nin inançla olumlu yönde hayatı iyileştirme olanağı sağlayan düşünceleri harekete geçirmesi ve Yengeç- Zühre’nin nazik salvolarla, kırıp dökmeden, sevgi dilinin yumuşak, ehilleştiren tonuyla kuracağı iletişim dünya zindanından kimileri için çıkışı sağlayacaktır.


Geçmiş Linkler:

25 Mayıs 2013 Yay Burcunda Ay Tutulumu ve Etkileri Revizyon

13 Haziran 2014 Yay Dolunay Etkileri; Sil Baştan

2 Haziran 2015 Yay Burcunda Dolunay; Bahçe Duvarından Aşmak

20 Haziran 2016 Yay Dolunayı Etkileri; Hayâller vs. Hayatlar

Yazının devamını oku

30 Nisan 2018 Akrep Dolunay Etkileri; Ne Yazarsan Yaz Doktor

“Her insan bazen kendini çok özel hisseder, dünyanın odağındadır adeta, merkez odur. Her şeyin kendi etrafında döndüğünü, o olmadan hiçbir şeyin anlamlı olamayacağını falan zanneder.. Dünyanın hakimi olmuştur artık. Ve bunu insanlarla paylaşmak ister. Telefona uzanır, ama anlatabilecek kimsesi olmadığını görür. Dünyanın merkezidir o, ama bunu paylaşabileceği kimsesi yoktur.. Sonra ayakları yere basmaya başlar. Bulutlardan inmiştir artık. Yatağına kapanır. Büzülür, büzülür, büzülür.. Küçücük bir nokta haline gelene kadar yaklaştırır diz kapaklarını kafasına. Sonra biraz ağlar. Daha sonra da bunun ne kadar saçma olduğunu fark eder. Sonra konuşur. Kendi kendine konuşur boş boş.. Sonra.. Bundan sonrası yoktur. Hayatın tam da orasına takılıp kalır bazen insan..” - Ali’m LİDAR

 

30 Nisan 2018 Tarihinde, TSİ. 03.58’de, Akrep/Boğa aksında, Akrep 9° ‘de, Ay ve Güneş’in karşıt açı yapıp, ayna görünümünü alacağı bir Dolunay deneyimleyeceğiz. Akrep derin, yoğun, tutkulu ve takıntılı yönlerimizi, krizleri, kesin sonlanmalarının ardından dönüşüme uğrayıp, ayağa kalkıp bambaşka bir şekilde yeniden doğrulmayı, doğmayı simgeler,  su unsurunun gazap, karanlık, en dip ve basıncın en yüksek olduğu yer akrep alanıdır. Akrep stratejik savaşır,  işi şansa bırakmaz, kaybedeceğini anladığı anda, gerekirse illegal yöntemlere başvurabilir, asla yenilgiyi hazmedemez. Yenilgiye uğramış ise, mecazi bir ölümü deneyimlemeye başlar, karanlık, uzak, kimsenin kendisine ulaşamayacağı, derin yalnızlığına çekilir, kendisini dönüştürür ve yeniden çıkar sahaya. Balık savaşmaz, kaçar, bırakır gider, vazgeçişi teslimiyettir, savaştığı kişinin, içindeyken göremediği en dip hali, en korkunç hali görür, değer mi değmez mi, değmiyorsa, eyvallah der çeker gider,  yengeç yapışkandır, savaşmayı bilmez, geri de çekilmez, bol bol konuşur durur, suçlayacak kişi arar,  sığ olan yüzeyde olanı görür ve ona göre savaşır gibi yapar, ama sadece gibi yapar, tehlike diplerdedir bilmez, göremez. Üçü de su, üçü de aynı etkiye farklı tepkiler gösterir.  

 

Bu özde olan bilinçtir, zaman içinde farklı hallere bürünür, iyi savaşan, derinliği gören, savaş meydanında ondan bundan destek gelsin diye beklemeyen, cesur yengeçler de olabilir, kaçmak yerine üzerine giden, iyiliği silah gibi kullanıp, düşmanını iyilikle, utandırarak alt eden, savaştan galip ayrılan balıklar da vardır, yenilgiyi hazmeden, illegal yollara başvurmayan, dürüst ve açık savaşan, kendisini yenen bileği öpüp alnına koyan akrepler de vardır. Öz Bilinç sonradan dünya hayatında kişinin kemalatına göre eksisi artıya, artısı eksiye dönüşebilir.

 

Yazının devamını oku

17 Ocak 2018 Oğlak Burcunda Yeni Ay; Kapitalist Dünyanın Kutsal Neferleri

17 Ocak 2018 Tarihinde, TSİ. 05.17’de Oğlak Burcu 26°’de yılın ilk yeni ayı gerçekleşecektir. 1999-2003-2007-2011-2015 (yeni ay döngüsünün parçaları) senelerinde yaşantımızda gelişen Oğlak burcuna haiz, üzerinde hakim olduğu 10.ev temalarında nelerle uğraşıyorduk, ne gibi plan-hedeflerimiz vardı, sabır isteyen, yavaş yavaş büyüyecek olan, bunun bilinciyle hangi zorluklara göğüs geriyorduk,  o yıllarda yaşımıza, yaşam tarzımıza, ait olduğumuz sosyal çevre koşullarına göre, bu etkileri şuanda içinde bulunduğumuz şartlara göre değerlendirelim.  Bu yeni ay hem yeni bir başlangıç hem de arkasında kocaman bir emeği olan, sabırla dayanıklılık testinden geçmiş olanlar için tamamlanmayı da içeriyor.

 

Yine karşı aksı Yengeç Burcunda 16 Ocak 2014 senesinde 27 derecede gerçekleşen Dolunay dönemine ait aldığımız kararların akıbetini  görmeye başlayacağız, o yıllardan şuana kadar süregelmiş, tamamlanmamış, sürüncemede olan konular ivme kazanacaktır. Aldığımız kararların ne kadar arkasında durabildik, ne gibi engellerle mücadele etmek zorunda kaldık, hala aynı kararımızda mıyız?

 

Tırmana tırmana hedeflerine ilerleyenler için bu yeni oğlak Ay’ı, şimdiki zamana bağlı kalmayın lütfen, bir mola almanızı sağlayacak lütuflar içermekte. Hiçbir emek zayi olmaz. Değerli olan şeyler mutlaka hak ettiği değeri bulur. Değer ise derdimiz, emeklerimizin karşılığını artık almak ise derdimiz ve biz dosdoğru ilerlemişsek, zahmetlere katlanmış, şikayet etmemiş, yaptığımız ya da hedeflediğimiz yerin hakkını vermişsek, Hakk Teala kulları gibi adaletsiz değildir, hangi kul hangi engel olursa olsun, Hakk hakedeni hakkıyla ağırlar bu yeryüzünde. Ama çatlak varsa, sızıntı varsa, kalp eğri ise, akıl zekanın kurnazlığına kaymışsa, o yerlere, o konumlara, o planlanan hedeflere hak edilmeden gelinmiş ise, Hakk elbet tepetaklak edip düşürmesini de bilir. Lütfen bunu hiç unutmayalım e mi. Hakk adildir, adaletsizlik insanlardan olur.

 

Kapitalist Dünyanın Kutsal Neferlerine: ) (AVM.ler mabedi olmuş Hepimize: ) estağfurullah tövbe el aziym dedik mi dedik:)

Önceki Yıllara Ait Arşiv Linkleri;

4 Ocak 2011 Oğlak Güneş Tutulumu

24 Aralık 2011 Oğlak Burcunda Yeni Ay Etkileri- ARŞİV

11 Ocak 2013 Oğlak Burcu Yeni Ay Etkileri Sebep - Felek

1 Ocak 2014 Oğlak Burcu Yeni Ay Etkileri- Amentü Gemisi

22 Aralık 2014 Oğlak Yeni Ay Etkileri; Duvarlar

29 Aralık 2016 Oğlak Yeniay'ı; Rüyayı Yaşamak, Gerçeği Yorumlamak

Yazının devamını oku

Transit Satürn Oğlak Burcunda; Zaman Emek Sabır Takdir I

savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye;
zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın.
raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı
güzelleş be
 kızım, şimdilik ölümüne kadar hayattasın, şimdilik ölümüne kadar hayattasın.

Transit Satürn Yay burcundaki serüveninin ardından, 20 Aralık 2017 tarihinde, yöneticisi olduğu, özelliklerini en rahat sergilediği, Oğlak’a geçti. 21 Mart 2020 tarihine kadar Oğlak burcu seyrinde, yeryüzüne göndermeye haiz olduğu konularda, global ve bireysel olarak etkin olacaktır.

(21 Mart 2020'de Kova'ya geçtikten sonra, Satürn 1 Temmuz 2020 tarihinde gerileyip Oğlak burcuna yeniden geçiş yapacak, retro dönemi 17 Aralık 2020'ye kadar devam edecek ve 2.5 yıllık yeni yolculuğuna Kova'da devam edecek.)

Satürn/Zuhal gezgininin (gezegen/yıldız) Dünya’yı ve içindeki bizleri ne yönde etkilediğini anlamak için Yay Burcundaki 2.5 yıllık serüvenine bir göz atmak lazım sanırım. Geçmişi olmayanın geleceği olamaz, bilgi büyüyen-gelişen, şahitlik ve istatistiklerle olgunlaşan bir kavramdır. Ne öngörülmüş, neler olmuş bir göz atalım.

Transit Satürn Yay Burcunda; Sınır Ötesi I

Transit Satürn/Yay Ev-Burç Geçişleri; Sınır Ötesi II

Satürn Akrep Geçişi (2012-2015) Mezarlardan Yükselen Bahar

Transit Satürn Yay burcundan geçerken ülkemizin 6.evini harekete geçirdi. 2014 sonu ile 2017 sonu arasında, şöyle bir düşünelim, inançlar, bilgiye dayalı mevki ve makamlara gelenler dünyasında, epey bir yaprak dökümüne şahit olduk, yenilmiş haklar, yüksek öğrenim ve sınav sistemine karışmış şaibeler ve tüm bunların ortaya çıkışı, ispatlanması, kimi için tasdikname oldu. Bu onlarca istatistikten sadece birisi idi. Abdesti şüpheli olanların dünyasından bir kesit idi. Ülkemizin 6.evinde seyretti, güvenlik, ordu, polis, işçiler, emekçiler, sağlık, tarım vs. alanında. Ne çok şey yaşadık bu konularda değil mi? Darbe girişimi dahi yaşadık, ne hazindir ki, Neptün bağlacı ile, kandırılmış Mehmetçikler, savunmasız sivil insanları vurdu. Önce bir şer yaşattı Satürn 6.evde ordu ile, polis ile, sonrasında elmanın içindeki çürük kurtlar bir bir ortaya çıktı, şefkat tokadından sonra yediğimiz zecr tokadı idi.

 

Yay Satürn ile, Yay’ın ve 9.konağın temsili olduğu alanda yani yüksek öğrenim alanında, yaşı 33-52 arasında olanlar Hayat Diplomasını aldı, bilgilerini tarttı, yaşam felsefesini ölçtü biçti, inanç dünyasına büyüteç ile baktı, eksiğini gediğini gördü, mezun oldu.

Yazının devamını oku

2 Ocak 2018 Yengeç Burcunda Dolunay; Anne Ben Geldim

2 Ocak 2018 Tarihinde, TSİ.05.23’de Oğlak/Yengeç Aksında, Yengeç Burcu 11°’de bir dolunay cereyan edecektir. Kendimizi nasıl koruduğumuz, Çocukluk Koşullarımızın her anlamda şimdiki bize olan +/- katkıları, hafızamızda en fazla yer tutmuş +/- anılarımız, yaşanmışlıklarımız, kabuklarımız, duvarlarımız, zaaflarımız, ait olma güdülerimiz, olumsuz olaylarla nasıl baş ettiğimiz, şimdiki an ile gelecek an, gençlikten yaşlılığa giderken, her şeyin toz pembe olmadığı bir dünyada, geleceğe ait endişelerimiz, güvenliğimiz, kendimizi nasıl, neyle beslediğimiz, kimleri nasıl nelerle beslediğimiz, kaçışlarımız ve hangi durumlarda ortaya çıktığı, kaçamadıklarımız, bağımlılık oluşturduğumuz durumlar, nereye sığındığımız, neyi özlediğimiz, duygusal dalgalanmalarda, kendimizi çaresiz hissettiğimiz anlarda, kime, nereye sığındığımız. Ne ile iyileştiğimiz, nelerle çığırından çıktığımız, bizi koruyanlar, bizim koruduklarımız, sevgi bağı ile birbirimize bağlandıklarımız ve buna benzer sorular düşünce sistemimizde alarm düğmesine basacaktır. Bu yeni bilinç davranışlarımıza, davranışlarımız kaderimize yansıyacaktır.


Bizler duygu ve davranışlarımızı, kimseden yardım almadan, aynayı kendimize tutup, tarafsız bir görüş ile değerlendirdiğimizde, ama samimice, bize bahş edilen ömrü, daha huzurlu yaşayacağızdır. Yukarıdaki temalarda aldığımız etkilere, nasıl tepkiler veriyoruz, bu tepkilerin altında yatan kaynağa ulaştığımızda, dünyaya ve ötelere ait pek çok sorunu çözmüş olacağız.


Ay Rahiym, Güneş Rahman, ne vakit bir dolunay cereyan etse, içinde olduğu burca haiz konularda, Hakk Teâlâ’nın bu iki isimin yansıması olan fiilleri daha bir somutlaşıyor.  Yengeç/Oğlak aksında ise, bir yanda ana rahmine geri dönüş isteği, yeniden doğma arzusu, karanlık yönlerimizin daha bir açığa çıktığı vakitler oluyor. Doğmak için sancılarımız ya da ölmek için öldürmek için planlarımız, çabalarımız. Güneş Rahman Baba sembolü, aydınlığın, o olmadan olamazsın, babanın sırrısın, Ay Rahiym Anne, karanlığın, nurun içindeki süveydan, esirgeyen, bağışlayan, o olmadan, yükü taşımadan doğamazsın.

 

Çocukken canımız acısa, başımız sıkışsa “anne!” diye haykırırdık, kocaman bireyler olduk, herkesi bilemem elbet, ne vakit o çocuk kalbimize ki hala çocuk, hüzün çöreklense ne vakit kırılsak ne vakit kabuğumuz sert darbeler alsa, ne vakit zorda darda kalsak, gayri ihtiyari yine herkesi bilemem “Anne!” diye haykırırız. Annesinden ayrı kalsa da bazı çocuklar, annesini erken yitirse de bazı çocuklar.. Anne bir sembol, anne Rahmin sembolü, korunaklı, güvenlikli, beslendiğimiz, büyümemiz için bizim yerimize bizi düşünen, rahmindeki yükü, yük olarak görmeyip bizi o karanlıkta sevgiyle, şefkatle barındıran. Özlemimiz, kurtarıcımız, kahramanımız, hani o varsa kendimizi güçlü hissettiğimiz, hani bazen bazı durumlarda, elinden bir şey gelmeyeceğini bilmemize rağmen, hani varlığı dahi bize güç veren, annedir, zaman zaman kırsa da dökse de eleştirilerinin dozu kaçsa da hatta ve hatta zalim de olsa, yine anne, anne dediğimiz kutsal kadın. Yaşamdaki her şeyi terk edebilirsin, ömür boyu görmek istemeyebilir ve hatta asla görmezsin, çok çok uzaklara gidebilirsin, ama istediğin kadar terk et, istediğin kadar uzaklara git, mutlaka ve mutlaka annene geri dönersin. Aradığın şefkattir, merhamettir, bağışlanmaktır, bağışlamaktır, sığınmaktır, korunmaktır, emniyette hissetmektir..

Yazının devamını oku

Pozitif Dergisi- Aycan Aşkım Saroğlu & Elif Hece Öztürk (Röportaj)

Gazeteci-Yazar: Aycan Aşkım Saroğlu

Konuk: Elif Hece Öztürk

Yayın: Pozitif Dergisi (Doğan Medya)

Konu: Astroloji- Yıldız İlmi

Başlık: Astroloji Kaderin Yorumlanmasıdır

(Kader Olgusu ve Yıldız İlmi Üzerine Elif Hece Öztürk ile Söyleşi)

Tarih: 21 Ağustos 2017- Ankara/İstanbul

Yayın Tarihi: 18 Aralık 2017

“Yıldız ilmi ehil ve ehli olanın elinde ise insanın seçimlerine bağlı olan kaderinin, o yıldızlı tarladan bireyin payına düşen toprağa bakıp ürünlerinin yorumlanmasıdır” diyor Elif Hece Öztürk...

Yazı: Kevser Aycan Aşkım Saroğlu

Elif Hece Öztürk bir sır gibi saklar kendini. Balık burcu olmasına rağmen, haritasında akrep vurgusu olduğundan ortalarda görünmeyi sevmez. Ama aynanın hasını sırrın belirlediği gibi Elif Hece Öztürk, sadık takipçileri olan çok özel bir insandır. Astroloji ilminde hiç boş atıp dolu tutmaz, hep nokta atışı yapar. Kendine “astrolog” denmesini de istemez.

Onunla yıllar öce bir dergi için yaptığım röportajda ne dediyse çıkmıştı. Japonya depremi bunlardan yalnızca biriydi. Yine başkanlık sisteminin geleceğini ilk o yazmıştı. Bu röportajda da Elif ile astroloji kader bağlantısını, bu yıldız ilminin çok az insanın bildiği detaylarını ve önümüzdeki günlerde olabilecekleri konuştuk. Elif Hece Öztürk gibi çok nadide bir ilim üstadını, ummana dalan bir kalbi, Pozitif sayfalarına konuk edebildiğim için çok gururluyum. Sanırım Pozitif okurları da bu özel insanı tanımaktan ziyadesiyle mutlu olacaklardır.

 

A.A.S: “Astroloji kaderin yorumlanmasıdır” diyorsun, bunu biraz açar mısın?

 

E.H.Ö: İslam inancında Amentü Esaslarında Kadere ve Kazaya İman şartı vardır. Kader, ezelde Yaratıcının, yarattığı ruhların ne yapacağını, dünya hayatında ne gibi yönelimlere sahip olup, yöneldikleriyle nasıl tercihler yapıp, nasıl sonuçlara ulaşacağını bilmesidir. Kendi çabamıza bağlı kılınmış olan kader cüz-i kader, hangi coğrafyada, nasıl bir anne babadan dünyaya geleceğimiz, bizden bir nesil devam edecekse evleneceğimiz insan ve ecel gibi konular ise külli kaderdir yani Statik Kader. Yaratılanın hiçbir fonksiyonunun, seçim iradesinin olmadığı konulardır bunlar. İşte yıldız ilmi ehil ve ehli olanın elinde ise, insanın seçimlerine bağlı olan kaderini, yani Dinamik Kader olgusunu, o yıldızlı tarladan, bireyin payına düşen toprağa bakıp, ürünlerini yorumlamasıdır. Düşünce karakteri oluşturur, Karakter kaderi belirler. Satürn’e kadar olan tesirler cüz-i iradenin yüklü olduğu potansiyellerdir, Satürn ötesi tesirler ve yine ay düğümlerinin etkisi külli iradenin hükmündedir. Bu ilim edep ilmidir, İnançlı bir Müslümanım, dünyayı kazanmak adına, sonsuz bir hayatı kaybetmek istemem, yorumlarken kaderi, nerede durmalıyım, nerede yürümeliyim bunun ayarını iyi tutmam gerekiyor ve ölçüsünde devam ettiğime inanıyorum.

 

A.A.S: Seni Astrolojiye yönelten ne oldu? Kaç zamandır ilgileniyorsun?

 

E.H.Ö: Yolculuğum 8 yaşımda başladı, nasıl başladığına dair daha evvelki söyleşimizde bahsetmiştim. 10 yaşımda İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet kitabında Allah-u Teala’yı tanımak konusunda geçen yedinci Fasıl- “Yıldızların ve Burçların Padişahın Kudretine Teşbihi”ni  okuyup, özümsediğimde yolun içinde buluverdim kendimi. Bilinmeyene, insan psikolojisine meraklı bir çocuktum, Yaratıcıya; Aklına, sanatına, ilmine  ve yaratılış özünden kopmadan aslıyla kalmış yarattıklarına aşıktım,  Yıldız İlminin,  o yaşlardaki bilinçle dahi, o vakitler gazetelerin verdiği burçlar ekinin dışında bir yerde olduğunu hissediyordum, bir umman olduğunu hissediyordum, gönüllü olarak o ummana daldım, bir balığım, o ummanın içinde, yıldızlar tel tel dökülüyor suya, huzurla, aşkla, hayret ve hayranlıkla, ağzım açık bir şekilde, içinde yüzüyorum,  Hayatımdan, gençliğimden ve şimdilerde orta yaşımdan feragat edip 25 yılı devirdim, 12 senedir ise sosyal medyada çeşitli mecralarda ve yine kendi oluşturduğum sitede yazmaya devam ediyorum. 7000’in üzerinde çalışmalarımı aktardığım makalem mevcut. Sadece yıldız ilmi değil, içinde HAKK olan, geçen pek çok Sanat, ilim üzerinde de çalışmalarım mevcut ki, doğum anımdan gelen tesirler ve daha sonraki yönlenme ve seçimle uyumlu hale geldiğinden, bu alanların içinde olmam sanırım kaçınılmazdı. “Kişi niçin yaratılmış ise, o iş ona kolaylaştırılır ve sevdirilir.”

 

 

A.A.S: Çok ortalarda olmayı sevmiyorsun ama sana bağlı çok fazla, tiryaki bir kitlen var, Neden ortaya çıkmıyorsun?

Yazının devamını oku

3 Aralık 2017 İkizler Dolunayı; Hassas Ülkenin Depresif Halkı

İlk gençliğimde solcu oluverdim birden. Ama ne solcu. Üç lafımdan dördü emek, işçi sınıfı, artı değer, halkların kardeşliği v.s.. Bıraksalar solculuktan öleceğim. Öyle böyle solculuk değil. O kadar inandırmışım ki kendimi ‘güneşi zaptedeceğimiz günlerin yakın’ olduğuna. Sadece tesis ve alet edevat sorunu kalmış. Halkımız arkamızda zaten. Yeter ki devrimci kıvılcımı ateşleyelim biz..
Polisten yediğim ikinci veya üçüncü seri tokada bile mukavemet edemeyecek kadar zayıfmış benim şanlı solculuğum. Biraz devletten dayak biraz da babamdan fırça yiyince bıraktım..

Sonra aşık olmalara başladım. Bana birazcık ilgi gösteren her kadına aşık olduğum saçma ve kayıp birkaç yıldan sonra uzun süreli istikrarlı aşk deneyimlerim oldu. Hiçbirini sonuna kadar götüremedim, hayatımdaki hiçbir kadını adam akıllı mutlu etmeyi başaramadım, ama hepsinden çok şey öğrendim. Geriye dönüp baktığımda şöyle ağız dolusu küfürle andığım hiçbir eski sevgilim olmadı. Hiçbirini ben terk etmedim, gittiklerinde hepsinin arkasından mütemadiyen yas tuttum. Ama dediğim gibi, hiçbirinin anısına bilerek saygısızlık etmedim, en azından içimden hepsini iyi andım..

Bu yaza kadar her sene aralıkları değişen depresyon seansları tertipledim kendime. Bu günlerde de girmeyi düşünüyordum depresyona ama annemin en sevdiğim depresyon hırkamı eskidi bu artık diyerek yer bezi yapması sonucunda giremedim. Hırkanın hikayesi de şu. Uzun, yerlere kadar değen kalın mı kalın hardal rengi eski bir hırka. Pek matah bir şey değil tabi. Ama son on yıldır ne zaman kendimi çok kötü hissetsem o hırkaya bürünüp, birkaç hafta evden çıkmayıp, tv ya da bilgisayar açmayıp hatta kitap bile okumayıp aptal aptal tavanı seyrederek yani depresyonun dibine kadar vurarak kendi kendime saçmalıklar yaptım. Ve o saçmalıkların kilit oyuncusu da hırkamdı. Şimdi hırka gitti.. Ben de vazgeçtim depresyona girmekten sonra oturdum bu yazıyı yazdım.
Özet : Ülkem gibi ben de hep hassas dönemlerden geçiyorum. Ve bu hassas dönemler hiç bitmeyecek gibi görünüyor. Ve takdir edersiniz ki şu an itibariyle de ülke ve ben çok hassas bir dönemdeyiz :)🙂

-Ali’m Lidar (seviom seni rabbim razıdır herhal:)

3 Aralık 2017 Tarihinde, TSİ.18.46’da Yay/İkizler aksında, İkizler burcu 11°’de Dolunay (Süper Ay) gerçekleşecektir.  Yay/İkizler aksında gerçekleşen dolunay zamanları, dünya gündemi için de, insanın bireysel gündemi için de, akıl oyunları, hile, aldatma ve aldatılma, yanılma ve yanıltma, sağlıksız düşünce kalıplarının özeleştirisini yapma, hataları görme, hakikatine varma zamanları olur genelde. Ocak ayından bugüne kadar geldik, zaman zaman deli dalgalar geldi üzerimize, bazen çekildik köşemize dinlendik, bazen karıştık hayata, bazen dışında kaldık gözlemledik, 2017 senesinde ne çok şey yaşadık öyle, ne çok sıkıntı atlattık, oğlak ayında, hedeflerimizi, kova ayında gelecek planlarını, balık ayında iyi niyetlerimizin yargısı, koç yeni ayında harekete geçmeyi, işin başa düşmesi, boğa yeni ayında huzuru, istikrarı, ikizler ayında aptalca adımladığımız yolları, yengeç ayında, sığınacağımız kapıları, aslan ayında yaşamımızın senaryosunu, başak ayında, günlük yaşamın koşturmacasını, sağlığımızı, terazi ayında, dengemizi, ilişkilerimizi, sosyal hayatın riyakarlığını, akrep ayında, kendimizin doktoru olmayı, yay ayına girdiğimiz şu günlerde, Merkür gerilemesinin de eşlik etmesi ile, İkizler dolunayında tüm bunların tek tek muhasebesini yapma zamanı olacaktır.

Yıldız ilminde bazı işaretler akılla ilgilidir, İkizler ’de bu aklın zeka şubesidir, El becerileri, beynin aktif olan durum kurtarma, pratik anında çözüm getirme, her bir işin püf noktasını bilme, kötü durumlardan sıyrılma, her vakit sütten çıkma ak kaşık olma ikizler işaretiyle alakalıdır. İkizler burcu insanı böyledir anlamına gelmiyor. Zira her insan bir parça ikizler ’den etki almaktadır. Akıl/zeka aynen insan gibi büyüyen-gelişen bir varlıktır. Yaşam deneyimleri ile o hafıza deposuna kaydedilen olaylar, aklın not defterine işlenir. O defter gitgide dolar, büyür. Bir kitabı alıp yaşayanının kurgusunu okumak mı? Hayatın içinde birebir o kitabı yaşayarak akıl defterine yazmak mı?  Yazılanı okumak mı? Yaşarken yazmak mı? İkizler dolunayında, yaşadığımız olayları kaydettiğimiz o akıl defterini açacağızdır. Nerede akıllı davranıyor, nerede zekamızı kullanıyoruz. Bazen çok fazla konuşuruz, bir tür üste çıkma, bir tür savunma gereği, bir tür haklılık yarışına gireriz. Sonuç mu değişmez, çoğu zaman olayları daha bir karmaşık hale getiririz. Bu dolunayda susma ve konuşma dengesini nasıl kuracağız bunun üzerinde düşünebiliriz. Şöyle bir yoklayıp tecrübelerimizi, konuştuk da ne kazandık, sustuk da ne kaybettik gibi bir geriye dönüş ile (Merkür Gerilemesi) huzursuzluk veren çoğu şeyden arınabiliriz.


Yazının devamını oku

18 Kasım 2017 Akrep Yeni Ay Etkileri; Manevi Ameliyat

“Büyük beklentilerin olmasın. Eğer yaşadıklarından çıkardığın en önemli ders nedir diye sorsaydı biri bana, bu üç kelimeyle cevap verirdim, duraksamadan.. Büyük beklentilerin olmasın.

Bağırmayan anne, kırılmayan oyuncak, terk etmeyen sevgili, bitmeyen oyun olmaz.”

Ali’m Lidar

 

18 Kasım 2017 TarihindeTSİ.14.42’de Akrep Burcu 26 °’de Güneş ve Ay kavuşumuyla, bir Yeni Ay doğacak. Güneş somut, Ay soyut, Güneş gündüz, Ay gece, Güneş görünür kılan, Ay örtülü, sırlı, gizleyen, Güneş fiziki bedenin, Ay duyguların, tepkilerin, etkilenmelerin, Güneş dışa vuran, Ay içine içine biriktiren, hafızaya depolayan, Güneş eril tarafların, cesur, atak, yaşam dolu, yaşamın içinde Hayata bakan gözün, Ay dişil tarafların, çekingen, pasif, duygusal, içine atan, korunmaya muhtaç, sevilmeye ihtiyaç duyan, içe bakan gözün. Her ikisi, salt doğa yaşamı için değil, insan yaşamı için de önemli iki unsur. Mevsimler nasıl oluşuyor, bitkiler nasıl büyüyor, insan nasıl dinleniyor, nasıl ayakta kalıyor, gündüz ne yapıyor, gece neye ihtiyaç duyuyor. (Reklam spotu gibi oldu) Gecesi gündüzüne karışmak diye bir deyimimiz vardır, hiç düşündünüz mü daha derin manada ne ifade ediyor. Yapmamız gerekeni zamanında yapmadığımızda sonradan nasıl da başımızı ağrıtıyor, uykularımız kaçıyor. Kıştır yağacak kar, yazdır açacak çiçek. Kışın açar mı çiçek, yazın yağar mı kar?  Gündüz yapmamız gerekenler ile gece yapmamız gerekenler birbirini tamamlıyor, gündüzün işini geceye, gecenin işini gündüze bırakırsak elbette dengemiz sarsılıyor. Her var olmuşun bu yaşadığımız rüyada bir fonksiyonu var, kâinatın dengesi adına kötü addedilenin de faydasız görülenin de zerrenin de bu dengede, bu düzende bir katkısı var. Kader zaten ölçü demek, ölçüsünde yaşayınca, ölçüsüyle bu rüyamızda ne yapmalı ne yapmamalı bilince, hayatımıza bir denge gelince, bir düzen oluşturunca, her şey yerli yerinde olunca, daha huzurlu daha pozitif, daha faydalı bireyler haline geliyoruz.

 

Ama sınav yerindeyiz, denge kaçıyor, ölçü şaşıyor, yine yapman gerekeni zamanında yerli yerinde yapsan da dışardan biri düğmeye basıyor, insanız işte, içimizde duygu-düşünce laboratuvarı var, deneyler yapmak, deneyimler kazanmak, bilmediğimiz bölgelere olan merakımızla, hepimiz de ama hepimiz de pek öyle dengeli olduğumuz söylenemez, toplum normlarına uygun olduğu da söylenemez, nice deneyimler, nice sıkıntılar, nice krizler içine dalıveriyoruz. Pekâlâ iyi de ediyoruz. Tövbe kapısı neden var ki değil mi? Deneyimlemeden, denediğimizin sonuçlarını nereden bilebiliriz ki? Nasihat eden olur, daha evvel denediğimizi tecrübe eden birileri, örnekler olur, olur da olmasına, imtihan denilen, insanın başıboş olmadığını hatırlatan, bir düzen var işte, insan yaş döngüsüne göre test ediliyor, nefsini yani kendini bilinceye dek, tek dünyalı olmadığını iyice idrak edinceye dek, dengesini kaçıran şeylerin dengeli olan tarafını iyice görünceye dek, nice halden hale geçişler yaşıyor. Elbette bunlar inananlar için, sonsuz bir hayatın varlığını kabul edenler için, bu rüyada ne ekersek uyandığımızda onun hasılatını hesap günü elimizde bulacağımızı bilenler için. 

 

Yazının devamını oku


Sonraki Yazılar >>